Edebiyatı boşverin siz. Dostoyevski ne bilsin sabahtan beri 100 defa okuduğu sayfada hâlâ çıkan beş yanlışı. Bildiğiyle hissettiği arasında gidip gelmiş sürekli o.
Dostoyevski, insan karakterlerinin en düşük ve en yüksek derecelerini anlatmış olup, insanın sıradan ve gidip geldiğini sorunları dile getirmemiş olmasıyla boş veremiyorum. Edebiyatın topluma ve insanlara dokunuşunu da boş veremiyor oluşumun dışında bunların insanı sanata yönlendirmesini de boş veremiyorum.
İnsanın ruhuna en derin yaraları açacak onlarca zor ve kötü durumların olmasına karşıt, basit ve sıradan sorunların dahi oldukça iz bıraktığını, zor acılar çektirdiğini gördüm. Bunlar ister basit ister zor olsun, acı acıdır, ölçüm yapılamayacağına da bilmek gerekir.
İsteklerimizin olmaması, hayal kırıklıkları, hayatların kötü gidişatı, yakınlarımızın ölmesi, kendi ölümüze her gün yaklaşmamız, duygusal ve manevi sıkıntılar, anlayışsızlıklar dahil olmakla beraber, belki binlerce belki üç beş olayla sınırlandırılabilir.
Değiştiremeyeceğin bir şeyin kabulü ve o kabul ettiğinle yasamak zorunda kalmak çünkü ne zaman kendine baksan değiştiremediğin o şey hep seninle baktıkça sana seni hatırlatıyor💆♀️
İnsan ruhuna en acı veren şey sevdiği ve sevildiği yerde anlaşılmamaktır. Halbuki seven bakışından, duruşundan ve acı tebessümünden anlamalıydı sevdiğini..