Güven problemi kendini sevmek ve kendinle barışık olmanla aşılabilir öz güven sorunu yaşayan insanların büyük bir kısmı kendisiyle barışık değil kendini sevmeyi bırak kendisini tanımıyor bile..
ön yargı bence eğitimle aşılır toplum gereği eğitim seviyesi yükselmesi lazım desem de sadece eğitimle olacak bir şey değil gibi bazı ön yargıları eğitimli insanlar daha sıkı sıkıya tutunuyor empati yeteneği eksikliği var gerçi empati herkesin yapabileceği bir şey değil önyargı şu şekilde aşılır diyemiyorum
Güven çözmekte en zorlanacağımız problem olabilir. Çünkü kimse tam anlamıyla güvenemeyiz.Bu kişi ailemizden biri dahi olsa güvenmediğimiz bir kısım hep olur. Olmalı da. Çünkü koşulsuz şartsız güvenirsek kendimize saygımızı da güvenimizi kaybedebiliriz. Bu yüzden bu güvensizliği aşmamak daha güzel olabilir.
Ön yargıyı aşmaksa bakış açısını değiştirmekten geçer. Bakış açın değişirse baktığın şey değişir sözü tamda bu soru için söylenmiş resmen. Birisine ya da bir duruma karşı ön yargılı olduğunu düşünüyorsan hemen gözüne bir set çekip farklı açıya geç. Mesela karşıdan değil de ön yargılı olduğun kişinin gözünden bak olaya. Bu ön yargının yerine anlayışa bırakacaktır ☾
Güven problemi: Kişi, geçmiş kişilerin kalıntılarını geleceğine taşamamayı öğrenerek aşabilir.
Mantıksız yani, sana bu güveni kaybettiren başka biri bunu yeni bir insana karşı kullanmak saçma! Tecrübelerin daha sağlam adımlar attırır okey. Ama ön yargı ile bakılması hoş değil.
Ön yargı: kişi hakkında bir bilgi yokken var olmayan bir bakış açısını kafamızda kurmak mantıksız çok mantıksız.
Aşılmaz. Bir kere insan kırılınca, her şeye tereddüt ile bakıyor. Ne kadar özgüvenli biri olsan da, bu iş dünyaya her zaman yansıyor. Çünkü; duygu ile kişisel güven arasında ince bir çizgi var. Kimisi bunu iç dünyasında yaşar belli etmez, kimisi dışarıya vurur. En kötüsü de; olmayan güvenini, varmışçasına geri kazanmaya çalışmak. İnsanı tüketen bu oluyor aslında.
Güven duygusu bi şekilde tahribata uğramışsa bunun ilerki zamanlarda aynı güçte kalması imkansız zaten. Bu da ister istemez bi ön yargı duvarı dikiyor insanın önüne. Tek çaresi zaman diye düşünüyorum.
Ben bunu bir sorun olarak görmüyorum açıkçası. Hele bu devirde hiç görmüyorum sorun olarak. Herkesten her şeyi beklerim ben. En ufak bir şey bile soğumama neden olur mesafe koyarım. Yalnız ölmek sorun değil yeter ki huzurum olsun.
Çok ince bir çizgi var. Bu durumun esiri olmamak. Çünkü hayat devam ediyor. Dünya da sadece biz insanlar yokuz. Çok güzel şeyler var, hayvanlar var, doğanın kendisi var, sanat var filmler var. Kendi çizgini belirlediğin sürece bana göre her şey akışında gider.
Haklısın ve bu yorumun üzerine sadece şunu diyebilirim ki kadın erkek farkı galiba bu. Basit, net ve sade düşünüp yaşayarak daha mutlu olan erkeklere karşı karmaşık, gelgitli, zorun peşinde direnerek yaşayan biz melankoli sevdalısı kadınlar... Elimizdeki hayatı iyi çekip çeviremiyoruz galiba ayrıntılara takılı kalmaktan büyük resmi kaçırıyoruz diye düşünüyorum. Biraz ipin ucunu gevşetmeliyiz en azından ben gevşetmeliyim. Işık tutmaya yardımcı olduğun için teşekkürler. 😊
Seni o kadar iyi anlıyorum ki keşke kendimi ifade edecek gücüm olsa. Ama şöyle anlatmam gerekirse güveni karşımızdaki kişi oluşturur zamanla tabi. Güven demek inciltildiği an da bile telafisini yapmak demektir. Birine güvenmek istiyorsak bize verdiği değere bakmak gerekir. Bizi dinliyor mu, yanımızda olmak istiyor mu? Emek ve çaba var ise o zaman yavaştan zaten güven de oturur sevgi de..💫Aslında hepsi bu kadar basit.🌼
insana hayatı zindan eden sorun. kimseye yaklaşamadığın gibi, kimsenin sana yaklaşmasına da izin veremezsin. beyninin içinde sürekli konuşan bir bölüm olur ve sürekli en kötü olasılıklardan bahseder. hayata dair inancını, enerjini yitirmene sebep olur. ek olarak, insanlar tarafından sürekli geçmişin hatalarını geleceğe yüklemekle suçlanırsın. lakin doğru olan bu değildir. doğru olan, geçmişte yaptığın hataları bile isteye tekrarlama lüksünün olmamasıdır.
Kişinin bunu istemesi en önemli kısım. İstemesi için farkında olması lazım. Ben önyargı biriyim ve bundan rahatsızım, diyebiliyorsa farkındalık kazanmıştır. Sonrasında bu rahatsızlığı düzeltmek istemesi devreye girer. Gerçekten istiyorsa bakış açısını değiştirmekle başlamalı. Neye, kime karşı önyargılı? Hep aynı doğrultuda mı öyargıları yoksa değişken mi? Buna göre bir yol alınmalı. Bu iş çocukluğa kadar bile inebilir.
Bence güven ve önyargı gibi kilit olgular ailede ilişkilerde hak ettiği değeri görmediğinden ve pek önemli hayatı konular gibi değerlendirilmediğinden yerini şüphe ve önyargiya birakmistir, bu çerçeveden bakıldığında güven veren şüpheci yaklaşmayan hoşgörülü ve emin bir birey olmak için bu konulara daha özverili yaklaşmak lazım
Güven problemi son derece faydalı bir şey bence bu zamanda, problemden sayamam, işini garanti altında tutmak çok gerekli bu ülkede. Önyargıya da gerek duymazsın böylece, zaten güvenini kazanma kolay olmayacağından iblise güvenmene de gerek yok. 🧸