Sen acılarına aşıktın, Bense balkonunda misafir ettiğin bir yolcu. yoldan geçen... Senin yüklendiğin derd, gam ve keder onlardan kopmayacak gibiydin... Seninle beraber büyümüşlerdi bu lal-ı zamanda...
Söylendikçe büyüyordu dertlerin, Çalışmaktan nasırlaşmış ellerin, Hafif nemli ve parıldayan gözlerin,
Burası bilgelik tanrıçasının öldüğü yer, Huşu ağacı yok, kökleri dünyaya uzanmıyor artık.. Sevgi mi? Ateşe ağzı ile su taşıyan karınca kadar. Merhamet mi? Ne gezer devrin insanında...
İnsanın ruhunda sadist bir köle yatar. Bir rivayete göre insana boyun eğmeyen melek, şeytan olur ve bu durum da insandan aşağı olduğu kanıtlanan şeytan kendinden bir nefes üfler insanoğluna. Bu da sadistliktir. Yani acıdan zevk duyma hali. İşte bu yüzden körü körüne her şeyi yaparız. Olmayayacağını bile bile aşık oluruz. Sonra kendi suçumuz yok gibi o acıyı yaşayıp bundan zevk alırız. Hepsi bir bütün aslında.
1
2 Yorumla
Soran
10 ay
Garip ve hüzünlü bir hikaye.. eline sağlık teşekkür ederim
Örneklendirerek cevap vereceğim... Misal çocukken mutlu ve huzurlu bir aile ortamında büyümeyen birini düşünelim. Sürekli kavga, huzursuzluk, eksiklik görmüş. Çocuk aklıyla bile bu duygular içinde şekillenip yer eder bilinçaltına. Yıllar geçse de içinde hep bir boşluk kalır. En mutlu anında bile içten içe “bu mutluluk kalıcı olmayacak” gibi bir huzursuzluk taşır. Bu nedenle de mutlu anlarının sürekliliği olmaz. Kaostan beslenen insanların özünde de bu yatıyor bence. Neyse, böyle biri ileride bir ilişkiye girdiğinde de ister istemez geçmişin ağırlığını atamaz ruhundan. O nedenle toksik bir ilişki kurmaya yapısı müsaittir, ilişkiyi sonlandırma vakti geldiğinde de bu ilişkiden çıkmak zor gelir çünkü mutsuzluk ona daha tanıdık olmuştur. Acı, bir noktada onun “güvenli, konforlu alanı” oluyor. İnsan bazen kendine bile itiraf etmese de alıştığı şeyden vazgeçmekten korkar. Çünkü acıyı bırakmak, bir yanıyla kendinden, geçmişteki o parçayı bırakmak gibi gelir. Aslında işin özünde şu var: acı sadece yaralamıyor, aynı zamanda kimliğe işliyor. O yüzden insan bazen kendi yaralarını bile sahiplenecek kadar bağlanıyor onlara.
Hayır. Acılarını sevebilir ama onun da fazlası iyi değil.
Acıyı hissetmemiş bir zihin tam anlamıyla olgunlaşamaz ama sürekli acı çekerse de mantıklı düşünemez; mutluluk verici hormonları salgılayamadığı için.
1 saattir salıncakta sallanmaktan bacaklarımı hissetmiyorum mesela. "Anne hızlı" seslerini duydukça gaza geldim. Onu bulutların üzerinde görmek de ayrıca hoşuma gitti 🤩
Olacaksa böyle sonu mutlu biten acılar olsun insanın hayatında.
Hayatta acıdan daha güzel şeyler de var hissedilebilecek 🙃
4
10 Yorumla
Soran
10 ay
Kesinlikle fazlası iyi değil : )
Ooo daima mutlu olsunlar 🙏
Mutlu sonlu acılar sanırım anlıyorum. kesinlikle sadece acı yok ama görebilmek de önemli.
Neden bakamıyor? Bakmasını engelleyen şey ne? Buralara bakabilir mesela.
Bak ben normalde slow veya arabesk de dinlerim olumsuz etki yapmaz.
Bu aralar ibrelerim düşüş gösteriyor hep. Bazı şeyler istediğim gibi gitmiyor. Emeklerim çöp oluyor falan. Şu durumda olumsuz duygular içeren şarkılar dinlersem anında fon dip yapar enerjimi. O yüzden girmiyorum o sokağa, transit geçiyorum 🙃
Aksine keyif verip, mutlu edecek şarkılar dinliyorum ki enerji seviyem düşmesin.
İnsan öyle tuhaf canlı acısınada aşık olur düşünmez ben deli miyim divane miyim bu toksik ilişkiden çıkarları da vardır acziyetini, çaresizliğini, korkularını saklar ardında.. illaki aşık olacağı varsa ruhsal açlığını acılı adana yanında buz gibi acılı şalgamla doyurabiliriz
2
12 Yorumla
Soran
10 ay
İnsan pek çok şeyi saklar... İyi dedin güzel dedinde o kadar kolay mı?
