Kimi insan çevre faktörüne göre kararlarını verir kendini kısıtlar... Kimi insan da umursamaz, kendi isteğine göre karar verir ve yaşar. çevre faktörü önem Teşkil etmez... Peki siz? Çevre faktörünü hayatınızın neresine koydunuz merkezine mi yoksa dış kapının dışında mı? İnsanların hayatınız adına söylemleri nekadar önemli?
İnsanların hayatınız adına söylemleri ne kadar önemli?
Aslında çevre birçok katmandan oluşuyor. Mesela kendi ellerinle bir şekilde hayatına dahil ettiğin arkadaşların, fikirleri ve yaşayış tarzları seninkine tamamen aykırı olması muhtemel ailen, eş dost tabirinden de aldığı güce dayanarak senin hayatına yorum yapabilme hakkını kendinde bulabilen diğerleri. Toplumsal doğru yanlış tabuları vardır. Sen bu tabulara göre taşlanacak, kınanacak bir şey yapmışsındır ki sen bunu içine sindirerek yaptın. Bu noktada onun doğrusu senin doğrundan daha doğru olmuyor asla. Eğer sence sonunda mutlu olacaksan ve başına dert açmayacaksan bir problem yok. Yaptığımız seçimlerin sonunu görmemiz ciddi anlamda mümkün olsa bile hepimizin sırf sona giden yol birçok güzel sondan daha güzel diye bazı fireleri olabiliyor. Senin mutsuz olmanı istemeyeceğini düşündüğün bazı arkadaşlarının fikirlerini kendi süzgeçinden geçirmeni ayrıca öneririm. Çünkü bazen bir aklın koşullara ve durumlara bağlı olarak düşünemediğini başka bir akıl düşünebilir. Aileye gelecek olursak da kırmadan dökmeden, dengeyi koruyarak yine kendi istediklerini gerçekleştirmelisin. Onlara saygı duymalı fakat hayat felsefeden de fazlaca ödün vermemelisin.
Hayatıma dair söz hakkına sahip tek kişi benim, ne kimsenin hayatı hakkında konuşmayı kendimde hak görürüm, ne de kimsenin benim hayatıma dair konuşmasına müsaade ederim. Bu en hassas noktam diyebileceğim başlıca şeyler arasında. Bir karar da alsam, hata da yapsam doğrusuyuyla yanlışıyla bu benim hayatım ve her bir yanlışım, hatam fazla kıymetli. Pişman değilim hiç bir şeyden, olmakta istemiyorum bu yüzden tecrübelerimle, gördüklerimle, duyduklarımla ve bildiklerimle kendi yolumda yürümeyi istiyorum. Kendi doğrularım var, bazılarına göre yanlış olan doğrular belki fakat herkesin kendine ait doğruları vardır ve herkes buna göre yaşıyorken başkalarının düşüncelerine ya da yaşayış tarzını eleştirmek fazla çelişkili. Kimse kimseye göre yaşamak zorunda değil, onların söyledikleriyle hareket etmek zorunda değil. Nerede durmam, nerede hareket etmem gerektiğini az çok biliyorum. Bazen durmam gereken yerde de devam ediyorum fakat bunun sebebi de hislerimle hareket etmemden kaynaklı. Zararlı çıkan bir kişi varsa o yine ben oluyorum ama bunlardan ben şikayetçi değilken kimsenin saçma sapan düşüncelerini ya da nasihatlerini önemsemem çünkü bazen bir şeyleri sadece yapmak “istersiniz” ötesini berisini düşünmeden, mutlu olduğunuz o anlara tutunarak, gerçekten yaşadığınızı hissettiren o insani duygulara tutunarak gitmek istersiniz ve bu yolda her bir duygunun ne kadar kıymetli olduğunu fark edersiniz. Dene-yanıl, hata yapıp düştüğünde tekrar kalk yeniden başla, korkma. Hayat böyle bir şey değil midir zaten? Böyle böyle bulmaz mıyız kendimizi?…
Zamanın birinde bir gün kurbağaların yarışı varmış. Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Gerçekten seyirciler arasında hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: "Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar!'' Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış: "Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar!" Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş; "Bu işi nasıl başardın?" diye. Kurbağa cevap vermemiş.. Bir daha sormuşlar.. Yine cevap vermemiş.. O anda farkına varmışlar ki; kuleye çıkan kurbağa sağırmış!
Nedense herkes bana karşı dediğimi yapmak zorundasin tavriyla konusuyordu ben de bunu istemedigimi belirten davranışlar sergiledim ve gittiler. Galiba var olma sebebim kölelikmiş başka türlü görmezden geliniyorum şimdi olduğu gibi. Oturup konuşabileceğim biri kalmadiği gibi arayıp da bir 5 10 dakika bile konuşacak kimse kalmadi. Etrafimdakiler onemliydi ama ben önemsizmişim
prensip gereği herkesi dinliyorum.. ancak bildiğimi okuyorum ben kendi adıma hayatım adına verdiğim kararların hepsinin altında benim imzam var birilerinin fikirleri yok hiç olmadı evet sevdiğim insanların fikirlerini dinlemek belki benim düşünce dünyamda bir çığır açabilir ancak en nihayetinde hayat benim seçimler benim ve bu seçimlerin sonuçlarını ben yaşıyorum..
Lakin bu demek değil ki kaba bir şekilde ne düşünürsen düşün umurumda değil demek ancak bunu bazen insanların yüzüne söylemek te istiyorum o ayrı bir mevzu..
