Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar kalmışsa birkaç ısrar ölümle yarışacak onların yardımıyla dünyamıza acıdım. Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran. Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya Benimse dar çünkü dargın havsalamın gücü yok bazı şeyleri taşımaya. Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu sakın Styks sularının heyulası sanmayın er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu, biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak ne ellerin hırsla yaban tutuşu ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır dev iştihasıyla bende kabaran aşkı yetmez karşılamaya.
Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında. Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlarben yaşarken koptu tufanben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainather şeyi gördüm içim rahatgök yarıldı, çamura can verildilinç edilmem için artık bütün deliller eldekazandım nefretini fahişelerinlanet ediyor bana bakireler de. Sözlerim var köprüleri geçirmezkimseyi ateşten korumaz kelimelerimkılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarınauçtum ama uçuşumradarlarla izlendigayret ettim ve sövdümbu da geçti polis kayıtlarına. Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlarruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliyekara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsalaboratuvarda çalışanlara sorarsanızruhum sahteevi Nepal'de kalmışSlovakyalı salyangozdur ruhumsınıfları doğrudan geçipgerçekleri gören gençlerin gözünde. Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta benkıyı bucak kaçıran ben ruhumusanki ne anlıyorum? Ola kişeytana satacak kadar bile bende ondan yok. Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorumçünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydirdevlet sırrıyla birlikte insanınsinematografik bir hayatı olabiliro kibar çevrelerden gizli batakhanelereyolculuklar, lokantalar, kır gezmelerive sonunda estetik biridam belki! Evet, evet ruhu olmakbütün bunları sağlayamaz insana. Doğruysa bu yargıbu sonuçbu çıkarsamaneden peki her şeyi bulandırıyorertelenen bir konferansgeç kalkan bir otobüs? Milli şefin treni niçin beyaz? Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e? Ne saçma! Ne budalaca! Dört İncil'den Yuhanna'yıtercih edişim niye? Ben oysaherkes gibiherkesin ortasındaburada, bu istasyonda, bu siyahpaltolu casusun eşliğindeen okunaklı çehremle bekliyorumoyundan çıkmıyorumkorkuyorum sıram geçerbiletim yanar diyeönümde bir yığın açalyabir sürü çarkıfelekgergin çenekli cesetleriyleönümde binlerce çiçekkorkuyorum sıra sendesen de başla ve bitir diyecek. Yo, hayıryapamaz bunu, yapmasın bana dünyasöyleyinaynada iskeletinigörmeye kadar varan kaçkaç kişi var şunun şurasında? Gelinbir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar! Bana kötübana terkettiğiniz düşünceleri verino vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınızah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlaronları verin, yakınmalarınızıartık gülmeye değer bulmadığınız şakalarben aştım onları dediğiniz ne varsabunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlarboşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniziçinizde kırık dökük, yoksul, yabansıverin banaverin taammüden işlediğiniz suçları da. Bedelinde biliyorum size çekyazmam yakışık almazbunca kaybolmuş talanparayla ölçülür mü ya? Bakın ben, bir çok tuhafmarifetimin yanısırailginç ödeme yolları bulabilen biriyimüstüme yoktur ödeme hususundasözün gelişiüyesi olduğunuz dernek toplantısındabir söyleve ne dersiniz? Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında! Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirimkazanana vertigolar, nostaljilerkarasevdalar çıkar. Yapılsın adil pazarlıkyapılsın yapılacaksaişte koydum işlemeyi düşündüğüm suçlarısizin geçmiş hatalarınız karşısına. Ne yapsamdöl saçan her rüzgarınvebası bende kalacakvarsın bende biriksindurgun suyun sayhasıyumuşatmayı bilen ateşöğüt sahibi topraknasıl olsa geri verecekbenim kılıcımı.