Bence Aşk'tır. Çünkü ne zaman birini görsen ve beğensen aşık olduğunu düşünürsün ama aslında sadece hoşlanıyorsundur. Yeri gelir acı çekersin yeri gelir mutlu olursun. Yaptığın şeyler yanlış olsa bile sana doğru gibi gelir. Çılgın bir duygudur aşk. Ama acısı da çok can yakar. Sanki hayatında o olmaz ise yaşayamayacak gibi hissedersin. İlk defa bu kadar derin bir kalp acısı... Eğer o da sana aşık ise dünyalar senin olur. Kıskanırsın hemde çok çok çok. Sürekli onu kaybedecekmiş gibi hissedersin. Diğer yandan da onun yanında kendin olursun. Sanki ben başka biriymişim bu da kimmiş dedirtir sana. Kalbin çarpar her görüşünde. Ama eğer aşıksan. Her gördüğünde karnında bir kirpi olur ve onu gördüğünde dikenleri karnına batar, ama canın yanmaz heyecanlanırsın. Böyle birini bulduysan ve o da seni seviyor ise onu hiç bırakma. Ne olursa olsun.. Aşk çok çok çok güzel bir duygudur❤️
Öncelikle bu güzel açıklama için teşekkür ederim. Aşk gerçekten çok güzel bir şey ancak yaşamasını bilene. :) Aşkın salt mutluluklardan oluşmadığını bilmek ve mutsuzluklara karşı da varım demek gerekli.
Sevmek.. Hangi birimiz gerçek manâda sevebiliyoruz ki yaratılanları.
Eskilere bakınca bile anlaşılmıyor mu zamane sevgilerin balon olduğu. Sırf bir sözümle üzülmesin diye neleri yutmuş, neleri konuşmamış sevenlerimiz var. "O mutlu olsun bana yeter " bu sözün eski değeri ve saygısı kaldı mı bu zman da.. Bence hayır..
Sevmek sadece insalara gösterilen bir duygu değil ki.. En güzel aşk mevla ya olan değil mi zaten ama ona erişebilmek ne zor ve ona erişebilmek ne güzel..
Yaratılanı severim yaradandan ötürü dememiş midir Yunus Emre.. Bizim bundan anladığımız sadece insan olmamalı.. Bak ne demiş "yaratılanı severim " bir hayvana zarar vermek.. Bu nasıl bir ahlaksızlık ve de saygısızlık.. Bu Nasıl Yaratılanı sevmek anlayışı.. Yazık bize çok yazık.. Gerçek manada öğrenilmesi en güç duygu sevgidir, öğrenilmesi en güç erdem ise saygı.. Sevgi olmasa bile saygı mutlaka olmalı yoksa tadı mı kalır yaşamın Selametle
Çaresizlik hissi. Gök gürültüsünden korkarsın, sonra alışırsın. Sürekli hayal kırıklığına uğrar, artık hayal kurmayı bırakırsın. Unutulmaktan korkarsın, bir gün varlığının her şeyi ile yok olup unutulacağını hatırlar biraz olsun rahatlarsın ama çaresizlik her seferinde çok baskın bir umutsuzluk ve korku ile geliyor ne alışılabiliyor ne de öğrenilebiliyor.
Duygulara herkes sahiptir. ama duygularını yönetme biçimine sahip olan pek az insan vardır. öfkeli olabilirsin ama saldıramazsın. Kırgın olabilirsin ama barbar davranamazsın. Mutlu olabilirsin ama birini küçük düşüremezsin. Yani duygularını yönetenler sadece insanlardır. Diğerleri hırlayıp huzur kaçıran köpekten farksızdır.
Sevinç, tiksinti, korku, öfke ve üzüntü gibi duygular doğuştan edindiğimiz duygulardır ancak benim fikrimce diğerleri sonradan kazanılır. Mesela vazgeçme, sabır, kabullenme gibi duygular.. Yanlışım olabilir. Şuanlık hayattaki tecrübelerimle beraber düşüncelerim bu yönde.