İnsanların hayatım hakkında konuşmalarını umursamam. Kendi yapamayacakları şeyleri yapamayacağımı sanan, kendi doğrularına göre yanlış olan şeyleri eleştirmeyi hatta kendi doğrularını dayatmayı bir meziyet sanan kimselerin söyledikleri neden umurumda olsun ki. İnsanların hayatım hakkında söyledikleri tamamen önemsizdir. Benim hayatım hakkında ne düşündüğüm önemli gerisi hikaye.
Insanlar sadece konuşur Ne yaparsak yapalım hep elestiri halindedirler Örneğin doktor olsak Inege bak ne tüm vaktini ders çalışarak harcamış eğlenmeyi bilmiyor kesin derler Birilerinin sözlerini önemsemek onlar için yaşamak demektir Bu da dünyadaki en saçma şey kesinlikle Çevremde bunu hayat merkezine koymuş çok insan var Sürekli insanlar bu der şunu der diyorlar Insanların ağzı boş kalmaz ki Kendi yaptıkları ayıpları hep unutur öz eleştiri bilmez Bizimkini gördükleri an bire bin katarak anlatır dururlar Ben asla yapmazdım diyerekte eklerler Hayır sen o insanın yaşadığını yaşadın mı? Hayatı hakkında ne biliyorsun? Gözünle şahit oldun mu? Sadece laf olsun diye üstten üstten konuşurlar. Bir hata varsa sahibi susuyorsa bu seni ilgilendirmez. Insanları aşağıya çekenler birgün kendileri düştüğünde o kişilerden merhamet beklemesin Merhamet falan göremeyecekler maalesef Kendi pisliklerinde boğulsunlar
Bir seçim veya herhangi bir karar doğrultusunda ilerlediğimizde etrafımızdaki insanlardan gelen bir takım söylemleri her nekadar ciddiye almasakta mantıklı veya mantıksız doğru veya yanlış arasında aklımıza illaki dank eder kimilerini haklı bulabilirsin kimilerini haksız ya da ne önemi var ben özgürce bir karar aldım ve bunu gerçekleştireceğim bu doğrultuda ilerlemek kimseyi hesaba almadan işimi yaparım demek sana mantıklı ve doğru gelenleri elinin tersiyle itmen demek bu söylemler kafanın aklının bir ucunda kalır ve sen her nekadar etrafındaki insanları önemsemiyorum desen bile gittiğin yere senin ile gelirler aslında önemsersin istesende istemesende dediğini yaparsın ancak yinede önemsersin çünkü bir yerlerde bir doğru var ve sen bu doğruya karşı çıkıyorsun
İnsanların çevresinden aldığı tepkiler ve duydukları daima onları etkilemiştir.
Aslında bir yere kadar doğru bu. Nasıl mı?
Karşımızda ehil, olgun ve daima bize yapıcı yaklaşan biri varsa, can kulağı ile dinlerim ve öğrenmeye çalışırım. İlla ki benim göremediğim bir yerden olaya bakmış olabilir.
Bunun da ötesinde bir de olumsuz tepkiler vardır, o duyduklarımız ve insanların tepkileri ise yapıcı değil, genelde yıkıcı fevri çıkışlar yahut bizim tarafımızdan olaya bakamadıkları durumlardır. Açıkçası o durumlar da karşımdakinin söylemi de kendisi de önemini yitirmeye başlıyor. Zira hayat hakikaten bunlara takılıp da zamanı heba etmek için çok ama çok kısa.
Çevreye bakarsak çapkın 10 kişiyle yatmış gibi algılıyorlar vücut geliştirince noluyorsa diyenler çöp gibimi kalsaydım ya müptezel gibi günde 2 paket bitiren diyor bunu lan bir kızla konuşuyoruz hemen dedikodu her konuştuğumuzu sevgili sanıyorlar geçen günde 50 yaşlarında dul bir komşuyla diğer mahalleden konuşa konuşa geçiyor ooo amca çok hızlısın dedim teşviği yüzüme yedim ama gülmekten öldüm 🤣🤣
İnsanların benim adımda ya da hayatım hakkımda ne söyledi benim umrumda bile değil çünkü herkesin kafa yapısı farklıdır bana güzel gelen bir şeyi başka tarafa kötü gelebilir ya da bana iğrenç gelen bir şey kaç taraf için bulunmaz bir nimettir farklıyız yani hepimiz ne kimsenin hayatına karışırım ne de ben kendi hayatıma karıştırırım
Yapıcı ve geliştirici olan olumlu ya da olumsuz her söze değer veririm. Bunun dışındaki niyette sorun yaşayan herkese kapı duvarım. İstedikleri kadar konuşabilirler Kendi kendilerine
Benim hayatım benim kararlarım. Tavsiye verebilirler ama müdahale edemezler. Yaratılışımız bile hür irade. Kimse benim ne yaptığıma karışamaz. Karışmasını istediklerim olur onlar meclisten dışarı.
Çevre faktörüne önem vermem. Kimin ne dediği ne düşündüğü beni ilgilendirmiyor sonuçta hayat benim hayatım onlara yanlış gelen benim doğrularım olabilir.
İnsanlara ben sg diyom hiç birini takmıyorum valla Ağızı olan konuşuyor sadece doğruları konuşan ve iyiliğimi isteyen kişileri dinliyorum onun dışında boş yapanlara cevapım sj 😂😂🤫
Kişiye göre değişir bu konu, insanın fikirlerine değer verdiği ve haklı yönlerini benimsediği insanlar olabilir çevresinde, her dediğini yapmak zorunda değiliz ancak fikirler önemlidir, her daim.
Çevre ben varsam vardır o yüzden beni ben ilgilendirir. Eğer çevre karar verirse o hayat benim olmaz eğer ben karar verirsem o hayat benimdir. Hedefsiz kararsız yarın olmaz... Sirius koç olarak imzamida atarim #kizlarsoruyor#siriuskoc_burcuyolal