Öncesine göre insanlara karşı güvensizlik duyabiliyoruz. Bu duruma gelmek için birçok hayal kırıklığı yaşanmış olabilir. Eskisine göre daha temkinli olmanın sebebi nedir?
Ya benim güven sorunum yok açıkçası belki şu an dünyada çok az insanım böyle herkes çünkü bir şekilde güveni kırılmış durumda onun farkındayım. Ama ben kendime güvenen biriyim ve kimsenin güvenini kırmasını şu an sağlamadım galiba veya o kadar sorun yaşamadım çok şükür ama güveniyorum insanlara kendime güveniyorum ama tedbirliyim matematikçiiyim hesabı doğru yapıyorum diyelim.
İnsanlar karşısındakine bir güven limiti tanımlıyor, bolca iyi dilek ve hepsi umut dolular. Muhatabı bunu zamanla ya yüceltiyor, ya yerle bir ediyor. Ben bunu yapamıyorum, konu güven ise sıfır limit ile başlıyor herkes ve bunu doğurmak onlara kalmış. Sevdim, nefret ettim, heyecanlandım ve belki çokça aşık oldum, fakat henüz güven ne demek tadamadım. Herhangi bir varlık veya kavrama karşı bende güven duygusu henüz oluşmadı. İyi yönünden bakarsak, henüz kırılan bir güvenim de yok. Çünkü güvenimin bir kere kırılması, ömrüm boyunca bana tek bir yanlışı olmayacak insanlara bile şüphe ile bakacağım bir laneti beraberinde getirebilir.
Benim sana aşık olmam için senin iyi veya kötü olmana ihtiyacım yok. Senin nasıl göründüğüne ve hatta görünmeyenlerine. Ben güzel sevmeyi seviyorum; ben aşka aşık olmayı seviyorum. Aşk için bir sebebe ihtiyacım olmadı, güven; aşka şart koşmaktır. Saflığı bozulmuş bir aşk ise ruhuma hitap etmiyor.
İnsanoğlunun ta kendisi. İnsanlar insanlığını unuttuğu için her şeyi bekliyorsun ve kendine bile güvenmeye korkar oluyorsun belli bir süre sonra kendine yeniden güvenmeyi bir şekilde yeniden öğrenip devam ediyorsun.
Sanırım ben aslında kimseye güvenmedim. Kandım, yenildim, inandım. Ama hiçbir zaman tam olarak güvenmedim ki kırılsın. İçimde bir yerde hep mesafe vardı. Olmasa kendimi hiçe sayıp koşardım gerçek anlamda. Her nefes verişinde, titreyen tek bir göz damlasında. Neyse ki insanlara bi tık uzağım da böyle deliliklere koşmuyorum.
Yaşarken hissetmiyorum onu tek bir güzel söz, duygusal bi tepki bile o insanı yakın kılıyor bana. Gerçekte bana bi yabancı olsa da. İkisi arasında bir yerdeyim, bazen her saniye hissediyorum bu yalnızlığı bazen çok kalabalık bi mutluluk dolduruyor içimi. Karışık biraz
Ben hep şu sözle büyüdüm "normal insanlar hatalarından ders çıkarır akıllı insanlar aynı hataya bir daha düşmezler. Daha akıllı insanlar başkalarının hatalarından ders çıkarır" bu sebepten sanırım bu yaşıma kadar insanları gözlemledim hatalarını ve davranışlarının sonuçlarını. Yaşamadan öğrendim ki aynı hataya düşmeyeyim, bunda da aynısını yapıyor olabilirim.
Elbette diğer tüm insanlar. Ama ben başlangıçta çok güvensiz davranmayı tercih etmiyorum. Bana gereksiz bir önyargı, bir paranoya gibi geliyor. İnsanlara güvenmeyi tercih ediyorum kendimce ama tetikte ve dikkatli olarak.
Lise yıllarında bir kıza aşık olmuştum. O zaman beni reddettmişti. Seneler sonra sosyal medyada denk geldim 3 ay konuştuk. Başta çok iyidi. Seni kaybetmek istemiyorum falan diyordu. 3 ayın sonunda hayatımda başka biri var dedi. Yıkılmıştım. Birde kardeşimden çok sağlam bı kazık yedim.