ayni eksen uzerinde siralanmislar gibi gorunse de, aslinda, en boy karakter acisindan oldukca farkli kelimelerdir. hatta fark o kadar belirgindir ki, bu kelimeleri sıklıkla kullananlar hakkinda, saglam fikir verir.
mesala hoşgörü esitler arasinda tezahur edebilecek bir duygu selinin ifadesi olamaz. hosgoren insan mutlaka, hosgordugune nisbeten daha yuksek bir zeminde duruyordur ve bu hosgoruyu gostermisse yuce gonullulugunden, engin deneyiminden, ozetle bir sekilde "daha" olmasindan dolayi gostermistir. yani ortamda, bir ego kabarmasi soz konusudur. bu anlamda, hosgormekle hor görmek kelimelerinin yakinligi bosu bosuna degildir. sahici hosgoru kaynaklari, olsa olsa anne babalardir bu durumda. tolerans ise, aliskin olunmayan, belki pek de olumlu algilanmayan bir durumu ozumseme kapasitesinin gostergesidir. tolere edilen durum ya da bu duruma sebebiyet veren kisi/kurumlarla ilgili pejoratif bir yargi barindirmaz. tolerans soz konusu oldugunda yuzeye cikan asil bilgi, tolerans sahibi kisinin gecmisi, hayat deneyimleri hatta ruh halidir. medeni bir kelimedir bu anlamda da.
Kelime olarak aynı anlam olarak geçse de bana göre farklı anlamlar. Tolerans belli bir noktaya kadar hatayı kabul etmek demektir. O noktanın ötesi kabul edilemezdir. Yapılan bir şey için tolerans söz konusudur, ama hoşgörü kişiyle alakalıdır kişiye hoşgörü gösterilir. Bu benim fikrim belli bir noktaya kadar insanlara hoşgörülü davranırım. Onun ötesinde hoşgörü göstermek yerine tepki göstermeyi tercih ederim.
Aynı kavramlar değil arada farklar var. Hoşgörü duygusal bir yaklaşımdan kaynaklanır; insanın değerini anlayıp, haklılık olasılığını düşünmeyi içermez. Tolerans ise, öncelikle bilimsel ve akılcı bir yaklaşımdan kaynaklanır; insanın karşısındakini anlamaya çalışmasını ve ona değer vermesini de içerir. Tolerans gösteren kimse, ister istemez kendi kendisini sorgular. bu da, karşısındakinin doğru ve haklı, asıl kendisinin yanılgılı ve haksız olabileceği düşüncesini ortaya koyar. böylelikle, bireysel boyutta gösterilen tolerans kişiyi öz-eleştiriye de yöneltir. Yani hoşgörülü biriyim.
Kesinlikle aynı şey değil. Tolerans bir insanın hatalarına bir süre tanıyıp kısıtlı bir zaman içinde tahammül etmekken hoşgörü çok başka bir şey. Hoşgörüyse karşısındakini kusurlarıyla, eksikleriyle kabul etmektir.
Bunda toleransta olduğu gibi bir tahammül değil, güzel görme var. Kendimi herkese karşı hoşgörülü göremiyorum. Çoğu kişiye öyle davranmaya çalışıyorum ama değilim ☾
Bence tolere etmek kişiye verilen şans ya da bi hata / yanlışı görmezden gelmektir.. Hoşgörüyle karşılamak için arada bir duygusal bağ ya da hatrı sayılır bir kişi olması gerektiğini düşünüyorum... Çok ince bir çizgi var bence aralarında.. Benim düşüncelerim bu kadar :)
Tolerans bir şeyleri tolere etmek yani sineye çekmek gibi. Hoş görü ise daha bir naiflige giriyor. İkisi arasın da ince bir çizgi var. Şimdi belirli hataları tolere edersin ama hoş görmezsin sevdiğinden kıyamazsın. Mesela birinin canı sıkkındır ters bir şey der durumundan dolayı sadece hoş görürsün tekrar yaparsa kafasına vurursun :). Güzel soru sormuşsun eline sağlık. Bir de şunu ekliyim tolere ettiğin kadar tolere edilmezsin. Hoş gördüğün kadar hoş görülmezsin.