Ben inandırmak için çok çabalamayı doğru bulmuyorum. Şüpheci ve detaycı bir kadın olduğum için inanmam inanılmaz derecede zor :) sizin için inanmak mı, inandırmak mı zor?#whisky 🥃
İnanmam oldukça zordur. Kolay kolay güvenmem kimseye. Tıpkı bir filozof gibi gözlem yapar deney yapar milyonlarca sorular sorarım kendime , Verdiğim cevaplar beni tatmin etmezse çektiğim seti kimse geçemez')
İnanmak çok zor olabiliyor bazı durumlarda, inandırmak için asla mücadele etmem her zaman dürüst olmaya çalışmışımdır, birisi bana inanmıyorsa aklında benimle ilgili ya sen böyle yapmıştın nasıl inanıyım gibi bir şüphe olmaz o yüzden inandırmak için çabalamam ama bazı şeylere inanabilmeyi isterdim, benim için bu çok zor.
İnandırmak daha zor.. ben şahsen bişeye inanmakta zorlanmam. Çnkü “Kün fe yekün” ol der ve olur. Ama işte birini olucağına inandırmak işte o zor o yüzden tek motivem kendim im
İnandırmak için çaba göstermem. Karşımdaki, söylediğim herhangi bir söz için kuşku duyuyorsa kendi haline bırakırım. İnanır ya da inanmaz... Umurumda olmaz. İnanmak daha zordur o yüzden. Aramızdaki samimiyet bile inanma konusunda duvarlarımı yıkmaz. Sonuçta bu devirde babana bile güvenmeyeceksin. Kimin ne olduğu hiç belli olmuyor. Bazen illallah derecesine getirecek kadar da olsa beni kabul eden böyle eder.
Her ikisi de karşımdaki kişinin benim yanımdaki değeri kadar kolaydır ya da zordur. Ama yine de inandırmak bi tık daha zor. Çünkü herkesin iç dünyası ve düşüncesi farklıdır.
İkiside zor geliyor. Ama artık kimse için yormuyorum kendimi birazda onlar uğraşsın diyorum. Elbette inanmak zordur hiç bir zaman emin olamazsın inandığından.
Genelde inandırmak zor oluyor ünlü genel olarak karşıma çıkan insnaların hep bir güven sorunu oluyor. Her ne kadar sorumlusu ben olmasam da, bazı şetleirn bedelini yapmayanlara ödüyor.
Bakınız nereye çekmeye çalışıyorsunuz anlamakta zorlanıyorum sorun nedir?1400 yıllık değil 120.000-156.000 yıl önceyi bile sorgularım gerekirse. kafamda deli sorular doluyken yara kaşıyorsunuz, hep merak etmişsimdir bütün dinler aynı coğrafyaya gelmiştir, bilmem fikir verebildimi?
🙈🙈🙈🙈🙈yetenek meselesi artık, uzun yıllar önce camii’ye saçlarım uzun diye hoca almamıştı (ki rahmetli babam dini bütün olmasa dahi camiiye epey yardımda bulunmuştu, abartmıyorum eminin minareyi yaptırmıştır) o gün bu gün sorguluyorum
İşte bu şekilde ötekileştirdi toplum, hala vazgeçmedim savaşa devam ettim taa ki 2001 yılında hadi dedim Cuma’ya gideyim ruhum rahatlasın gel gelelim o zaman ki patron senin cuman burası ve tamamen iş bende koptu ve sorgulamaya başladım bu günlere geldim, alsın cuması patronun olsun alsın camiisi hocanın olsun
Aslında bütün bu karmaşa ve çatışmalardan kurtulmanın tek bir yolu var, doğruların ve yanlışların net bir şekilde bize aktarıldığı İlâhî rehberimiz, ana kaynağımız ve hayat kitabımız Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye.
‘’Ya Rabbi! Bize, konuştuğumuzda Kur’ânlaşacağımız ve körü körüne inançtan kurtulacağımız, ayrıldığımızda ise yalnızlaşacağımız arkadaşlarımızın yokluğunu yaşatma.’’
Körü körüne yaşamak, zamanı öldürmek, bedeni felç etmek ve ruhun can damarını kesip atmaktır. Son nefesimizin ne zaman kesileceğini bilmediğimiz hayat süresince hiç kimse vaktinden önce ölmüyor aslında, vaktinden önce veya sonra doğmadığı gibi... Çünkü bizden geriye kalan zaman da, bizden önceki zaman gibi bizim değildir. Bundan dolayı yitirdiğimiz bir şey de yok, çünkü yitirdiğimiz bizim değil...
‘’Zamanın, bedenin ve kâinatın sahibi olan Allah’ım! Her ânımızı, bütün benliğimizi, her zerremizi sadece ve sadece Senin için yaşayanlardan, Sana ayıranlardan ve Seninle olanlardan eyle’’
Körü körüne seçimlerimizdir bizlerin başına belâ olan. Bilgisizliğimizden dolayı hislerimizin aldattığı fertler olup çıkarız.
Körü körüne hareket etmek karanlıklarda yol almak gibidir. Sadece kendisine aktarılanlarla yetinenler hakikat kırıntılarından dahi mahrum kalırlar. Araştırmayan, soruşturmayan, elle tutulur bir çaba sergilemeyen ve kendisine gelenleri basmakalıp kabul eden aldanmış gafiller, sakat zihniyetlerini sürdürdükleri takdirde karanlıklara mahkûm yaşarlar.
Körü körüne plansız programsız yaşayanlar, her duyduğuna inananlar, sorgusuz sualsiz kalabalıklara karışanlar, yaşamak için yenilenmek gerek felsefesine uzak olanlar, ehl-i tahkik olmayanlar, başkalarının dikte ettiği inanışlara bağlananlar düşünce akletme özelliklerini yitirirler.
Nasıl ki, bir balık yaratılış gayesine uygun olan sudan çıkarıldığında hayata veda eder. Aynen insan da yaratılış gayesinin dışına yani Kur’ân ve sünnet çizgilerini aştığında madden olmasa da manen ölmesi kaçınılmazdır.
peki neden kuranı ve sunneti eleştirmiyorsun hiç madem körü körüne sorgulamadan inanmıyorsan? mesela de ki hırsızın elini kesmek saçma bundan çok daha iyi ceza türleri var veya neden dinden çıkanlara öldürülüyor başka dindekiler islama geçerken iyi islamdan çıkıp başka dine geçerlerse neden ölüm cezası? sorgulamak körü körüne inanmamak demek kendi düşüncelerini de eleştirebilmektir yanlışlarına hayır diyebilmektir