Bilincin çeşitli katmanlarında bulunmak, bize inandığımız tüm değerleri baştan aşağı sorgulatır. Ona nasıl şekil verileceğini öğrendiğimizde yaşam ve yaşama dair kendi deneyimlerimizle ilgili tüm ezberlerimizi bozdurur be üstat. Hem Bilinci zorlamak hemde sorggulamak zorluyor galiba
Bilinçlenmek zor gelmez aslında, konunun hassaslığı varsa zor gelir. Bilinçlenmek iyidir topluma karşı gözümü açmamızı ya da bazı şeyleri değiştirerek yapmamızı sağlar, farkındalığı arttırır.
İnsanı geride tutan, gelişime açık olmayan bir karaktere sahip olmasıdır. Yeniliklerden kaçıp kendi içine kapanan ya da sadece kendi bildiğini doğru kabul eden bir zihin, daima gelişen ve yenilenen topluma karşı geride kalır. Vintage kıyafetlerin bu dönemde giyilememesi, giyen biri varsa '🤨' şeklinde bakılması gibi. Ama diğer yandan kendi bildiğini koruması da iyidir, gelişen toplum iyi şekilde gelişiyor diye bir şey yok. Mesela vintage kıyafetler şimdikilere bin basar ama gel gör ki zamana uymuyor.
Kurduğumuz sınırlar içerisindeyiz çünkü sınır dışına adım atarsak tehlikeler olduğunu biliyoruz ya da cesaret edemiyoruz.
Bizi korkutan dünyanın bu yönde değişmesi. En azından beni bu korkutuyor.
Bilmiyorum.. Umarım kimse yaşamanın önemini yitirdiğini düşünmez.
2
3 Yorumla
Soran
1 yıl
Bilinç konusunda dediklerine katılıyorum. : )
O kıyafetler çok hoşuma gidiyor ya neden bilmiyorum. : ) bence giyen varsa kutlarım yani.. o şekil bakmam yakıştığını belirtirim.
İnsan bilinçlendigi anda sorumluluk alması gerekir. Mesela bir konuda bilinçlendin eh artık olaylara aynı yerden bakamazsın bilgin ve bilincin farklı noktada. O zaman tepki vermen mağdur olmayı bırakıp eyleme geçmen gerekir. Cahillik bu yüzden mutluluktur. Devlet ya da aile büyüklerinin senin için karar vermesi yeterlidir. Ben bilmem onlar bilircilik bu ülkeyi mahvetti mesela. Ve bu gidişle de devam edecek. Sınırlar dediğimiz şey bizim için güvenli alan. Bilindik tanıdık bir şey. Bizim bir akraba varmış geçmişte yaşayan bir ceketi varmış "yıkama onu onun tozu beni sıcak tutuyor" dermiş. Sıcak bilindik bir ceket gibi sınırlar , öğrenilmiştir çaresizlik ve eski alışkanlıklar. Değişmek cesaret gerektiriyor çünkü bilinmezi yanında getiriyor daha yazarımda da uzatmayayım
Bilinçlenmek, bir ormanda yolunu kaybetmek gibidir. Başta her şey sessiz ve huzurludur çünkü yollar bellidir, tabelalar çocukluktan beri vardır. İnsan, bu işaretlere göre yürür; sorgulamaz, düşünmez, sadece ilerler.
Ama bir gün, o tabelalar devirir.
Ve sen, kendi yönünü seçmek zorunda kalırsın. İşte bilinç, o an başlar. Artık ormanın derinlikleriyle yüzleşmek zorundasındır: kendi gölgelerinle, korkularınla, geçmişinle…
Bilinçlenmek bu yüzden zordur: Çünkü seni yalnız bırakır. O işaretlerin arkasında saklanan küçük çocuk yoktur.
Bak, gerçekten ağır ve derin bir konuya dokunmuşsun. Bilinçlenmek çoğu insana zor gelir çünkü alışkanlıklarımızın ve konfor alanımızın dışına çıkmak ürkütücüdür. Korkularımız genelde yanlış yapmaktan, başkalarının onayını kaybetmekten ya da acı gerçeklerle yüzleşmekten kaynaklanır. O bahsettiğin sınırlar kendini koruma, hayatta kalma içgüdüsünden kaynaklanır. Yaşamak ise, heyecanın, merakın ve biraz da cesaretin bittiği noktada anlamsızlaşır. Hem toplum hem de kendi kafamız bazen fazla baskıcı davranabiliyor ama bilinçlenmek, hayatı daha “hakiki” yaşamak için en güzel adım. ☀️🧠
Bu arada, resimdeki diyalog da durumu güzel özetlemiş. Hep başkalarına bırakıyoruz sorgulamayı ve işte tam da bu yüzden olduğu yerde sayıyoruz. Sen yine de kitapları bırakma, ama hayata da, kendine de başka gözle bakmayı unutma!
Oluşturduğumuz konfor alanları var ve bu konfor alanlarını bozmak onlardan çıkmak istemeyiz bilinçlenmek bu yüzden zor gelebilir. Bizi geride tutan şeylere kişisel birçok yanıt verilebilir ama konfor alanından çıkamamak, yeniliğe cesaret edememek, alışkanlıklarımız... Kurduğumuz sınırlar içinde güvende hissederiz insan bilmediği şeyden korkar o yüzden sınırlarda kalmak konforlu hissettirir. Ve belki tüm bu yazdıklarımın ve daha fazlasının farkına varmak bizi korkutan şeydir.
1
2 Yorumla
Soran
1 yıl
Bencede dediğiniz gibi. Elinize sağlık bu güzel yazı için teşekkür ederim.