Ben.. Benim hayatım.. Benim fikirlerim.. Benim özelliklerim.. Benim hayallerim.. Benim hedeflerim.. sonsuza kadar uzayan bir aitlik silsilesiyle uzayıp giden bir liste..
Peki ben dediğin şey ve akabinde gelen, şahsına münhasır olduğunu düşündüğün bunca özellik gerçekten sen misin?
Bu dünyaya düşen bir göktaşı misalisin aslında.. Nereye düşersen oraya özgü niteliklerle soyut evrimler geçiren bi varlıksın.. Fakat sen kendine has olduğuna inandığın düşüncelerin, kendi seçimlerin doğrultusunda karakterize ettiğin bir kişiliğin olduğuna inanıyorsun.. Öyle mi?
O halde düşün;mesela şu görselde ki çocuğu düşün.. ve sor kendine; bu çocuk sen de olabilir miydin? Kimsenin içinde doğacağı coğrafyayı, aile ve çevreyi seçemediğini göz önüne alırsak, evet.. Bu çocuğun yerinde sonsuz kere ihtimalle sen de olabilirdin..
O halde sorumuz gelsin.. Başka bir coğrafyada, şu anda ki şartlar ve içinde bulunduğun maddi, manevi, sosyolojik ekonomik ve onlarca etkenden çok daha başka bir ülkede/toplumda/çevrede dünyaya gelmiş olsaydın.. Adına "ben" dediğin bu varlık, şahsına münhasır olarak ortaya koyduğunu düşündüğün bir varlıktan ziyade, aslında en ufak bir etkenden bile sıyrılması mümkün olmayan, dolayısıyla "tamamen içinde bulunduğun koşulların oluşturduğu" bir dışa vurumdur.. Ben diye özel olduğunu düşündüğün varlık, aslında içinde yaşadığı etkenlerin vücut bulmuş halinden başka bir özellik taşımayan, onlarca düşünceden sadece birisidir.. diyebilir miyiz?
Cevabın evet ise bir sorun daha var.. O halde sen kimsin? / ben dediğin şey nedir?
Bizi biz yapan elbette çoğunlukla yaşadıklarımızdır. Farklı bir coğrafyaya bile gitmeye gerek yok, faklı yapıda bir aile ve farklı yapıda bir çevrede yetişsem yine şu anki "ben" den daha farklı birisi çıkardı karşımıza... Ancak kişinin fıtratı yine de kendini hangi çevrede, hangi ailede, hangi coğrafyada olursa olsun kendini belli eder diye de düşünmeden edemiyorum.
"Ben". Tek başına muazzam bir cümle. İnsan düşünürken bile sınırlarını belirtemediği, ona yöneltilen tüm fikirleri üzerinde toparlayabilen kendinde özümseyen bir yapı. İlk canlıda ki ötekileştirme dürtüsü sonucunda oluşan algısal kimlik. Belki de en eski atamızdan kalan yegane miras.
Bizi bir başkası olmadığımız gerçeğini bize gösteren unsur , bilincin kendi hakkında ki farkındalığı.
Ben herkeste ortak ise "ben kimim". Sende ki "benden" farkım ne. Bu bedene ait bilincin benlik alanına duyular yoluyla edindiklerini ektiklerini gözeten fikirsel bütünlük , benlik alanına hapis, neden bunu yaptığından haberdar olmayan, bundan başka bir şey yapma fırsatı olmayan bir bütünsel kimlik belki.
Kimbilir belki de benlik arazisine bilincin hapsettiği minik tanrılar! olmamızdadır bu fark.
"Bu bedene ait bilincin benlik alanı" Bu alan ben dediğim esas kimliğim olmalı! Eğer öyle ise şayet, ben bu alanı, yani ben' dediğim şeyi oluşturmak için herhangi bir eylemde bulunmadım? O halde ben'i benden habersiz ben yapan şey kimdir, nedir? Yoksa ben dediğim şey, kimliğimi vareden yaratıcı olmasın?
Sen bilincin benlik alanında koşuşturması için yarattığı kardeşim! ibaretsin. Bendeki "ben"i asıl düşündüren bilincin varolma gerekliliği. Yaratıcı ise benliğin boşluklarında varolduğunu düşündüğümüz varettiğimiz hayali bir "yanlız olmama aracı".
