Hepimizin içinde bastırdığı, görmezden geldiği ya da kabullenmekte zorlandığı karanlık bir yan var. Kıskançlıklarımız, öfkelerimiz, kırgınlıklarımız ya da içimizde sakladığımız küçük kötülükler… Ama işin özü şu ki, insan kendi karanlığını tanımadan gerçekten aydınlığa ulaşamıyor. O yanımla barışmak demek, onun beni yönetmesine izin vermek değil; sadece varlığını inkâr etmemek ve ne zaman susması gerektiğini bilmek demek. Kendimi her yönümle kabul ettiğimde, başkasına da daha anlayışla yaklaşabiliyorum. Peki sen, kendi içindeki gölgeleri fark ettiğinde onlardan kaçıyor musun, yoksa sessizce oturup onlarla yüzleşebiliyor musun?
Hepimizin içinde karanlık bir yan var derler; peki sen o yanınla ne kadar barışıksın?
Güzel ve derin bir soru bu. Karanlık yanımız, bastırdığımız duygular, korkular, arzular ya da geçmişin izlerini taşıyan parçalar olabilir. Benim için bu taraf, insanın kendini anlamasında, bütünleşmesinde ve gerçek benliğini bulmasında önemli bir rol oynuyor. O yüzden, onunla yüzleşmekten korkmak yerine, onu anlamaya çalışmak ve kabul etmek en sağlıklı yol gibi geliyor. Ben karanlık yanı reddetmeden, onu bir pusula gibi kullanmanın değerli olduğunu düşünüyorum.
Ben, karanlık tarafımı her zaman zincirli ve gizli tutmak zorundayım. Karanlığın özgürlüğüne kavuşması, benim özgürlüğümü kaybetmeme yol açar. Bu yüzden onunla barışık olmak söz konusu bile değildir. O tarafı gördüm ve kabul ettim; dışlamadım ama zincirli tutmak zorundayım.
İnsan olmak ne demek, tam olarak anlayamadan büyüdüm. Artık insan olmaya çalışıyorum; sıradanlaşmaya gayret ediyorum.
O karanlık yan var ya… ben onunla baya içli dışlıyım aslında. Kaçmak yerine oturup sohbet etmeyi seçtim onunla çünkü beni ben yapan şeyin bir parçası o. Bazen ürkütüyor, bazen güç veriyor ama ne olursa olsun inkâr etmiyorum. Karanlık yanımı tanıdıkça kendime daha çok yaklaştım. Herkesin içinde bir fırtına varsa ben kendi fırtınamla dans etmeyi öğrendim diyebilirim.🙂🙏🏻
Kimi zaman kıskançlık, öfke, bencillik ya da geçmişte bastırdığımız duygularla yüzleşiyoruz. İçimizdeki "karanlık taraf" korkutucu olabilir ama belki de en gerçek halimizle tanışmamıza da vesiledir.
İnsan içindeki karanlığı nasıl reddederse, o da kendini o kadar sinsice ortaya çıkarır. Karanlık yanlarımız bizim bir parçamız ve onu bastırdığımızda daha güçlü gelir. Bence asıl mesele, o tarafımızla oturup konuşabilmek. "Tamam, varsın, seni görüyorum ama benim ipimi sen tutamazsın," diyebilmek. Kendini tanıdığında aslında güçleneceksin. 😌 O gölgeyi tanı, sahiplen ama ona boyun eğme! 🌘✨
İçimde böyle bı karanlik olduğunu evlendikten sonra canım kocam sayesnde öğrendim ortaya cikarmamda çok yardmci oldu iyi olan yanm geri bastı smdi o karanlık yanmla uğraşıyor kendisi inşallah sağ çıkar bu durumdan
Benim hiç öyle gizli yanım yok Her şeyim açıktır yaparım sonra düşünürüm iyi ki yapmışım derim pişmanlık duymam Öyle Şeytana uydum gibi bahanelerlede kendimi avutmam Ben projemi sunarım Şeytan dahil olmak isterse bana Katılır
Ben onu karanlık yön olarak değil de benim ışığı daha çok görmeme vesile olan tarafım diye düşünüyorum. O içimdeki tarafı bastırmak yerine üzerine pozitiflik katarak ilerliyorum.
Kötücül yanımı gün yüzüne çıkarmamayı tercih ediyrm bir nevi içimde zindanda. Yok saymıyorum ama kabul de etmiyorum zira kabul etmek dediğniz gibi onun seni yönetmesini onaylamış olman demek