Hangisi rûya, hangisi hayal, hangisi gerçek? Yolumu kaybetmemek için ruhumu bir amaca mı bağlamam gerek?

Ne yarım kalmış şarkılar var içimde...

Neye, kime dair?

İsimlendiremediğim notalar ufukların ilerisinde. İtiraf ederim isterseniz? Hayır, hayır size değil. Elbette kendime haykırışım, özlemim, itiraflarım. Diğer yüreklere aşina, sessiz bir ezgi var yüreğimin dilinde. Yaralar mı, dağlar mı yoksa öldürür mü? Bilmiyorum sen de bilirsin hani; insan "insan" olursa yüreği ılır, serpilir. Elleriyle değil, yüreğiyle yakar ıssız gecelerin yıldızdan kandillerini. Kara deliklerin kucağına kendilerini aşk cezbesiyle atan bir ademcik, sen, ben ve dünya dediğimiz gezegen. Sabrın kuyusuna düşer gibi, aydınlık rûyalarda Yusuf‘u arar gibi. Ne şu hüzün dağları tutar elimden ne de benimle doğup batan günler ömrümden gelip geçen. Alışamadığım gurbetlerde, sürgünüm zamanın ellerinde. Firaklar çöl zerrelerinde, vuslatlar kuyuların dibinde. Sevdalar esir züleyhaların gözlerinde. Size sormuyorum sevdayı. Kendime bütün sorularım ve cevaplarım, hep kendime. Yolcular var içimde, yolculuklar var sessiz şehirlere. Yanışlar, yakılışlar, yakarışlar var ellerimde, ah utandığım ellerimde... Ellerimi tüketip, ümitlerimi dirilttiğim demlerde, ellerimin uzandığı her yerde. Yolcuyum, ah yolcu. Ellerimi bırakıp, yüreğimi, ümitlerimi dolduruyorum heybeme. Kendimden kaçarken yakalanacak şeyler, yaşanacak zamanlar adına, yüreğimle beraber koyuluyoruz yollara. Sağlıcakla kal Meçhul Dost.

Hangisi rûya, hangisi hayal, hangisi gerçek? Yolumu kaybetmemek için ruhumu bir amaca mı bağlamam gerek?
Hangisi rûya, hangisi hayal, hangisi gerçek? Yolumu kaybetmemek için ruhumu bir amaca mı bağlamam gerek?
Cevapla