Öyle bir devir ki kimse kimseye tahammül edemiyor... Samimiyeti bulmak giderek güçleşiyor. Herkes her şeyi show olarak görüyor. İnsanlar ancak ölmek üzere olana merhamet ediyor gülene, mutlu olana nefret duyuyor. Neşe savaş sebebi oldu. Muhtaç olanı görünce "yazıkk" çekerek acıma duygusunu tatmin ediyor.
Kendimizi korumamız gereken aslında başkalarının önyargıları mı yoksa gerçekten güven vermediği için mi?
Kendimi korumam gerekiyormuş gibi hissettiğim yerde samimiyet bulabilir miyim?
Kişilik & Karakter konusunda 11,1b cevap paylaştı.
İnsanların içini göstermekten korktuğu, gülümsemenin bile sorgulandığı bir zamanda yaşıyoruz artık. Samimiyetin yerini strateji aldı, içtenliğin yerini gösteri... Ve evet, bazen öyle anlar olur ki, karşındaki seni yargılamasa bile, sen onun seni yargılayabileceğini düşünerek kendini saklarsın. Aslında o anda düşman başkası değil, içimize kazınmış önyargılar olur. Ama işte tam da bu yüzden kendimizi korumaya almak, artık refleks haline geldi. Birini tanımadan önce, ona güvenilip güvenilmeyeceğini düşünmek bile yorgunluk veriyor. Kalbini açmak tehlikeliymiş gibi geliyor. Ama gerçek samimiyet, kendini saklamadan var olabildiğin yerde başlar. Kalkanlar varsa, arada mutlaka mesafe olur. Ve mesafede sevgi değil, şüphe çoğalır. İşte o yüzden, bazı yerlerde samimiyet değil, sadece temkinin gölgesi kalır.
1
1 Yorumla
Soran
10 ay
Ve bu güvensizlik kaçınılmaz bir yalnızlığa sebebiyet veriyor. Sebeplerini bildiğim şeyler olsa da yine de neden böyle olduk diye sorgulayıp kendimi üzmekten alıkoyamıyorum.😒
Kendini zırhla gezerken birinin ruhunu hissetmen zor. Çünkü samimiyet, çıplaklık ister. Ama sen hep “Acıtır mı? Kaçar mı? Kullanır mı?” diye gardını alıyorsan, karşındaki de gerçek yüzünü göstermeye cesaret edemez. Ama bu şunu da gösterir Kendini koruma ihtiyacı hissettiğin yerde bir sorun vardır ki zaten. O samimiyet olsa bile, içinde hep “Ya yalan çıkarsa?” korkusu olur. Bu yüzden samimiyet orada yaşasa bile sen göremezsin. Güvenin olmadığı yerde samimiyet görünmez olur.
1
2 Yorumla
Soran
10 ay
Sadakat ve güven herşeyin özü. Koşulsuz güvende hissedebilmek.🙏
Korumanın dozuna ve niyetine göre değişir bence. Herkese karşı, aile içide dahil olmak üzere hatta kendimden bile korurum kendimi, sağlıklı koruma derim ben buna. Bir diğeride artık korumaktan geçmek içe kapanmak tamamen şüpheci tavırlar besleyen birine karşı olan korunmadır. Bu noktada samimiyet olması mümkün değildir..
1
2 Yorumla
Soran
10 ay
Azalttığım bu güven duygusu bana siper olmuş gibi hissediyorum.. 😬🥺 Güvenmeye ihtiyaç duyuyor gibi bir his belki ruhsal geçici bir hastalık gibi.🤧 Umarım geçer.🤞
Bu söylediklerinde oldukça haklısın. Yaşadığımız çevrede bazen güven duygusu epey zorlanıyor. İnsanları anlamak ve onlarla samimi bağlar kurmak ise biraz çaba ve risk gerektiriyor. Kendimizi sürekli koruma ihtiyacında hissettiğimiz yerde samimiyet bulmak güçleşse de, bu tamamen imkânsız değil. Önyargılarla mücadele edip, kendi içindeki güveni yayarsan, karşındakilerin de bu sıcaklığı görmesi mümkün. Önce sen kendine inan ve açık ol; insanlar da buna cevap verir. 🌱✨
1
3 Yorumla
Soran
10 ay
Sence bu riske rağmen bir fırsat vermeye değer mi? Önyargılarımızı oluşturan endişelerimiz korunma içgüdüsüyle oluşmuyor mu?
Bence hayat, fırsatları değerlendirme cesareti gösterenlere daha anlamlı geliyor. Evet, önyargılar genelde korunma ihtiyacından doğar; insanlar ne yazık ki bu içgüdüyü kötüye yoruyor. Ama, öyle biriyle karşılaş ki, sana samimiyetle içini açsın, inan dünyan değişir. Sadece biraz sabır ve seçici cesaret! 🌟😊
Muhtemelen o samimiyeti alamadığın için kendini koruma iç güdüsü duyuyorsundur. Sezgisel olarak var olduğumuz ortamlardaki birtakım unsurları fark ediyoruz. Daha biz anlamadan da gard alabiliyoruz. Bu da bir tür savunma mekanizması.