Aslında sorumdaki kıstas, sizleri üzen, memnuniyetsiz bırakan, hak anlamında sizin hakkınızı dahi helal etmeyeceğiniz, ardınızdan konuşup gıybetten de çekinmeyen kesimedir tutumunuza dair sorum.
Toplumda nedense ; belki de gergin oluşumuzdan ve hayat şartlarından ; kızıp, bizleri üzen durumlar ve kişilerin karşısında sinirlenince bambaşka insanlara dönüşüyoruz. Mutlaka kin, öfke ve nahoş ne kadar haslet varsa beliriveriyor bünyede. Haksız da değiller belki, hayat zor, şartlar vahim ve bu durumları da daha vahim hale getiren birilerine, olaylara karşı tebessüm edecek halimiz yoktu değil mi? :))
Ama ben biraz daha farklı düşünüyorum...
Bir olay, bir şey bizi üzdüyse, çok canımız yandıysa, çok canımız sıkıldıysa bırakalım akışına. Allah görmüyor mu? Hayatın çarkları işlemeye devam ederken hibe ettiğimiz zamana değiyor mu bu durumlara harcadığınız zihin sarfı? Oluruna bırakınca da gönül olarak daha rahat, O'na havale etmenin de verdiği hafiflikle aslında karşıdaki insanların istediğini de gerçekleştirmemiş oluyoruz. Zira ben, kesinlikle düşünüyorum ki karşımızda bizi üzen ve hatta ardımızdan konuşan her kim var ise mutlaka bizim iyi olma ihtimalimizden bile rahatsız, mutlu olmamamızı dileyen insanlar. Yoksa nicedir bu tavırları? Başka bir izahı yok benim nezdimde. Rabbim elbette hayırlı kişiler, hayırlı olaylarla meşk etsin bizleri, gönüllerimiz ise karın içinden yeşeren kardelenler gibi her daim filiz sahibi olsun inşaAllah.

Hayırlı geceler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer