Dünya üzerinde milyarlarca insan yaşıyor. Çocukları, konuşamayacak şekilde sağlık sorunları yaşayanları bir kenara bıraksak bile yine milyarlarcası bir sessizliğe ortak. Bu sessizlik ise yargılanma ve yadırganma endişesi ile örselenmiş. Peki, en son ne zaman kendini bir başkasına salt şekilde anlattın? Herhangi bir yargılama, yadırganma veya kötü gözle bakılmadan ne zaman anlattın derinlerdeki seni bir başkasına?
En son ne zaman yargılanma/yadırgama olmadan kendini bir başkasına salt şekilde anlattın?
3 gün önce anlattım yargılanma olmayacak sanıyordum. Profesyonel birisi sanıyordum lakin beni yargıladı; benim içimde büyük ve bastırılamayacak bir o. pu olduğunu söyledi. Hayatımda iki erkek olduğunu ve üçüncüsünü de yakında alacağımı belirtti. Bir ortama girdiğimde herkesin dönüp bana bakmasından zevk alan ilgi manyağı bir yapıya sahip olmamdan dolayı kendime bu kadar baktığımı ve güzel görünmeye çalıştığımı söyledi. Her kadın kendisine dönülüp bakılmasını sever dediğimdeyse, hayırrr hayır sen seviyorsun herkesin sana bakmasını sen seviyorsun hoşuna gidiyor diye beni yargıladı. Hayatımdaki erkekleri aşağılayan hareketlerimi bir erkek olarak kaldıramadı sanırım ki profesyonel olması gerekirken çıldırmış gibi bana saldırdı:) zaten titri olmayan bir tipti karşısında profesyonel olan aslında bendim ve bir erkeği daha çıldırmış şekilde görmekten delirmiş halini izlemekten -üstelik kendini Türkiye çapında özel önemli ve bilirkişi ilan eden bir erkeği- zevk aldım. Sonuç olarak ben sakindim. Beni yargılayan hakim değildi. Ben izleyiciydim ve pislik erkekleri izleyip not tutan ve sonra da bunları tek tek yazandım..
Onun yargılaması benim gibi asla başa çıkamayacağı güzel ve güçlü kadınlaraydı. Karşısına çıkan çikan çirkin ve ezik kadınları asla yargılamıyor onlara iyi ve merhametli davranıyordu. Acınılacak kadınların elinden tutarken güçlü ve güzel olana saldırıyordu. Çünkü ulaşılmaz olan onun için yargılanması gerekendi..
Ben kendimi birisine açtığım zaman veya anlattığım zaman yargılanma endişeyle kafamı yormuyorum. Biliyorum ki, benim doğrum, o insana yanlış geliyorsa ne söylesem yargılacak. Beni nasıl anladığına algıladığına bağlı…
Bazen ben buyum kabul edersen imajı yaratırım. Bu saatten sonra değişemeyeceğime göre ne huylarım, ne bir bakış açım. Kendimi tanıdık veya tanımadık birilerine anlatmayı severim. Bana ne kadar sabır göstereceklerine, dinlemek istediklerine bağlı. En son birisine öneri verdiğimde hayat tebrübesi hakkında kendimden 5 yaş küçüğüme fikir ayrılığına düşünce aldığım cevap umutsuz biriyle konuşmak istemiyorum. iyi geceler olmuştu. Çok kırıcı…
Dusuncelerimi, hayallerimi, hatalarimi hep elekten gecirerek anlatmaya çalışırım hep. Dışlanma, tavsiye verilmesi, gerçek benle herkesin tanışması bircok nedenle tedirgin etmeye yeter beni. Hayatım boyunca sadece bir kişiye icimden geçtiği gibi anlattım. Eleksiz, perdesiz, duru olduğu gibi. Ne yargılanmak, ne sevilmekten, ne terk edilmekten, ne kullanılmakta ne tavsiye verilmesinden korkmadan. Dün geceydi. Bazı insanlar ile yolların kesismesi aslında kendiniz ile yüzleşme.
Yakın bir zamanda yeni tanıştığım biri vardı. Enerjisi, anlayışlı biri olduğunu gösteriyordu. Her şeyi anlatarak doğru enerji aldığımı anladım sağolsun 🤗
8 milyar köle ama ayakları prangasız. En son ne zaman kendimi birine anlattım. Geçen gündü. Bir kaç gün önce. İşin kötü tarafı gerçekten dinleyip çözüm olacak birilerinin olmaması. Anlatıyorsun (anlattıkların aleyhinde kullanılacak mı endişesi ) var. kimseye tam anlamıyla her şeyi anlatmamak gerek. insan İlişkilerinde daima orta yolu bulmak gerek. Orta yol nedir agam ? Şöyle ki dostuna çok bağlanma bir gün kazık atabilir, düşmanlıktada aşırıya kaçma bir gün dost olabilir.
Salt bir şekilde olduğum kişiyi kendime bile ilk defa, çok da uzak olmayan bir zamanda anlattım. Konuştuktan sonra hayatımdakilerin, yaşadıklarımın ve kafama taktığım sıkıntıların çok önemi kalmamıştı. İnsan en çok kendisine dürüst olmalı. Bunum için ölümü beklememeli
Belki geç oldu ama yazmak isterim. Dün buradan birine döktüm içimi yorumlarda. 12 yılı aşkındır içimde tuttuğum şeyler patlak verdi, çok dolmuştum, ona yaza yaza ağladım iki üç saat boyunca. En son başım dönünce kapadım ekranı, kendime döndüm. Kendisi çok iyi geldi doğrusu. Etrafımda dostum kardeşim dediğim güvenilir çok kişi var ama bazen bambaşka ve yabancı biri herkesten iyi gelebiliyormuş, daha iyi anladım.