Anneme giderim genelde. Annemden gizli yürüttüğüm birşeyde de yakın arkadaşlarım var onlara yönelirim. Onlar bana yardımcı olur ve akıl verirler. Sonuç olarak yine kendi aklımla hareket ederim ama dertleşmek bana iyi geliyor. Muhakkak bunu da yapmadan atlatamıyorum. Yalnız kalma aşamasına geçerim sonra da. En son edindiğim fikirleri kendi süzgecimden de geçirmem gerekir çünkü. Kendi kendime olayları, sonuçlarını ve bu olaylarda benim payımı düşünürüm. Olayların değiştirebilir bir yanı varsa da yapabileceklerimi yapmaya karar veririm. Yoksa da düşünmemeye çalışırım kendimi oyalarım.
Hiç kimseye gitmiyorum, içinden çıkamasam bile kendi kendime debelenir dururum ve sonuç olarak ne yapacağıma karar veririm. Başkasına danışmak isteyen biri değilim, kimsenin tam olarak anlayacağını düşünmüyorum çünkü.
Çok net söylüyorum. Şimdiye kadar soru ve görsel yakınlığı olarak bu denli uyuma çok az şahit olmuşumdur. Soruya ve görsele bakınca insan, acaba derdimi kime söylesem diye düşünüyor. Ben öyle derdimi anlatamam hep kendi içimde tutarım. Bunun sebebi karşı tarafın bana yardımcı olmayacağı, yol göstermeyeceği anlamında değildir. Ben derdimi anlatmasını seven birisi değilim. Ailem ve çevrem bu durumu hiç sevmezler. Bir paylaşım yapacaksam.. derdimi/çıkmalarımı değilde, mutluluklarımı paylaşmayı seviyorum işte..
Genelde görsellerimin alakasız olduğunu söylerler ama bu görseldeki gibi bana göre bir çağrışım var. Aslında her görsellerimde var. Hani derler ya "ressam bu resimde ne anlatmak istemiştir" diye. İşte bu da sadece bakış açısı.
Her zaman en güvendiğimize gideriz. Bu kimi zaman ailemiz olur, kimi zaman arkadaşlarımız olabilir. Aslına bakacak olursak her zaman için o konuda bilgisi olduğunu düşündüğüm kişiye giderim. Çünkü içinden çıkamadığım durum her neyse güvensem de çare olamayacak kişilere gitmek beni sonuca ulaştırmayacak belki daha da karmaşıklaştıracaktır. Bu yüzden önce konuyu bilene danışırım. Bunun yanında tabi ki ailemin ve güvendiklerimin yorumunu da alırım ama her zaman kafamın dikine giderim o ayrı :D
Kimseye gitmem. Sorunlarımı kendi içimde kendi kendime halletmeye çalışırım. Sevmiyorum duygularımı açık etmeyi. Gittiğim tek kapı yaratıcının kapısı. Beni bir tek orada olmak sakinleştirir, kendimi güvende hissetmemi sağlar. Çözüm ve huzur bulduğum tek adres...
İçinden çıkamadığım bir daha olmadı. Mutlaka sorunlarının üstesinden geldim. Ama bugün ama yarın ya da yıllar sonra sonuçta sorunlarının çözümü sadece bende.
kimseye. o gibi durumlarda biraz beklemeye alıyorum kendimi çabalamıyorum ısrarcı olmuyorum Bekliyorum sadece bazen beklemek olanı biteni daha net görmemi sağlıyor. Bir fırsat buluyorum sonra o durumun içinden kendimi kurtarıyorum
çünkü insanlar kendi dertleri olunca koşar gelirken senin derdini dinlemek bile istemiyor dinlese de samimiyetsiz önerilerle geliyor ya da sen güçlüsün atlatırsın diyerek motive etmeye çalışıyorlar
Her ikisi de sinir bozucu olduğundan dolayı bende kendimi dinliyorum bir süre bekliyorum o durumu değiştirecek bir şeyler arıyorum..
İçinden çıkılmaz durum çok yaşamıyorum diyebilirim.. Genelde sorunlarımı kendi kendime halletmeye gayret ediyorum.. Fakat tabi ki dostlarıma arkadaşlarıma da anlatacağım şeyler muhakkak olur.. Akıl almak için olması şart değil insan bazen sadece anlatmak ve rahatlamak ister.. Keyifli günler..
Bunun için çok birilerine gitmeyi sevmem ama illa ki birine gideceksem ise kardeşim ile konuşmayı tercih ederim. Ondan yana sıkıntım olmuyor. Her konuda yeterince güveniyorum çünkü kendisine.
Yakın arkadaşlarıma giderim. Onlar beni iyi anlarlar, anladıkları gibi yardımcı olabilmek adına da yeterince çaba gösterirler. Diğer insanlar gibi başından savmak için dinliyormuş gibi yapmazlar.