Güneş, sabah perdesinin kenarından sızarken odamın duvarlarına nazlı adımlarla dokundu. Hava, ilkbaharın içine gizlenmiş çocuk kahkahaları gibiydi; hafifti, umut doluydu. Kahvemin buharı, gökyüzüne yazılmış isimsiz bir şiir gibi yükseliyordu ve ben uzun zamandır ilk kez kendi iç sesimi fısıltıdan daha net duyuyordum..
Kalbim, her zamanki gibi kırık dökük ama bu sabah bir başka atıyordu. Sanki içindeki onca enkaza rağmen hâlâ çiçek açabileceğine inanmak istiyordu. Belki de umut, bazen sadece küçük bir ışık huzmesidir, birinin seni anladığı bir cümle, sokaktan geçen yabancının gülümsemesi, ya da kendine sessizce “devam edebilirim” dediğin o an…
Ve birden fark ettim: Bazı sabahlar mucize gibi değildir. Ama bir mucize gibi hissettirebilir. Çünkü bazen bir kuşun kanat çırpışı, bir pencere kenarında filizlenen sardunya ya da yalnızca nefes alıyor olmak, yaşamın en sade, en gerçek hediyesidir.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer