Bir keresinde arkadaşımla geçmişte "dert" mevzunda konuşurken kendi derdinin daha büyük olduğunu söyledi. Bende ona benim derdim daha büyük dedim... Birbirimize bunu ispatlıyamadık... Belki de bazı şeylerin bilinmemesi adına... Gerçek olan şu ki, çoğu kendindeki derdi bazen çok büyük görebiliyor... Oysaki etrafına baksa ne dertler var... Gizli, açık...
"Derdimi dinledim, derdimden iğrendim. Onun derdini gördüm, derdime imrendim.." Hayatta her zaman için beterin beteri var.. Herkesin imtihanı farklı ama bence en büyük dert sağlıkla imtihan olmak, insanlara yük olmak diyeceğim sonra savaşlar oluyor, bombalar patlıyor, buna küçük çocuklar şahit oluyor, şimdi böyle bir dertler de var. Gerçekten şu hayatta çok ağır dertler var.. Bunları yaşayan insanları gördüğümüzde dert olmayan şeyleri dert ettiğimizi de görüyoruz.. Çocuğunu kaybetmek en büyük dert diyeceğim ama bazen insan kendi katilini kendi doğurabiliyor. Bir evlat için annesiz kalmak en büyük dert diyeceğim ama çocuğuna keyfiyeten küflü ekmek yediren anneler de var.. Tabiki bu örneklerin hepsi de dert, ağır dert hemde. Ama bence derdin en büyüğü namusla imtihan olmak, savaşın içinde kalıp korkuyla yaşamak, bomba seslerine, ölülere şahit olmak.. Hep korku dolu yaşamak.. Belki yanılıyorum ama bildiğim bir şey var ki gerçekten beterin beteri var, en beteri hangisi bilemiyorum.. Kimin derdi, kimden daha ağır tam olarak bilemiyorum.. Tolstoy ne güzel söylemiş "Şikayet ettiğiniz hayat belki de bir başkasının hayalidir" İnsan şımarık olmamalı.. Şu soruyu görünce dert olmayacak şeyleri dert ettiğimizi gördüm..
Bu dünyaya hepimiz Allah'a bir söz vererek geldik. Ne idi verdiğimiz söz? Her durum ve şart altında Allah'a itaat edeceğiz ve ibadet edeceğiz. Buna karşılık Allahû Teala da bize bir teminat veriyor. Dünyalık sorunlarımız ve dertlerimizle beraber bizi sabırla kuşatıyor. Yani bizler dertlerimizin yanında aynı zamanda o derdi kaldırabilecek şekilde bize verilmiş bir sabırla dayanıyoruz sıkıntılara. O yüzden Allahû Teâlâ "insana kaldıramayacağı yükü yüklememiştir" diyoruz. Ama insanoğlu olarak bize verilen bu büyük gücün (sabır) farkında değiliz. Ondandır yakınmalarımız...
Şu hayatta en sevmediğim şeylerden birisidir dertlerin yarıştırılması. "Aaaa bu da dert mi, sen bendekini görsen" diyerek başlar hep cümleler. Ne kadar can yakıcı ve aşağılayıcı bir sözdür aslında. Ben herkesin derdinin kendine özel olduğunu düşünüyorum. Birisi için bir dert küçükken diğeri için büyüktür. Ama herkes bir şekilde bir şeylerin mücadelesini verir. Sadece bizlere düşen kendimize bakmak. Eğer şımarıklık ediyorsak kendimizi toparlamalı, daha kötü durumda isek de şükretmeliyiz.
O yüzden sorunuza en büyük dert şudur diyemeyeceğim. Çünkü çeşit çeşit insan varken bir o kadar da farklı boyutta dert vardır. Önemli olan kişinin dertler karşısında gösterdiği duruştur...
Herkesin derdi kendisine özel... Yine büyüklüğü de o oranda... Ne kendimizdeki derdin altında ezileceğiz, ne de başkalarının dertlerini küçümsüyeceğiz...
Herkesin derdi Kendine büyük gelir ama dünyada zulüm altında, sömürge altında hergün ölüm tehlikelikesiyle yaşayan ölen, açıkla sussuzlukla boğuşan binlerce insan var. Bunlar dışında çaresi olmayan bir sürü hastalık, Çaresi olsa bile maddi durumu yetersiz olduğu için tedavi olamayan insanlar, yiyecek ekmeği bole olmayan insanlar, kimsesizler daha bir çok benim derdim neymiş dedirten dert var sadece biz kendi derdimizden başka dertleri görmek istemiyoruz Oysaki kafamizi kaldırıp bir baksak tüm dertlerimize şükür edicez sabır edicez ama bwncilligimizden dolayı bakmayı bilmiyoruz..