Aslında tam kavrayamadığım için eic seçtim ki bu 2,3 gündür yemek yiyemiyorum doğru düzgün. Bazen 1 öğün, bazen eksik 2 öğün.. açlıkla alakası olduğunu zannetmiyorum çünki aç değilim. Sadece zorunda olduğum için bişiler yiyorum.
Kafam karışık biraz... bir yerlerden tanıdık geldi. Evet tesadüfe bakın teşhisini koyamadığım meğer sizde de baş gösteriyormuş. Yemek istemiyorum kaç günü tek öğünle geçirdim ama acıkmıyorum başta sıcaklara yordum aksi gibi zihnimde ağırlık acaba mideden rol mu çalıyor? mevcut koşullar sıkıştırıyor mu onu? son çare mi? sondayı daldırıp zihin yıkanmalı
Belkide mideden rol çalıyordur bilemiyorum.. ama sıcaklarla alakası yok yani... şimdilik zihnimi boşaltamıyorumda şartlar el vermiyor. Koşullar bu mümkün.. Sonda aslında benim bir çözümüm var ama şartlar el vermiyor dedim ya. Zihin yıkanmalı hımm buda fena fikir değil gibi.
İnsan acılarına “aşık” olmaz aslında, ama onlara tutunur bazen, çünkü acı tanıdıktır, güvenlidir ve bilinenden vazgeçmek zordur. Acılar, insanın kendini tanıdığı ayna gibidir; bu yüzden kopmak istemez. Yüklerini bırakmak özgürlük gibi görünse de bir boşluğa düşme korkusu yaratır. Ama bil ki, bırakmanın kendisi de şifadır. 💔✨
Bazen insan hatırlamak ister ya da iyileşmek istemez. Şu şarkı sözünde geçtiği gibi:’Bana hatıradır bu acı.’ Çünkü içinde sevdiğinden kalan son hatıradır diye. Unutmak kadar hatırlamaya da ihtiyaç duyar insan.
1
1 Yorumla
Soran
10 ay
Evet bu doğru...
istemesekte temelde gelişme sebebi acı ve yaralanmalar oluyor... ki insan olarak yeni bilgi girdileriyle pişman olma hissi oluşuyor..
Eğer o acı sahip olduğu tek şey ise evet aşık olabilir.. Fakat bu bildiğimiz bir aşk değildir bana göre daha çok zehirlenmiş bir mecburiyet kalınmış bağımlılık olabilir.. Yani hiç bir şeyin olmayıp tek sahip olduğun şey o acı ise onu kayıp etmemek adı altına ona duygular besleyebilir.. Onsuzlukta bir eksik hissedebilir eğer onu hayatının merkezi yapıp ona göre yaşamaya başlamış ise..
Aci bazen insanın en tanıdık duygusudur, onsuz kim olduğunu bilemez. Bırakmak istemez, çünkü acı gitse ardında koca bir boşluk kalır, o boşluğu neyle dolduracağını bilmez..
3
11 Yorumla
Soran
10 ay
Çok ilginç arkadaşım. İnsan acılarından kopmak istemez. Onu büyütende. Engelleyende onlar
Rica ederim ne demek Genelde çoğu sorduğun soruya cevap veremesem bile genelde yorumları hep okurum Güzel sorunun güzel yorumlarını okumak güzel oluyor 😄🤗
tek bir cümlem var bununla alakalı, acılar bizleri olgunlaştırdığını düşünüyorum, ve her biridnen de dersler almalıyız ancak arkaya bakarak koşamayız, düşeriz bu yüzden o dersler ile beraber yürüyüşe devam etmeliyiz
1
1 Yorumla
Soran
10 ay
İyi dediniz.. geriye doğru bakarak yol alamayız elbette..
Acıları onu güçlü kılar. Bazen değiştirir... Bazen büyütür. En çok da kimseye anlayamadıklarımız. Bizi belki yıkacağını bilsek de onlara tutunmayı tercih ederiz. Güçlü hissetmek için..
1
4 Yorumla
Soran
10 ay
Anlıyorum.. bazende bırakmak gerekir belki de büyümek için..
Olabilir. Duygular bağımlılık yapar, acılar insanın hikayesi ve kimliği haline gelir. Çoğu zaman çıkarları vardır, bırakmak istediğini düşünse bile, mantıksız olsa bile tutunur.
1
3 Yorumla
Soran
10 ay
Mantıksız olsa bile bu kısım ayrı bir hüzün gibi : /
Evet.. mantıksız görünse de kendi içinde bir mantığı vardır aslında. Bırakmak ya da iyileşmek kolay değildir zaten, çok çaba ve yüksek farkındalık gerekir. Ve o zaman bile kolay değildir, bazı şeyler bir ömür iz bırakabilir.