Yerine göre değişir. Mesela şöyle bir örnek vermek isterim, Birisi ile herhangi bir konuda tartışmaya gireriz ve olayın tatsızlaşacağını hissedince susar kenara çekiliriz. Olay büyümeden kapanırsa bu bizim asaletimiz olur. Başka biriyle tartışırız tutar anneye, babaya, bacıya dil uzatır küfür eder. Orada susarsak bu bizim basitliğimiz olur. Aynı şekilde karşılık verirsek de onunla aynı seviyeye inmiş oluruz. Ne yapmalı? Suratını morartmalı ki aynı şeyi tekrar yapamasın. Yani nerede susup susmadığımız belirler bunu.
Asalet mi bilemem herkesin kendi düşüncesi ben basitlik olarak görmüyorum. Olaylar karşısında karşısında karşımızdaki insan yaptığı çirkinlikle nefretimizi hak etmiş olabilir. Ondan nefret etmemizi istiyor olabilir fakat ben kendi açımdan içimde hiç kimse için nefret tohumunu taşımayı hak etmiyorum. Herkesin kendi düşüncesi basit de görebilirler, küçümseyedebilirler, arşa da çıkarabilirler bu onların kendi düşünceleri ve kendi düşünceleri yalnızca kendilerini ilgilendirir bir başkasını değil.
Bir insan nerede konuşup nerede susacağını biliyor ise benim için kaliteli ve olgun kişidir. Konuşma vakti ona geldiğinde kelimeler mermi etkisi yaratır. Basit olan, boş ve yerli yersiz konuşan kimsedir. Kuru sıkı gibi havaya saçarlar anlamsız ve boş kelimeleri etkisi yoktur. Birde cahilliklerinden çok konuştukları için kendilerini bir halt zannetmeleri yok mu? Kısacası susmak asaletten gelir.
Konuşma sanatını bildiği halde susması gereken yerde susan için asalettir. Konuşmayı bilmeyen iki kelimeyi bir araya getiremeyen kişi için ise basitliktir.
Kişilik & Karakter konusunda 11,8b cevap paylaştı.
Nerde ne konuşacağını bilmeyen için basitliktir. Çünkü çok konuşur ama boş konuşur. Ne konuşacağını bilip ama bunun yanında saatlerce konuşupta bir işe yaramayacağını anladığı an susanda adaletten susar.
Hakkini araman gereken yerde susup oturuyorsan acizliktir, ezikliktir. Susman gerektigi zaman susabiliyorsan, saygisizlik yapmamak icin susmayi tercih ediyorsan asalettir.