Yüzeysel olguların aksine detaylarda aramak gerekmez mi öz olanı?

Arşivde kaybolan tozlu evraklar var kimsenin bilmediği, herkesin bilmesini istediğim. Her biri ayrı bir öykünün yok oluşu, var olma gayesi içinde çürümeye yüz tutmuş anılara sahibim. Kilisenin ikinci koridorunda beliren bir yüz, üçüncü oda. Günah çıkarma merasimleri. Orta çağda yakılan tüm cadıların silüetini gördüm camda. Papazın habersiz öğütleri. Kuşlar her zaman mutluluktan uçmuyormuş, bazen zorunda kalıyorlar. Kanatlar kırık, kanıyor. Gökyüzünün fısıltısı kulaklarımda yankılanıyor. Senin duyamayacağın kadar sessiz fakat benim beynimi kemirecek kadar yüksek. Bir bilsen orada neler oluyor, kimler ölüp kimlerin kaderi çiziliyor. Bakışların altında gizli bir kaç mesaj var, belki dipnot. Oku onları, göremeyen kimseler bilmez. Belli ki kimse okumasın diye yazılmış zaten. Okuyan sen ol, gördüğünü kimseye belli etmeden uzaklaş. Ya da taşı o yükü benimle birlikte.

Yüzeysel olguların aksine detaylarda aramak gerekmez mi öz olanı?
Yüzeysel olguların aksine detaylarda aramak gerekmez mi öz olanı?
Cevapla