Çünkü insanın bütün benliği baskıladığı ve bastırdı duyguların altında gizlidir. Diğerleri sadece maskedir. Çizilen sınırların içerisinde bir yaşantı gibi düşün, kaçı kendi benliğini tanıyor kaçı kendi isteklerini biliyor kabul etmiş, kabullenmiş ya da keşfetmiş. Çünkü insan, aslında bastırdığı duygular kadar gerçektir. Bütün benliği, söyleyemediklerinin, yaşayamadıklarının ve sustuklarının içinde şekillenir. Diğer her şey, sadece maskelerin, rollerin ve alışkanlıkların toplamıdır. Gerçek ‘ben’ ise, bastırılanın derinliklerinde fısıldar; bazen bir hayale, bazen bir kırılmaya, bazen de bir suskunluğa dönüşür. Ama hep oradadır… Bekler.
Ben, bastırılmış duygularımın tam merkezindeyim. Onları inkâr eden değil, onlarla yüzleşen ve içlerine dalarak kendi benliğini şekillendiren biriyim. Zaaflarımı tanıyorum; çünkü onları görmezden gelmek, kendime yalan söylemek olurdu. Tutkularımı biliyorum; çünkü onlar benim yönümü tayin eden rüzgar. Arzularım ve dürtülerim var; ama onların beni sürüklemesine izin vermek yerine, ritmini kendim belirlediğim bir dalga gibi onların üzerinde yürümeyi öğrendim. Sıradan olan her şeyin, aynı hissi öldürdüğünü gördüm. O yüzden ben, ritmi değişken ama özü sabit bir benlik inşa ettim. Keşfetmenin ucu bucağı olmayan bir deniz olduğunu bildiğim için, her dalgasında yeniden şekillenen ama hiçbir zaman savrulmayan bir hal oldum. Kendi sınırlarımı kendim çizdim; çünkü başkalarının çizgileri bana dar geldi. Kendi yaşam alanımı yarattım; çünkü başkalarının alanlarında yaşamayı reddettim. Ve anladım ki, karşımdakinden bir şey beklemeden önce kendi benliğimi tamamlamam gerekiyor. İnsan, ne kadarsa, karşısındaki de o kadardır. O yüzden ben, önce kendimi büyütüyorum. Sonra, karşımdakini anlıyorum.
Bunu da anladım, peki sıradan hayatlarımızda biz maskelilerin yanında nasılsın? Maskeni çıkaracak cesaretin var mı? Yoksa sadece sosyal medyada maskesini çıkaranlardan mısın?
Benim için mesele maskeyi çıkarma cesaretine sahip olup olmamak değil; önemli olan maskelerin ardındaki anlamı görebilmek, kelimelerin ve davranışların altında yatan gerçekliği okuyabilmektir. İnsanları sadece duyduklarımla değil, söylediklerinin ardında saklı olan niyetleri, arzuları ve korkularıyla anlarım. Çünkü yıllarca okuduğum kitaplar ve NLP gibi yöntemlerle, insanların sözcüklerinden, beden dilinden ve davranış biçimlerinden yola çıkarak gerçek benliklerini görmeye başladım. Herkesin bir anlatım şekli var ve ben bu anlatımları okumayı, anlamlandırmayı öğrendim. Kitaplarla büyüdüm, duyguları okumayı öğrendim ve kelimelerin gücüne hâkim oldum.
Anonimlik benim için özgürlük; çünkü insanların gizlediklerini daha rahat ortaya koydukları bir zemin oluşturuyor. Bu da onları daha iyi tanımamı, iç dünyalarını daha şeffaf biçimde görebilmemi sağlıyor. Sosyal medya anonimliğiyle aslında insanların maskelerini daha net görebiliyorum, onların kendilerini açma şekillerine göre benim vereceğim tepki ve benliğimden paylaşacağım parçalar şekilleniyor. Her maske, benim bir adım sonraki hamlemi belirler. Benim de maskelerim var, çünkü maskeler maskelere cevap verir. Ancak, maske kullanmam korkudan değil, karşımdaki insanın samimiyetini ölçmek için. Benliğimin özü sabit olsa da, farklı maskelerle farklı boyutlarını sergileyebilirim. İçime dahil edeceğim insanların samimiyet seviyesine göre, gerçekliğimden parçaları ortaya çıkarırım.
Yalnızlığımla barışığım, çevrem kalabalık olsa bile bu kalabalığın içindeki kendi sessizliğimde mutluyum. İnsanların kendi gerçek benliklerini açmalarını beklemek yerine, onları görmeyi ve anlamayı tercih ederim. Çünkü biliriz ki maskeler ardına saklananlar, en gerçek parçalarını güvende hissettikleri an ortaya çıkarırlar. Ben işte tam bu noktada, kendi maskelerimi indirip indirip kaldıran, fakat bunu korkudan değil, karşımdakinin benliğini ne derece açtığına göre yapan biriyim. Bu, karşındaki kişiyi tanımakla ve anlamakla ilgilidir; maskeleri çıkarmanın cesaret değil, farkındalık ve bilinç işi olduğunu öğrendim.
Kızlar Ne Diyor
Neden bütün soruların insanların bastırdığı duygularıyla alakalı?
