Eğer karşımdaki kişi gerçekten anlayışlı ve açık bir iletişim kurabiliyorsa, konuşmayı tercih ederim. Konuşarak çözüm bulmak, hem içimi rahatlatır hem de belirsizlikleri ortadan kaldırır. Fakat eğer karşımda anlamayan, dinlemeyen ya da ilgisiz bir tavır varsa, susmayı ve mesafemi korumayı seçerim. Sessizlik bazen en net cevabı verir; hem de kendimi daha iyi hissetmemi sağlar.
Sıkıntılı mevzuları her zaman konuşarak çözmekten yanayım. Yazarak da değil yazarak tümsek birbirini anlayamıyor çünkü. İnsanların konuşurken hareketleri ve mimikleri çok önemli. Yazdığımız zaman bazı şeyler yanlış anlaşılabiliyor. O yüzden normal bir ortam daha fazla hararetleniyor. Susmaktan yana hiçbir zaman değilim. Sustuğun zaman haklıyı da haksızı da ayırt edemezsin olay ortada kalır. Bu sefer iki tarafın birbirine kırgınlığı olur. Her şeyi konuşarak sakince güzel güzel halletmek lazım.
Sadece tartışmanın yoğun sürdüğü bir dönemde susmak, herkesin sakinleştiği hatta kendi mutlu hissettiği bir anda ve mümkünse her iki kişinin de kendi alanının dışında bir yerde konuşup sorunu çözmek en mantıklı yoldur.