Aslında korkutmamalı ama şu devirde insanların mutlu olduğunu söylemek mutluluğunu kursağında kalmasına yetebiliyor çünkü insanlar birbirinin iyiliğini istemesi gerekirken sürekli haset ve kıskançlık duygularından kurtulamadıkları için bunu ifade etmek biraz zor oluyor o yüzden benim mutluluğumu kıskanmıycak çok az sayıda insan tanıdığım için sadece onlarla paylaşabilirim sanırım bu şekilde daha iyi olabilir sosyal medyadan uzak sürekli Store atarak mutlu olan birisi değilim mutluluğumu herkesle paylaşmam
Telepatik Hipnoza inanan birisi olarak ben kimseye kendimi belli etmemeye elimden geldiğince dikkat ediyorum eskilerden bir hikaye zamanında sihirbazın birisi bir papaz tarafından yakılmak üzere infaz edilir, kadın, papaza ölmeden önce lanet eder; '' Sen daha acı bir ölümle karşılaşasın.'' Papaz biraz gerilir ama umarsızca kadının yakılış emrini verir, hikaye de papazın beyin kanamasından öldüğü söyleniyor bu hikaye ne kadar gerçek ne kadar sahte bilinmez fakat ayna nöronlar diye bir kanun gerçek, birine vereceğiniz sinyaller yeterince güçlü ise onun zihninde bir enerji ortaya çıkar mutluluğunu çekemeyen birisi ona lanet okuyabilir, sadece zihninden derin bir nefret de besleyebilir ancak aynı ses gibi zihnin kıvılcımları olan duygu ve düşünceyi de algılayan atmosfer onun yok olmasına izin vermez muhakkak bir yerden yansır o nefret dikkatli olmak gerekiyor.
Bir baktım ki mutlu olduğum konular kıskanılıyor ve insanlar bana engel olmaya çalışıyordu. Anladım ki mutluluk doğru insanlarla paylaşınca güzel ama bize yanlışları denk geldi.
Bende içim de yaşamayı tercih ettim. Nazar değmesin diye geçiştirdim ama oysa ki beni saklamaya mecbur eden bir batıl inanç değil, insanın ta kendisiydi.
O yüzden artık cidden bana yıllarını vermiş birine anlatırsam anlatırım. Yoksa kimseye bir inancım kalmadı açıkçası.
Bunun örneğini daha dün yaşadım diyebilirim. Evet artık korkutmaya başladı beni bu durum. İnsanız haliyle mutluluğumuzu, sevincimizi paylaşmak isteriz bazenleri arkadaşlarımızla ve ailemizle. Çünkü o an insan "Acaba şu an bunu desem, sevindiği halde içinden kötü düşünecek biri olur mu?" diye düşünemez. Fakat maalesef ki, nazar değiyor. Hatta sevdiklerimizden bile.. İçlerinde en ufak kötü bir düşünce olmasa bile "Keşke bende böyle mutlu olsam.." düşüncesi bile mutluluğumuzu gölgelemeye yetecek kadar nazar değdiriyor o kişiye. O yüzden bence en sağlıklısı, mutluğumuzu ve sevincimizi her yerde duyurarak değil de daha sakin bir dille duyurmak veya içimizde yaşamak değebilecek olan nazarları azaltır diye düşünüyorum. Böylece kişi de artık mutluluğunu söylemekten çekinmez..
Bir korkutmuyor değil hani. 🙄 Mutluluğum yansır, belli ederim. Hepimizin ihtiyacı var mutlu insanlar görmeye ve onların mutluluğunu paylaşmaya. Negatif enerjili insanlar boğuyor. İçten içe kıskançlık duygusu besleyen, fesat kişilikler mutluluğuma nazar değer mi düşüncesi zaman zaman düşündürsede engel olmak istemem duygularımı hislerimi yaşamak isterim. Keşke iyi niyetli bakabilen, kıskanmayan insanlar olsa hep ama maalesef... Nereye kadar korkup kaçabiliriz ki, hissettiklerimizi yaşamak lazım her şey zamanında güzel. 🌺
Mutluluğumu söylemekten çekinmem. Belki başkalarına da bu olumlu düşünce yer eder de onlar da mutlu olacak bir şeyler bulur diye düşünürüm. Kimsenin kötü enerjisi mutluluğumu bozamaz zaten.
Sadece güvendiklerim hariç fazla detay vermeden mutluyum, iyiyim derim. Çünkü bazı insanlar mutsuzluğumuzdan mutlu oluyor. Kudursun, çıldırsın, ağlasınlar 😀
Kafanı boşaltıp saçma sapan şeyleri düşünmez mutluyum dersen ve gerçekten buna inanıyorsan problem yoktur. Eğer buna rağmen mutlu olamıyorsan demekki açık kalan kapılar ve unutulması gereken şeyler var. Düşünme kendini rahat bırak hayat güzel 🙂gülücükler saçmaya devam et.