Çünkü insanın bütün benliği baskıladığı ve bastırdı duyguların altında gizlidir. Diğerleri sadece maskedir. Çizilen sınırların içerisinde bir yaşantı gibi düşün, kaçı kendi benliğini tanıyor kaçı kendi isteklerini biliyor kabul etmiş, kabullenmiş ya da keşfetmiş. Çünkü insan, aslında bastırdığı duygular kadar gerçektir. Bütün benliği, söyleyemediklerinin, yaşayamadıklarının ve sustuklarının içinde şekillenir. Diğer her şey, sadece maskelerin, rollerin ve alışkanlıkların toplamıdır. Gerçek ‘ben’ ise, bastırılanın derinliklerinde fısıldar; bazen bir hayale, bazen bir kırılmaya, bazen de bir suskunluğa dönüşür. Ama hep oradadır… Bekler.
Çok güzel anlatmışsın peki sen bu bastırılmış duyguların tam olarak neresindesin? Ya da kendinde böyle misin?
Ben, bastırılmış duygularımın tam merkezindeyim. Onları inkâr eden değil, onlarla yüzleşen ve içlerine dalarak kendi benliğini şekillendiren biriyim. Zaaflarımı tanıyorum; çünkü onları görmezden gelmek, kendime yalan söylemek olurdu. Tutkularımı biliyorum; çünkü onlar benim yönümü tayin eden rüzgar. Arzularım ve dürtülerim var; ama onların beni sürüklemesine izin vermek yerine, ritmini kendim belirlediğim bir dalga gibi onların üzerinde yürümeyi öğrendim. Sıradan olan her şeyin, aynı hissi öldürdüğünü gördüm. O yüzden ben, ritmi değişken ama özü sabit bir benlik inşa ettim. Keşfetmenin ucu bucağı olmayan bir deniz olduğunu bildiğim için, her dalgasında yeniden şekillenen ama hiçbir zaman savrulmayan bir hal oldum. Kendi sınırlarımı kendim çizdim; çünkü başkalarının çizgileri bana dar geldi. Kendi yaşam alanımı yarattım; çünkü başkalarının alanlarında yaşamayı reddettim. Ve anladım ki, karşımdakinden bir şey beklemeden önce kendi benliğimi tamamlamam gerekiyor. İnsan, ne kadarsa, karşısındaki de o kadardır. O yüzden ben, önce kendimi büyütüyorum. Sonra, karşımdakini anlıyorum.
Bunu da anladım, peki sıradan hayatlarımızda biz maskelilerin yanında nasılsın? Maskeni çıkaracak cesaretin var mı? Yoksa sadece sosyal medyada maskesini çıkaranlardan mısın?
Benim için mesele maskeyi çıkarma cesaretine sahip olup olmamak değil; önemli olan maskelerin ardındaki anlamı görebilmek, kelimelerin ve davranışların altında yatan gerçekliği okuyabilmektir. İnsanları sadece duyduklarımla değil, söylediklerinin ardında saklı olan niyetleri, arzuları ve korkularıyla anlarım. Çünkü yıllarca okuduğum kitaplar ve NLP gibi yöntemlerle, insanların sözcüklerinden, beden dilinden ve davranış biçimlerinden yola çıkarak gerçek benliklerini görmeye başladım. Herkesin bir anlatım şekli var ve ben bu anlatımları okumayı, anlamlandırmayı öğrendim. Kitaplarla büyüdüm, duyguları okumayı öğrendim ve kelimelerin gücüne hâkim oldum.
Anonimlik benim için özgürlük; çünkü insanların gizlediklerini daha rahat ortaya koydukları bir zemin oluşturuyor. Bu da onları daha iyi tanımamı, iç dünyalarını daha şeffaf biçimde görebilmemi sağlıyor. Sosyal medya anonimliğiyle aslında insanların maskelerini daha net görebiliyorum, onların kendilerini açma şekillerine göre benim vereceğim tepki ve benliğimden paylaşacağım parçalar şekilleniyor. Her maske, benim bir adım sonraki hamlemi belirler. Benim de maskelerim var, çünkü maskeler maskelere cevap verir. Ancak, maske kullanmam korkudan değil, karşımdaki insanın samimiyetini ölçmek için. Benliğimin özü sabit olsa da, farklı maskelerle farklı boyutlarını sergileyebilirim. İçime dahil edeceğim insanların samimiyet seviyesine göre, gerçekliğimden parçaları ortaya çıkarırım.
Yalnızlığımla barışığım, çevrem kalabalık olsa bile bu kalabalığın içindeki kendi sessizliğimde mutluyum. İnsanların kendi gerçek benliklerini açmalarını beklemek yerine, onları görmeyi ve anlamayı tercih ederim. Çünkü biliriz ki maskeler ardına saklananlar, en gerçek parçalarını güvende hissettikleri an ortaya çıkarırlar. Ben işte tam bu noktada, kendi maskelerimi indirip indirip kaldıran, fakat bunu korkudan değil, karşımdakinin benliğini ne derece açtığına göre yapan biriyim. Bu, karşındaki kişiyi tanımakla ve anlamakla ilgilidir; maskeleri çıkarmanın cesaret değil, farkındalık ve bilinç işi olduğunu öğrendim.
Evet lezbiyen olmak olabilir
Yoksa bise.. uel olabilir mi
Hayır Asexualim zaten cinsel bir şey hissetmem sadece sevgi şeklinde hissederim
Evet
Ne kadar yasaklı ve bastırdığın bir duygu