Kaderimizi kendi idare ve irademizle yaşadığımız, tevekkül ettiğimiz sürece, akıl ve mantıktan uzaklaşmadan kimseye istemeden zarar vermeden bir hayat sürmemiz mümkün. Ancak her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır. Erken olgunlaşmaktan kastınız, gerçeklerin farkına erken nail olmaksa, ne mutlu bize. Sorumlulukla erken tanışmak, bize sorumsuzluk hakkımızı kaybettiğimiz anlamını getirmez. Işığı erken gördüğümüzü düşündürür.
Erken yaşta yükledikleri sorumlulukların bedeli sonradan ağır oluyor. “Küçük anne” nedir ya? Biraz daha para kazanabilmek için çocukların tek ihtiyacı olan ilgi, zaman, şefkat, sevgi bunlardan yoksun bırakmak. Elbette hayat zor, ev geçindirmek kolay meziyet değil ama çocuk daa bu, verdiğin yükün altında ezilir. Hayatım çalındı diyemem ama çocukluğumu doya doya yaşadım da diyemem. Sürekli küçük anne, büyük abla.. “ablanız gelir sizinle, ablanız yapar, ablanız toplar, ablanız yıkar.. aa yemekleri sen mi yaptın evimizin küçük annesi” daha çocukken ben çok yorulmuşum be..
Erken yaşta bir şeyleri fark edince, ileriye doğru daha fazla kazanımı oluyor insanın. O yüzden kaybedilen şeyler olduğu gibi kazanımları da unutmamak lazım
Kişilik & Karakter konusunda 204,3b cevap paylaştı.
Evet buna çok katılıyorum.. bende erken yaşlarda olgunlaşmak zorunda kaldım.. düşünce yapısı mantık olarak. çünkü insan küçük yaşlarda acı şeyler yaşadığı ve gördüğü için büyüdüğü zaman güçlü olmak zorunda kalıyor. çünkü yanında kimsesi olmuyor ya da elinden tutacağı destekleyeceği yalnız kaldığında omzunu yatıp ağlayacağı kimse de olmuyor maalesef.. bu yüzden de umarım hayatlarımızı çalanlar kimse hak ettiklerini yaşalar diyorum.. 🍀🔑