"Sen bilincin benlik alanında koşuşturması için yarattığı çocuktan! ibaretsin. Yaratıcı ise benliğin boşluklarında varolduğunu düşündüğümüz varettiğimiz hayali bir "yanlız olmama aracı"
peki bilinç, neden bu boşlukları açık bırakıyor? amacı ne bilincin? ve bilinç bu boşlukları bilinçli olarak mı bırakıyor? öyle ise bilinç ne kadar bilinçli?
Bilinç duyulardan geleni yorumlama gücü, sahip olduğu kapasiteye göre değişik derecede veriler varetmesi herkesce bilinen bir durum. Amacı boşluk bırakmaktan ziyade mevcut olanları doldurmak. Boşluk varoluştan gelen bir işlenmemiş alanın kendisinden kaynaklı. Bilinç yaşayarak benlik için üretiyor, deneyimliyor. Benlik bundan bir aitlik bildiren ifade ve karakter oluşturuyor.
Bilinç kendisinin farkında cünkü o sayede onu irdeleyebiliyoruz, belki de Şu an bize gülüyordur bıyık altından kahvesini yudumlarken. Bilinç bilerek boşluk bırakması söz konusu olamaz bana göre, mevcut olan birçok şeyden haberdar olsa insana ait en büyük güdülerden biri olan merak ortaya çıkmazdı sanırım, belki de enbüyük silahının adıdır merak.
Bizim "bilincin bilinc değerini" bir skalada ölcmemiz pek mümkün değil. üzerine bastığımız halıyı çekmek gibi bir eylem bu. Kendi bilincimizin ne kadar bilincli olduğunu ancak ondan kat ve kat farklı boyutta bir üst bilinc seviyesine sahip varlık ölcebilir gibime geliyor. Bu nedenle doğumumuzdan ölümümüze kadar "gölge boksu" yapıp bundan zevk alır haldeyiz
kesinlikle harika bi yorumdu. her satırı tam olarak idrak edebilmem için ikişer üçer defa okudum doğrusu. peki içerisi donatılmaya böylesine müsait, kendi varlığını böylesine muhteşem bir bilinçle oluşturan bilinç, kendisini nasıl meydana getirmiş olabilir? bir üst bilincin varlığı gerekmez mi bu durumda? evet ise onu da meydana getiren bir üst bilinç olması gerekir derken, bunun sonu nereye varır?
İnsan beyni hastalıklı birşekilde çalışmakta. Evrende ki tüm işleyişi tek bir şablondan irdeliyor ve "bunun dışına tek bir adım dahi atma cesareti göstermemek için o kadar ustaca çaba sarfediyoruz ki". Bana göre bu canlı olmakla alakalı. Her canlı "en az eforla" maksimum verime odaklı çaba sarfetmek için evrilmiş. Bu biz insanlarda zihinlerimize kadar girmiş bir davranış. . Bu kısır döngüyü vareden lanetin adı Neden- sonuç ilişkisi (a yı b yarattı ise b yi c nin yaratması gerekmezmiydi diye giden kalıp).
Peki bunu kabaca irdelersek; diyelim ki tanrısal boyutta bir üst kimlik olan bir yaratıcı var ve bizi yani bilinci varetti. Bu durumda neden-sonuç ilişkisinin dışında duran tek bir örnek var olmuş olur o da "yaratıcının varoluş gerçeği" bu nedenle neden-sonuç kalıbını anlamsız kılar. Çünkü birşeyin varolmasına gerekçe olacak bir sebebin omadan bir varlıgın varolmasına örnek teşkil eder yaratıcının kendisi.
Diğer durumu ele alalım; bizi, canlılığı bilinci vs vareden bir üst kimliksel bir yaratıcı olmadan varolduk. Evren bu döngü de ilerliyor. Neden-sonuç ilişkisi yine anlamsız olur ki bizim bir yaratıcıya ihtiyac olmadan varolmuş ve yaşıyor olmamız bu nedenselliği geçersiz kılar yine.
