Sözü uçan adamın yazısından medet ummak, olacağın olmayanı değil midir.. Uçuşa geçen benliğin kifayetsiz sancıları toz bulutunda siyahlık yaratırken, mürekkep de aynı zamanda sayfayı kirletmez mi?

Sözü uçan adamın yazısından medet ummak, olacağın olmayanı değil midir.. Uçuşa geçen benliğin kifayetsiz sancıları toz bulutunda siyahlık yaratırken, mürekkep de aynı zamanda sayfayı kirletmez mi?

Sozun nereye uctugu, yazinin nerede kaldigi onemli olup, sozu soyleyen ile dinleyen, yaziyi yazan ile okuyan kisilerin yani muhattaplarin o an yasadiklari, paylasimlari, hissiyatlari, birbirlerine atfettikleri deger, gecirdikleri maddi ve/manevi zaman gibi degiskenlere bagli olarak net bir cevabi olmayan bir konu.
Bir soz bin buyu yerine gecer.
Evraklar insanlardan beter yalan soyler.
Soz ucar yazi kalir. Gibi..
YAZMAK...
Yazma sanatı; sanat diyorum çünkü bana göre öyle, oldum olası sevdiğim bir şeydir diyebilirim. Ve yazmanın malzemesi o kadar boldur ki çevresinde gördüğü her şeye dair yazabilir insan. Bana göre yazmak, resim yapmaktır🎨Yazarken gözümde resmederim o anı. Okuyunca da o resim canlanmalı okuyucunun zihninde. Tıpkı resim gibi aynı şeyi okuyup farklı yorumlarız yazıları da. Aynı yazıdan çıkardığımız anlamlar farklıdır. Tıpkı aynı resime farklı yorumlar yapmak gibi.✍🏻Yazmak, ruha da iyi gelen terapilerde de kullanılan bir yöntemdir aslında. Kimseye söyleyemediğin hatta bazen kendine bile itiraf edemediğin duygularınla düşüncelerinle yüzleşmenin bir yoludur. Zihni kaleme, ordan da kağıda akıtmaktır aslında. Böyle durumlarda yazarken ağlar insan. Bu da çok normaldir. Katarsis dediğimiz o an yaşanır ve sonrasında rahatladığımızı hissederiz. Bununla ilgili yazarsak ya biri okursa diye endişe eden arkadaşlarım da oldu. Çözümü kolay. Küçük bir lavaboda ya da çevreye zarar vermeyecek bir yerde yak istersen derim yazdığın kağıdı. Ya da parça pinçik yapıp çöpe atabilirsin. Yeter ki kurtul bu yüklerinden, söyleyemediklerinden, paylaşamadıklarından, hep içine attıklarından.
Siz de bir deneyin derim😌Hazır hissettiğinizde kendinizi ne dersiniz?😻Yazmak; içinden geldiği gibi konuşabilmekti nasıl olsa kim durdurabilir sizi🤷🏻♀️😻 Vee evet söz uçar yazı kalır.
Ah hayır bu hayatta tek bir korkum var, gerisi istediği gibi gelsin farketmez taşırım. Hatta sizinkileri bile üstlenebilirim, sorun değil. Yazacağımdan şüphen olmasın lakin yakacağımı pek sanmıyorum. Hem yüzyıllar sonra birinin eline geçse, beni hiç tanımadan anlasa? Fena mı olur..
Bahsettiğin gibi okuduğun yazı zihninde canlanmalı ve ben küçük bir kız çocuğunun okulda olanları akşam babasına heyecanla anlatmasını dinler gibi okuyorum senin yazılarını, hem enerjisi yüksek, hem masum geliyor; ikinci kez alıyorum bu hissiyatı. Bu çok hoşuma gitti.
Kendi istekleri başkasının mutsuzluğuna sebebiyet veren ve bunu önemsemeyen, sahip olamadığı her şeyi kıskanan ve onun olsun isteyen, bir hedefe ulaşmak için kendini geliştirmek yerine gelişeni kendi seviyenesine çekmeye çalışan bir karakter.
Ve evet, bu özellikleri taşımadığını hissetmem iyi bir şey -.-
Artık yazıda uçuyor
Cevap
2Cevap
Evet öyle oluyor
Her söz kalmak, ama kaldımı da hayat boyu eşlik eder. Yazı sadece görsel bir kanıttır, ama neticede o da bir sözdür.
İvit.
Evet.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?