İnsanın en tutumlu olduğu yanı haykırmak istediklerini içinde biriktirmesidir. İnsanın savurgan olmadığı tek yönü budur. Fiziksel olarak saklanmayı beceremediğinde zihin olarak kendi içine kaçar. İçine biriktirdikleriyle kendini bir dünya inşa eder. Böylece Zaman geçtikçe içine attıkça ağırlaşır insan, çünkü ağır bir yüktür bu. İnsan söylediklerinin bazen esiri olur, ama sustuklarının yükünü taşır.
Kendine biçtiğin fazla değerin yükü mü yoksa sana biçilen değerin yükü mü daha ağırdır?
Kendime biçtiğim değer yüzünden belki de bu haldeyim ya da sadece arka arkaya sıralanan bir dizi şansızlığın yükü de olabilir bu. Çevremin ise bana biçtiği değer, standartlarımın da altında bence. Ego mudur bu, yoksa kibir mi ya da haklı bir isyan mı emin değilim ama sahip olduğum değerin ve potansiyelin farkındayım.
Bana ağır gelen, iki beden büyük hissettiren o kostüm bana biçilen rol oluyor. Benden beklenenler, olmam istenen kişi ve bana benzemeyen hayatsız bir kişilik. Kendimden beklediklerimiz, hayallerim, yakıştırdığım hayattan kendime biçtiğim elbise kumaşında değere kadar hepsini taşıyabilirim. Ama beklentiler ve roller girerse işin içine oradan kaybolurum
zaten çevrenin üretimi oluyor insanın kendine fazla fazla değer vermesi. benim açımdan kişi kendine değer verecekse bu sadece ve sadece insanın mutlak yalnızlığından ileri gelmelidir. bu ruh sadece benim ve yapıp ettiklerimin tek sorumlusu da benim. bu beni kendime göre özel kılıyor, değerli kılıp kılmayacağı da edimlerimize bağlı
İnsanın insandan beklentisi benim yalnızlığıma ağır geliyor. Pessoa şöyle diyor; Başka biriyle ilişkiye girme düşüncesi bile tek başına sinirimi bozuyor. Basit bir arkadaşın yemek ziyareti bende tarifi zor bir sıkıntı yaratıyor. Alışkanlıklarım yalnızlığa ait, insanlara değil.
Kendine biçtiğin fazla değerin yükü, genelde idealize edilmiş bir "sen" yaratabilir ve beklenti baskısı oluşturabilir. Bu epey yorucu olabilir. 💡
Ama başkalarının sana biçtiği değerin yükü de ağırdır; çünkü bazen senin gerçeğinle uyumlu olmayabilir. Aslında en güzeli, kendi değerinin farkında olup, dengede kalmayı öğrenmek. Kendi ışığını sahiplenirken, o ağırlığa yenilmemek önemli.
Yazdığın açıklama benim için o kadar anlamlı ki okurken daldım gittim resmen. İnsan kendine yaptığını her türlü taşır da başkalarının yaptığı yük adınları ağırlaştırır diyelim. Ben yüksüzüm sanırım
Aslında kendime bir içtiğimde Eğer hiçbir zaman bana ağır gelmedi ama bazı insanlara fazlasıyla inanıp aşırı değer verdiğim zaman ve değersiz hissettiğim zaman kendimi kötü hissettim