Hikayemi okur musunuz?

(arkadaşlar dalga geçmeyin ilk denemem)

Adı Olmayan Adamın Son İki Saati

Adı olmayan adam, gri bulutların hüküm sürdüğü bir günx yaşamın tuhaf cilveleriyle dolu renkli bir güne başlamaya karar verdi. Başka bir sabah alarmıyla uyanmak yerinee yatağında dönüp dolaşarak vakit geçirirken hayattan bıkmışlığına şapka çıkardı.

Kahvaltısını yaparken Yine mi mısır gevreği? diye mırıldandı. Her gün aynı gevreği yemekten bu gevrekle duvar kağıdı arasındaki farkı göremiyorum artık.

İşe gitmek için yola çıktı. Metronun kalabalığında insanların birbirine olan sevgi ve saygısını anlatan masallar duymayı beklerken herkesin kulaklıklarında kapana kısılmış bir şekilde kendi dünyasına gömüldüğünü fark etti. Sanırım herkes kendi fantastik dünyasında yaşıyor. Belki de ben de farkında olmadan bir büyücüyüm diye düşündü kendi kendine ve içinden geçen trene yetişmeye çalıştı.

İş yerindee patronunun kara mizah dolu esprilerine gülmek zorunda kaldı. İyi bir espri anlayışına sahip olmadığı için patron espri yapıyor diye düşünüp anlamsızca gülümsemek onun hayatının tuhaf bir gerçeği haline gelmişti.

Öğle arasında parkta oturup etrafındaki insanları izlerken genç çiftlerin romantik anlarını izleyerek duygusal bir efkarlanma yaşadı. Keşke benim de bir ilişkim olsa da parkta böyle romantik sahneler yaşayabilsemdiye iç geçirdi.

Sonunda günün sonlarına doğru adı olmayan adam evine yürüyordu kaldırımlarda bıraktığı her bir adım tıpkı bir gölge gibi geçmişini silerken aynı anda her yeni bir adımı geleceği müjdeliyordu. Yorgunluktan hemen yatağa uzandı. Gözleri karardığında, hayatının son iki saatinde yaşadığı deneyimleri bir kağıda dökmeye başladı. bu yazacakları ile kendi hayatının arasındaki tıpkı küçük bir köprü oluştururmuşçasına düşünürken kendi hayatındaki olaylar arasında bir fark görememesinin sebebi onu teşvik etmişti bunu yazmaya ve hayalperestliği ile mizahını bir araya getirerek hikayesini yazmaya başladı. Son cümleyi yazdığında gülümsedi belki de hayat, mısır gevrekleri gibi tekrarlayan bir döngüden ibarettir, ama en azından ben bu döngünün son iki saatinde renkli anlar yaşadım.

Gözleri kapandığında, içindeki hikaye tamamlanmıştı ve adı olmayan adam sonsuz bir uykuya daldı.

Hikayemi okur musunuz?
Cevapla