Bu nedenle "bir önceki basamagı vareden bir sonra ki asıl unsur neydi" gibisinden paradoksvari bir görünüm barındıran fakat sorgulamanın önüne konulmuş en temel engellerden biri olarak gördüğüm bu kalıp genelde akıllı yaradılışcıların kullandığı bir kırbaç. Her varoluşsal gerçeğin peşinde ki gizeme merak salan birey kafasını kaldırdığında bu kırbaç harekete geçerek onun bilinçli davranışını tuzbuz ediyor binparçaya bölerek.
Bu nedenle bilincin bu davranışını koşu bandında kendi kendisini koşarak geçmeye çalışan biri ya da kuyruğunu yakalamaya çalışan bir köpeğin yaptığına benzetirim. Bu nedenle anlamsızlıgın bir ifadesidir ben icin. Kaldı ki bu soruya bir yaşayanın cevap verebilmesi de mantıksız. Bir laboratuar da ki petri kabında mevcut olan bakteriye o laboratuarın bulundugu binanın dışının tarif etmesini istemek gibi bir ifade.
Bilinç biz canlılara da has gibi durmuyor. Atomaltı parçacıklarının düzeni de bir bilinç belirtisi gösteriyor ya da molekül formlarını oluşturan atomların kimle bağ kurup kimle kurmaması gerektiğinin koşulunu nerden biliyor olduğu gerçeği gibi.
Bu gibi görece ilkel atomik seviyede ki koşullanmaların bizim gibi karmaşık organizmalarda ki beyinsel aktivitelerde mevcut olan sayısız atomun birlikteliği sayesinde "totaliter bir bilinc haline" milyarlarca yıllık evrimde dönüşmediğini nerden bilebiliriz ki.
ama yaşam dediğimiz bu süreçte ki her şey bir olasılık değil mi? soyut ve somut kavramlar da dahil olmak üzere.. hem olasılıklar her zaman eşit değil midir? 1 saat içinde klavyeniz herhangi bir tuşunun bozulma ihtimaliyle, bozulmama ihtimali eşittir mesela? Bu durumda yaratıcının var olma ihtimali de yok olması ihtimaliyle eşit olmalı. dolayısıyla olasılıklara indirgemekten ziyade olması gereken bir yaklaşım değil mi bu?
Yaratıcı dediğimiz muazzam güce sahip bir unsura ait olasılığın basit atomaltı parçacıkların varlık olasılığından daha büyük olması gerekmezmiydi sence. Bu parçacıklara ulaşmak tuhaf birşekilde daha kolay diğerine göre.
bilinç adında ki mekanizmayı çok daha iyi kullanmamız, daha derinlerine inip çok daha yeni bilgiler edinmemiz için varlığını diğer olasılıklarla eşit tutuyor olabilir : )
Göktaşından yola çıkarak cevap vermek istiyorum izninle... göktaşının özünde bulunan elementler yandığı için katilasmamistir bunun için zaman gerekir. dunya atmosferine girdiği anda değişim başlar sürtünmenin etkisiyle yanmaya devam eder ve düştüğü yerde katılaşır... dünyaya düştü diye aslından bir şey kayber mi goktasi ya da soğuduğu için katilasan elementlerden ayrışan olur mu? içimdeki bende aslında öyle... benim doğuştan gelen bir fıtratım var özüm bunu kimsenin değiştirmeye gücü yetmez... dış etkenler yüzünden belki torpulenebilir baskilanabilir ama bu beni değiştirmeye yeter mi?
"benim doğuştan gelen bir fıtratım var özüm bunu kimsenin değiştirmeye gücü yetmez... dış etkenler yüzünden belki torpulenebilir baskilanabilir ama bu beni değiştirmeye yeter mi?"
fitratım dediğin şey.. bunu sen mi meydana getirdin? kim karar verdi senin fitrat dediğin özelliklere sahip olmana? kim seçti o özellikleri? ortada bir sen bile yokken?
Yetmez ise o zaman özgür bir iraden yoktur. O zaman beni ben yapan şey özünde kötü ise ben yine ben isem o zaman ben neden kötü olduğum için acı cekmek zorunluluğum olur?
