“Devlerin Aşkı Büyük Olurmuş” Bir Şiir okur ya da dinler iken sizin de zihniniz de bir hikaye canlanır mı?

Gecenin sessizliği, derin bir deniz gibi her şeyi yutuyordu. Yıldızlar, sessizce gökyüzünde parlıyor; ama onun içindeki fırtına sönmek bilmiyordu. Uykusuz gecenin tam ortasında, düşünceleri ona zincirlenmişti. Her anı, her nefes alışverişi ona aitmiş gibi hissediyordu. Öyle bir sevdaydı ki bu, sanki kalbi yerinden sökülse bile ona olan özlemi azalmazdı.

Ancak biliyordu; bu aşkın sonu yaklaşıyordu. "Devlerin aşkı büyük olur," demişti bir zamanlar sevdiği. Ve evet, haklıydı. Bu aşk öyle bir aşk ki, dağlar yerle bir olmadan, kıyametler kopmadan sona ermeyecek gibiydi. Ayrılık, onu ateşlerde yanmaya terk edecekti. Nefes almak bile ona bir külfet, bir azap gibi geliyordu. "Nefes almak değilmiş yaşamak," diye mırıldandı.

O gece, ayrılmanın verdiği acıyı göğsünde taşırken, kalbindeki dev bir yarık, derinleşip genişliyordu. Artık güneş, ona ayrılıkla doğacaktı. O ve sevdiği, iki dev gibi göğü yıkacak, dağları yerle bir edecek kadar güçlü bir aşkla birbirlerine veda edecekti. Kalpleri yanacak, ama gözyaşları bile o yangını söndüremeyecekti.

Güneş doğarken, ikisi de biliyordu: Ayrılmak, dünyayı başlarına yıkmak gibi bir şey olacaktı. Ama devler gibi sevdiler; devler gibi ayrılacaklardı. Ve o an, ikisi de sonsuz bir suskunluğa gömüldü. Çünkü bazen sevgi, her şeyin ötesinde bir sessizlikte yankılanır.

“Devlerin Aşkı Büyük Olurmuş” Bir Şiir okur ya da dinler iken sizin de zihniniz de bir hikaye canlanır mı?
Cevapla