Var olanı değiştirmek mi, yenisini var etmek mi?

Simsiyah düşlerin ortasında bulmuştu onu, parıldayan bir suretti. Nasıl olmuştu da görememişti karanlık, içinde parlayanı? O mu istememişti açığa çıkmayı, yoksa körelen duyguların yanında bakmayı da mı unutmuştum. Zaman anlık gelecek adımları arasında geçmişe dönüşen yine anlık şimdilerimi de yutmuştu. Parçalara ayrılan bir zaman olgusunun eşiğinde dört bir yana savrulan umut yoksunluğu. Sorun parçalanmak değildi, en önemli parçaları kaybetmiş olmanın verdiği eksiklik duygusu. Siyahın içinde gizlenen, kaybettiklerini va'deden bir ışıkla tebessümünü açığa çıkardı. Işığı söndürme korkusu sardı karanlığı, ilk sokağa sapma girişimi. Aynı anda güzel olana koşma arzusuyla serpeledi ayakları.

Var olanı değiştirmek mi, yenisini var etmek mi?
Var olanı değiştirmek mi, yenisini var etmek mi?
Cevapla