Herkesin içinde bir ben vardır nerde doğarsa doğsun büyürse büyüsün ona özeldir. Ama benliğinin büyük çoğunluğu doğduğu, yetiştiği, öğrendiği, çevresinde gördüğü ve tecrübe ettiği olgulara göre şekillenir. O yüzden kimseyi yaptığı şey dolayısıyla kıyaslamam çünkü onun bunu yapmasını sağlayan birçok şey yaşamıştır hayatında, farklı şekilde yaşadığımız için farklı insanlarız bir nevi. Aynı zamanda bundan bağımsız bir ben gelişir bence içimizde. Yunus Emre nin dediği gibi, bir ben vardır bende benden içeri.
:)) okurken tebessüm ettiren ben gelmiş.. mutlaka bir ben vardır, etkenlerden bağımsız olan.. diyorsun peki o beni nasıl ortaya çıkarabiliriz dersin? her etkenden soyutlanmış ve sıyrılmış olarak? bu mümkün mü?
😃🤗 bazen düşündüklerimi yaşadıklarımla bağdaştıramıyorum, ya da gördüklerimle. Kimseye de ait değil, o zamanlarda sadece ben olduğumu düşünüyorum. Sorularınız paragraf sorularıyla kapışır hocam kpss de böyle sorarlarsa yandık valla jdksks
:))) yine tebessüm ettirdi. kpss de böyle cevaplar verirsen yanmaktan ziyade yakarsın : )
yine düşündürücü mantıklı cevaplar.. işte o dış etkenlerden soyutladığın anlarda ki gerçek ben, onu neden tamamen ortaya çıkarıp, onunla devam etmiyor/edemiyoruz hayata? bu mümkün olmayan bir şey mi, yoksa biz mi bu konuda başarısız kalıyoruz dersin?
Dış dünyadan soyutlanmamıza gerek yok, öğrendiğimiz her şeyi kendi zihin süzgecimizden geçirerek bakarız dünyaya. Bu benliğimizin bir parçası, aynı anda bizde dış dünyanın bir parçasıyız
"bazen düşündüklerimi yaşadıklarımla bağdaştıramıyorum, ya da gördüklerimle. Kimseye de ait değil, o zamanlarda sadece ben olduğumu düşünüyorum" Peki bu hissettiğin ben düşündüklerinden, yaşadıklarından, gördüklerinden bağımsız bir ben ise, o beni oluşturan değer nedir? Ne ile donatılmıştır o ben o halde? Neyin simgesidir? Dış dünyadan hiç bir etken barındırmayan o ben kimdir o halde?
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Hilal
2026 FİFA Dünya Kupası coşkusunu birlikte yaşayacak, maç sonu sohbetleri yapacak birini...
Fragmatik
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Mistik Biri
Tarot falına bakmamı ister misin? Astroloji ve Burçlar konularında yardımcı olabilirim.
Ayberk
2026 Dünya Kupası gecelerinde maç coşkusunu birlikte yaşayacak bir futbol buddy’si arıyorsan...
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
2
Cevap
2
Cevap
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
ben dediğim şey annemin kopyası. küçük yaşta intiharı sonucunda onu kaybettim. şimdi onun öldüğü yaştayım. ve gerek günlüklerinden okuduklarımla gerek anlatılanlarla annemin tıpkısı olduğumu farkediyorum
okudum ama türkçe seviyem o kadar iyi değil maalesef. bunu farkettiğimde kendime çok kızdım belki bilerek oldu belki bilmeyerek her neyse paylaşmak istedim :))
:)) aslında bunu ben! de çözemedim.. çok düşünmek çoğu zaman acı fakat öyle bir acı ki, içinde ben'i bulmama yardım eden merhametli bir dost gibi.. bu çok karışık, belki de çok basit.. bilemiyorum inanın.
Ben olmayan başka bir ben, kim olduğunu bilebilmen için senin başka bir ben e ihtiyacın var. Beni ben yapan şey derken ki o ben ne olabilir? Sen kendi ben ini iptidai bir şekilde bilirsin.
Anlıyorum. fakat ben dediğimiz şeyin dış etkenlerden tamamen bağımsız bir şey olduğunu düşünüyorum. burada da farklı bir soru çıkıyor ortaya haliyle.. dış etkenlerden bağımsız olduğunu düşündüğüm bu beni donatan şey ne o halde? bu ben niteliğini nerden alıyor o zaman? bu soruya cevap aramaya başlıyorum..