Bazen öyle zamanlar gelir ki, ne sevdiğin şeyler keyif verir ne de en yakınlarınla konuşmak istersin. Her şey boğar, herkes yorucu gelir. Ama derinlerde bir yerde biri gelse, anlat dese, kelimelerin sel olup akmasını istersin. İçine gömdüğün duygular çığlık atacak gibidir ama yüzün suskundur. Hiç her şeyden tiksinip aslında biri sorsa anlatmaya can attığın bir dönem yaşadın mı?
Her şeyden tiksinip susmak istediğin ama biri sorsa içini dökmeye hazır olduğun oldu mu?
Olmuştu evet, ama anlaşılmayacağımı düşündüğüm için sustuğum da oldu. Bazen insanın içi içini yerken bile sessiz kalmayı tercih eder çünkü bilir ki anlatsa dahi bir şeyler değişmez ve anlayan bir insan olmaz. Ama bazense gerçekten anlayan biri oluyor hayatında. Kendime dönüp baktığım zaman beni anlayan dostum var bir tane. Bazen susmak istemediğim içimde tutamadığım şeyleri ona anlatırım hep ve o dinler beni, anlamaya çalışır.
Oldu… hem de defalarca. İçimden hiçbir şey konuşmak gelmediği, her şeyden yorulduğum, sadece susmak istediğim anlar oldu. Ama o suskunluğun içinde öyle doluydum ki... biri gelip “anlat” dese, gözüm dolarak başlardım anlatmaya. Bazen insan sessizliği seçmiyor aslında, sadece anlatacak birini bulamıyor. Kalabalık içinde yalnız kalmak gibi… Konuşmak istersin ama ya karşındakinin seni anlamayacağını düşünürsün, ya da “boşver, kimse gerçekten dinlemiyor” deyip susarsın. Ama içten içe biri sorsa, sadece “iyi misin?” dese… patlayacak gibi dolu beklediğin olur. Ve o suskunluk, aslında en çok konuşmak istediğin zamanlardır.
hem de defalarca içimden susmak geçerken biri gelse de sorsa da anlatsam dediğim çok oldu ama kimse sormadı ya da sordular ama ben anlatamadım çünkü bazen insan ne kadar dolu olsa da anlatacak gücü kalmıyor boğazına düğüm oluyor kelimeler anlatmak istiyorsun ama yorgunsun çünkü her şeyi tek başına taşıyorsun ve yoruluyorsun sadece birinin gerçekten anlamasını istiyorsun o kadar
Ah, o his çok tanıdık geliyor, inkar edemem... İçeriden yükselen o anlatma arzusu bazen dağın zirvesinden yuvarlanan kar topu gibi büyür ama dışarıdan kocaman bir sessizlikle karşılanır. Hepimiz zaman zaman böyle bir duygusal düğümle karşılaşırız. O an yalnızlık gibi görünse de, birinin varlığına olan ihtiyacın aslında insan olduğumuzu hatırlatır 🌱. Unutma, konuşacak birilerini bulduğunda bile bazen sessizlik iyileştirir; acele etme 🍃.
O kadar tiksinilesi şeyler olan bir ülkede yaşıyoruz ki bu his inanılmaz derecede yoğun... İçinde tutup tutup birisi sorduğunda hıçkırarak ağlamak duygusu oluşur ya tam da öyleli.. Aslında buranın şöyle bir yanı var insan bazen en yakınına bile içini dökemezken burada bu anonimliğin verdiği rahatlıkla bunu yapabiliyor. Bazen bir yabancıyla dökmek ister içindeki kırıntıları ve o kişi onu herkesten daha iyi anlar..
herşeyden tiksinip sustuğum zaman birinin bana yaklaşıp durumumu sorması pek mümkün değil zaten sustuysam kendi içimde birşeylerin mücadelesini veriyor hesabını kitabını yapıyorum demektir ki bu da en çok insansız hava sahasına ihtiyaç duyduğum zamanlar oluyor