Gözleri görmeyen ve kulakları duymayan bir kişilik. Gerçeğe nasıl ulaşır?

Hep düşünürdün , içindeki huzursuzluğu,
Elem verici kederi dağıtacak bir el aradın,
Lenferdi bu hayat, her gün içten içe çürütüyordu.
Elindeki eski.. püskü... Bir papirus, anlamadığın.
Ne zamanı görüyordun , nede sesleri duyuyordun.

Kaç sinir krizi.. kaç anlaşılamamak.. kaç deneme..
Eflatun daha çok yakışırdı sana belkide siyahtan,
Lain miydin? Hayır.. hayır.. bu çok fazla olurdu.
Lalelerden bir loda , geçtiğin yerlerde yetişen,
Esiri değildin , görmediklerinin.. duyamadıklarının..
Rabıtındı bu hayata anlamlandırmak, düşünmek..
Gözleri görmeyen ve kulakları duymayan bir kişilik. Gerçeğe nasıl ulaşır?
Gözleri görmeyen ve kulakları duymayan bir kişilik. Gerçeğe nasıl ulaşır?
Cevapla