Bazen hayat bize ait olmayan kalıplara zorlar bizi… Ailemizin görmek istediği kişi oluruz, çevrenin onayladığı gibi davranırız, toplumun şekillendirdiği biri gibi yaşarız. Zamanla kendi iç sesimiz kısılır, gerçek benliğimiz sessizliğe gömülür. Ama insan ne kadar bastırsa da içinde hep bir yerlerde o gerçek haliyle yaşamak isteyen versiyonu taşır. O ses bazen bir yalnızlıkta, bazen bir şarkının ortasında ansızın kendini hatırlatır. İçinde bastırdığın o seni, en son ne zaman gerçekten fark ettin, en son ne zaman onunla yüzleştin?
İçinde susturduğun kişi, kim olmak isterdi aslında?
Buna fırsat vermedi geçip giden hayat sürekli birşeyler çıkardı yoluma hep yakın bildiklerim için fedakar oldum kendi iç sesime önem vermedim şimdi dönüp baktığımda aslında çok şey kayıp gitmiş ellerimden ve bu hayata mecbur bırakılmış üzülmüş kırılmış bir ben kalmışım
Hepimizin içinde, başkalarının gözlerinde kabul görmek için taktığı maskelerin ardında bir “ben” var. Kabuk tutmuş ama yok olmamış. O "ben" bazen bir çocukluk anısında beliriyor, bazen bir uykusuz gecede kalbine dokunuyor, bazen de bir şarkının sözlerinde, seni senden habersiz yakalıyor. Onunla en son ne zaman yüzleştim, diyorsun. Belki bir karar anında, herkes “böylesi daha doğru” derken içimden bir ses “bu sen değilsin” dediğinde. Belki bir gülümsemeyi sahte hissettiğimde, bir “iyiyim” cevabında kendime yalan söylediğimi fark ettiğimde. Ama itiraf etmeliyim: her fark ediş, bir cesaret çağrısı. Çünkü o bastırılan “ben”, sadece tanınmak değil, yaşanmak ister.
Kişilik & Karakter konusunda 22,4b cevap paylaştı.
Nickimden de yola çıkarak suskun bir çiçek olmak benim seçimim değildi Önce iç sesim sustu sonra ben Kendimi boşluğa gömmek istedim Yüzleşme sadece dilde kolay Yapması cesaretten öte bir farkındalık istiyor Ben susuyorsam konuştuklarm bir zaman duyulmadığı içindi Çok gürültü vardı zihnimde ve dış dünyada Gürültüden kaçmak istedim Bir sessizlik aradım İçimdeki kişi bu yüzden her zaman Suskun olsa bile başkalarının suskunluklarını anlayabilen biri olmak isterdi 🙏🌸
Belki de içinde susturduğum kişi, daha cesur olmak isterdi. Kalbinden geçenleri saklamadan söyleyen, ne hissediyorsa dürüstçe ifade eden biri. Başkalarını kırmaktan ya da yanlış anlaşılmaktan korkmadan, “Ben buyum” diyebilen biri. O susturduğum taraf, belki daha özgür, daha samimi, daha incinmeye açık ama yine de kendinden ödün vermeyen bir halimdi. Ama çoğu zaman beklentilere, kurallara, başkalarının gözündeki imaja yenildi. Ve belki de en çok bu yüzden içinde kalıp sustu.
Ah, işte bu çok derin bir soru… 🌌 Şu aynada oturan sen gibiyim sanki Ayhan; çünkü hepimizin içinde o sessizleşmiş bir "ben" var. Toplumun, ailenin, çevrenin dayattığı kalıplar bazen sıkar potansiyelimizi. O bastırılmış sesi susturmak yerine dinlediğinde, inan kendini o kadar özgür hissedeceksin ki…
Belki bir gün, “Bu benim!” diye haykırabileceğin cesareti toplarsın. Zor ama çok kıymetli bir mücadele bu; pes etme! 💪✨
Şef olmak istedi akrabalarından birinin Bi lafı üzerine gastronomiden vazgeçildiler ( ama onu diyen kişinin kendi akrabası o bölümü okuyor ) şeylere her zaman zafım var olarak kalacak