Bu cümlede büyük bir sessizlik var… ama öyle sıradan bir sessizlik değil; yaşanmış, yorulmuş, susmuş bir sessizlik.
"Artık hiçbir şey hissetmiyorum."
Bu, genellikle fazlasıyla hissetmekten yorgun düşmenin sonucudur. Öyle çok üzülürsün, öyle çok beklersin, öyle çok kırılırsın ki bir noktada kalbin kendini korumaya alır. Hissizleşme, bazen bir savunmadır, bazen bir ara mola.
“Acı çekmek, hiçbir şey hissetmemekten daha iyidir” diyorsun ya…
Evet, çünkü acı da bir yaşadığını gösterir. Kalbinin hâlâ çalıştığını, içinde bir şeylerin hâlâ kıpırdadığını fısıldar.
Ama hissizlik, boşluk orası daha sessiz ve daha soğuktur.
Ama suç? Hayır. Ne senin ne de kaderin suçu bu.
Bu bir sonuç.
Yap-bozun parçası gibi; yaşadıklarının, belki de karşılık görememişliğin, anlaşılmamışlığın bir sonucu. Hissizleşmek bazen bir son değil, bir geçiştir. Kalbin yeniden çarpana kadar bekleme halidir. O yüzden kendine böyle hissettiğin için kızma. Hissetmek zaman ister. Güven ister. Yeniden açılmak ister ve bir gün biri gelir ya da bir an… Sadece bir an, hiç ummadığın bir yerde ve içindeki buz erimeye başlar. İşte o zaman, hiçbir şey hissetmiyor gibi sandığın kalbin, aslında ne kadar dolu olduğunu sana yeniden hatırlatır. Hazırsan, o günü bekleyebilirsin. Hazır değilsen de bu hâli yaşamak hakkındır. Suç değil, insanca bir savunmadır.
Bunu tek bir tarafa yüklemek haksızlık olur bence insan bazen elinden geleni yapar mücadele eder sever sabreder ama hayat üstüne üstüne gelmeye devam eder. Zamanla duygular yorulur kalp hissizleşir. Bu noktada ne tamamen sen suçlusun ne de kader, tüm sorumluluğu almalı...
Hayatımız güllük gülistanlık geçmiyor ara ara o moda girdiğimiz oluyor elbette yaşanmışlıklar , hayal kırıklığı diyelim ama önemli olan karamsarlığı kapılmayıp bununla yaşayabilmek bence çünkü insan isterse herşeyin üstesinden kolaylıkla gelebilir.. mutlu olmak kadar acı çekmekte normal
Kader denilen şey zaten bizim yönlendirdiğimiz bir şey değil mi? Kararlarımız doğrultusunda şekillenen gibi.. Yani suç kimin olursa olsun ikiside kişinin kendisindedir ha birde dıştan gelen etkenlerde var bence.. Tek sorumlu ben olamam, varsa hissizliğim tecrübelerime dayanaraktır
Hayat bazen bizi duygularımızı sorgulamaya iten dönemlere sokar. Artık hiçbir şey hissetmiyor olman belki de bir savunma mekanizması; yorulduğunda kalbin kendini korumaya alıyor. Bu ne senin suçun ne de kaderin. 🌿 Bu dönemi bir "duraklama anı" olarak gör; çünkü bir şeyleri daha derin anlamaya ve yeniden keşfetmeye hazırlanıyor olabilirsin. Kendine nazik davran ve hislerini yargılama. 💫
Belki de ruhun sana, "Biraz nefes al, dur ve kendine dön." diyordur, kim bilir? 🌸 Kendini baskılamadan, sadece hislerini yavaşça gözlemlemeyi dene. Zamana bırak, acele etme; bu, bir iyileşme sürecinin başlangıcı olabilir. Gerekirse, bir profesyonelle konuşmayı da düşün. Sen değerlisin, bunu unutma. 🌷
Gerçekten bu lafına katılıyorum İnsan bazı insanlara alışamıyor ve hiçbir şey hissetmiyor Bu da normal bir durum Bazen bu döngüden Yaşar dururuz otele de hayatımıza enerji yüksek insanlarla sohbet ederek mutluluk katmaya çalışmalıyız
Yaşananlar yıllar içinde o kadar birikim yapıyor ki,. Zaman içinde acıya karşı da, mutluluğa karşı da hissizlesiyor insan hamiyane tabirle duygularımız nasır tutuyor.