Kişilik & Karakter konusunda 19,5b cevap paylaştı.
İnsanlar güçleri kadar derde maruz kalırlar. Derdi vere n öncesinde gücünü ve sabrını veriyor. Bu sebeple herkesin derdi kendisine büyük geliyor. Bana göre herkesind erdi yardım istiyor ve herkes kendi derdine dost bulmalı.
Şahsen en büyük derdim hesabını veremeyeceğim şeylerin hesabının sorulacak olması.
"... hesabını veremeyeceğim şeylerin hesabının sorulacak olması." cümleniz insanların en önemli dertlerinden olmalı. Bu gerçeği tam idrak edebilen kişi de, hem dünyasını hem de ahiretini mamur eder...
Nasıl ki güzellik görecelidir, dertte öyle. Kimsenin güzelliğini kıyaslayamayacağımız gibi derdini de ölçemeyiz. Çünkü derdin büyüklüğü -derdine -hayatına -çevresine -kişiliğine -bakış açısına göre büyüklük gösterebilir.
Belki 3 yaşında bir çocuk senden daha dertlidir. Ona 'Ya bir git Allah aşkına. Bu yaşta ne derdi çocuğum?' diyemezsin. Ya da 29 yaşında olup gönlünce eğlenen birine 'Şuna bak, ne kadar mutlu. Herhalde hiç derdi yok' da diyemezsiniz. Çünkü bazıları derdini içine saklar.
Ama neden başkalarının dertleriyle kendinizi teselli edesiniz ki? Dertlerinize olan bakış açınızı değiştirseniz zaten teselliye ihtiyaç duymazsınız. Çünkü 'bakış açın değişirse baktığın şey de değişir'
Hangi derdin içinde kıvranıyorsak o dert ağır gelir insana. Kimi aşk dediği şeyin peşinde koşarken gönül işleri ağır diye düşünür, dişi ağrıyan birine sorsak ızdırapların büyüğü ondadır. Bir bebeği kucağına alamayan anne en büyük imtihan kendinde zannediyordur evlat acısı yaşayan bir anne olmadan önce. Sağlık en büyük nimet ve onun ile ilgili ne çekiyorsak dert orda büyük, derman orda kıt.
"Sendeki derdi nimet sayanlar da var". Bizim durumumuzu açıklıyor aslında Bende bazen çocukların peşinde yorgunluk ve tempolu hayattan şikayet ederdim taa ki arkadaşımın çocuğu ölümüne kadar sonra kendimden utandım sağlıklı çocukların var dahe niye şikat edersin diye
Herkesin derdi kendisine büyük gelir. Bir başkasının hayatı ise bir başkasına kolay gelir. Davulun sesi uzaktan hoşgelir diye boşuna dememisler. Insanlar çeşit çeşit. Farklı farklı şeylere değer veriyor farklı farklı şeyler istiyor ve olaylara farklı farklı tepkiler veriyor. Bu kadar farklılık olduğuna göre kişinin imtihanı da dert dediği de tasa dediğide degiskenlik gösteriyle.
Derdin en büyüğü diye sınıflandırmak ve bir sıraya koymak gerçekten de çok zor.. Çünkü dert sahibine büyük gelir.. Bugün ülkemizde dertsiz insan var mıdır bilmiyorum.. Herkesin az çok, irili ufaklı bazı veya birden fazla dertleri var..
"ben" ise dert, bitmez o dert. "Benim derdim daha büyük" dedirten de bu dert. Bence derdin en büyüğü "benlik" derdi. Tüm tartışmalar, kavgalar, düşmanlıklar ve savaşlar be dertten çıkar.
Derdin büyüğü küçüğü olmaz.. Burada etkisi , hissettiğin önemlidir.. Canini son derece yakıyorsa; başka bir insanın bir derdi, gerçekten büyük bur derdi ile aynı acıysa hissettikleriniz fark yoktur.. Yanı ne olduğu değil ne gördüğündür..
Arkadaşınız ile tartışmanızı okuyunca aklıma bir söz geldi ama ahlaksız bir söz affınıza sığınarak yazıyorum, "dert s*ke benzer en büyüğü bende sanırsın"cuk oturdu.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Gece gece gormeseydim keske cok uzuldum en buyuk nimet sagliktir