Bugün akşam üstü birazcık ağladım, saçma sapan bir konuydu. Bu aralar biraz alınganlık yapıyorum. Aslında arkadasim iyi niyeti ile bana doğru olanı söylemesine rağmen ona gider yaptım ve üzülen ben oldum. Neyseki anlayışlı dimdik duran bir arkadaşım. Bana kızgın sanıyordum ama değilmiş tek istediği benim iyi olmam. Bende boşuna ağlamışım ee bu sayede biraz uyudum dinlendim. Hem ağlayınca gözlerim de daha çok parlıyormuş... İyi yanı da yok değil yani😊😊
Aile fertlerimle kavga ettiğim zaman ''yanlış anlaşıldığım, ev içerisinde yanlış tanındığım'' için ağlamıştım. Çünkü onlar beni dinlemeyip, fikirlerimi önemsemeyip kafalarının içindekini bana dayattıkları zaman kalplerini kıracak, onları incitecek şeyler söyledim. Haliyle odama çekilip detaylıca düşündükten sonra üzüldüm ve pişman oldum. Buda benim bağıra bağıra ağlamama sebep oldu. Canlarını yakmak değil, onlar tarafından kabul görmek istiyordum. Ama kendimi ifade edemedim ve çok kırıcı şeyler söyledim. (Aslında hakkımda düşündükleri konusunda haklıydılar çünkü ben hiç düşündüğüm gibi davranmam. Dışardan aileme karşı bile gaddar, bencil davranabiliyorum. Aslında kedi yavruları için ağlıyorum ama dilim çok keskin...) ~ Beni zaten sadece ailem, ilerdeki eşim ve çocuklarım ağlatabilir. Ders notları, erkek arkadaşlar, okul ve iş yerindeki insanlar, öğretmen ve patronlar, iş yaptığım insanlar, arkadaş denen hainler asla. Artık onlara ağlamamayı öğrendim ve kimsenin beni üzmesine izin vermemeyi de.
2 gün önce yavru kedimizden biri kafasına darbe aldı ilk müdahaleyi yaptık kalp masajı ile geri döndü hayata üzüntüden sevinçten ağladım. Sonra fakülteye götürdük geçici görme kaybı yaşadığını söyledi doktor orada tutamadım kendimi geçtim bir köşeye ağladım vallahi. Şu an iyi durumda yavaş yavaş görmeye başladı tekrar kurban olduğum rabbim bağışladı.
Ne kadar olduğunu bile unuttum ya. Anneannemi toprağa verirken bile ağlayamadım. Sadece kefenin içinde ilk gördüğümde bir hıçkırdım ama şöyle salya sümük diye tabir edilen şekilde ağlayamadım. Hani bir kez ağlasam rahatlardım ama benim yaşlarım son bir kaç yıldır içime akıyor.
Ne aradığım- gözüm kapalı güvene bileceğim erkek cinsiyetinde bir insan😂😂 Herkesi hayatına alma- almadım zaten kimseyi şu ana kadar. Hemen bırakacak kadar az sevme- bulursam yapışırım bidaha bırakmam 😂😂 Eee?😂😂
Dün yabancı bir dram dizisi izlerken bölüm bitene kadar ağladım o kadar acıklıydı ki dizide ki karakterlerin yaşadığı sıkıntılar ağlamamak elde değildi...
Eskisi gibi ağlayamıyorum ya Bi kaç hafta önce ağlamış olabilirim eşimle tartıştığım için onda da çok sabrettim bardağın son damlasıydı yoksa kolay kolay ağlamam
Saat 1.30 şu an ağlamıyorum sadece gözüme hayatım boyunca deli gibi aşık olupta söyleyemediğim aşklarım kaçtı o kadar yalnızım ki şurada intihar etsem arkamdan tek ağlayanım (annem ve babam dışında) olmaz
14 yaşımdaydım kapandım ancak zaman geçtikte kapalı olmamdan bunaldım. Aileme söyledim evlatlıktan Red edeceklerini söylediler. Utanmıyor musun, insanlara ne diyeceksin, Allah'tan korkmuyor musun, şeytanlaşmışsın tarzı konuştular. Seni sileriz dediler. Etraftaki insanların yüzlerine nasıl bakacaksın dediler. Bunlar beni aşırı derecede sıktı.
Neden yarın anlamadım? Şimdi konuşulacaksa konuşulsun. Ben birey olamadın diyorum. Ailem evlatlıktan Red ediyor böyle bir şey için diyorum. Şeytanlaşmışsın sen diyorlar sen dalga geçiyorsun benimle. Cidden ağlamaktan klavyeye bakamıyorum şu an ne yasıyorum acaba?
Ben seninle dalga geçmiyorum. Sadece seni gerçekten dinleyip anlamak isterim, üzüntünü anliyorum. Ancak bilgisayarımı kapattim. Yarın tekrar bilgisayara geçince hem de sakin olduğun bir şekilde seni dinlerim dedim.
Aklı sana değil ailene vermek gerekiyor. Ancak şöyle bir durum var, biz kapanmayı kendi isteğimizle aslında aklımız tam anlamıyla erdikten sonra yapmalıyız yani bu öncelikle kişinin istemesi ile olacak bir şey. Onun haricinde içten gelmedikten sonra yapmanın bir anlamı yok.
Fakat sen zamanında böyle bir içten geliş ile bir işe başlamışsın o halde, artık bunu neden tam istemiyorsun? Bunun üzerinde de durmak gerekiyor. Ailelerimiz bir yaştan sonra bildiğin üzere bizi pek anlamazlar. O halde biz düşüncemizi de tekrar gözden geçirelim.
Mesela açılmak istemenin sebebi nedir? Arkadaş çevrende mi dışlanıyorsun? Gideceğin bir ortama giremiyor musun?
Benim güzelliğimin karakterimin kişiliğimle hiçbir alakası olmadığını karşıdaki insanın nasıl değerlere düşünceye ve karaktersizliğe sahip olduğu önemliymiş onu da anlamış oldum
Bir kıssa vardır bilir misin adamın biri psikolağa gider ne yaparsam yapayım mutlu olamıyorum hiçbirsey beni güldürmüyor doktor bikaç soru sorar sonra ekler caddenin karşısına sirk açıldı orada bir palyaço var herkesi deli gibi güldürüyor ona git adam da der ben o palyaçoyum zaten. Ben o yum. Ben de hayatımın palyaçosu gülmesek ne yapacağık der makaraya sararım sonra gelir evde ağlayarak günlüğüme yazarım (günlük kısmı şaka jdks) tabi hergün ağlamıyorum arada ağlar resetlerim ama bu sefer geçmedi kalp sıkışmam atamadım resetleyemedim tatmin etmedi ağlamam günlerdir bitmiyor ne oldu desen yeni olan bişey yok. Analayacağın BIHTIHK YAA