Bana göre "kaybettiğim" şeyin özlemi, içimde bir eksiklik hissi yaratıyor. Belki de elimde tutmak istediğim bir şeydi ama kader farklı yönde ilerledi. Ancak "vazgeçtiğim" şeyler, benim bilinçli tercihlerim olduğu için onlara dair bir pişmanlık ya da özlem hissetmiyorum. Çünkü vazgeçmek bir tür kabullenmedir, artık o şeyin benim hayatımda bir yeri olmadığını bilmek. O yüzden en çok kaybettiklerimi özlüyorum. Çünkü onları geri getirme ihtimali yok ama bir yandan da, hayatımın bir parçası olmayı hak ettiklerini hissediyorum.
İkisi de kayıp aslında ve ikisi de birbirinden beter özlemler içerir. Kayıpların yanına vazgeçtiklerimiz de kayıp olarak ekleniyor. Ve her kayıp acı verir insana. Her vazgeçiş onca çabanın da büyük bir kaybı olarak tabelaya yansır.
Özlemek iyi anıların bir yansıması ve olabilecek bütün güzelliklerin de yok olmasının hüznünü yaşatır insana.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
1 yıl
Ben artık kimseyi özlemiyorum. Bir hedefim var ve ona ulaşacağım. Önümde tek bir engel kaldı, güzel bir iş bulabilirsem mesleğimle ilgili, sonunda evleneceğim. Artık hedefime çok yakınım.
Görsele o kadar takıldım ki.. o kadın gibi saatlerce aynaya bakıp durdum bir zamanlar gözlerimin içinde ışıl ışıl parlayan o ışığı çok aradım insan farketmeden bazen kendinden o kadar çok şey kaybediyor ki bir bakıyorsun sen bambaşka biri olmuşsun ne ağlayışın eskisi gibi sade ne gülüşün şen şakrak.. belki konudan bağımsız oldu ama o görseli görünce işte.. kaybettiklerimi özlüyorum vazgeçtiklerim kendi seçimimdi..
Geride bıraktıklarımı özlemiyorum eskiden hep eski zamanlarda yaşardım güzel anıların içinde. Yaşadığım bu dünyada yaşanacak hep güzel an ları kaçırdığımı farkedince eskiye özlem duymayı bıraktım.
Kaybettiğimi özledim. Ama sanki bunu da farkında olmadan kaybetmişim de yeni farkın varmışım gibi. Bir çocuğun lunapark görüp elindeki oyuncakları yere düşürerek koşması gibi bir his