Hiç içinizi dökmek istediniz mi?

Dinleyen olsa da olmasa da.
Çocukluğundan beri sessiz, içine dönük biri oldum. Daha okula bile başlamadan önce çevremdeki (uzak akraba veya mahallede oturan sıradan insanlar gibi) bazı büyük insanların beni hiç sevmediklerini hissettiğimi hatırlıyorum. İlkokul yıllarım utangaçlık içinde geçti. Mahallede maç yapardık gol attığımda utanmaktan ellerimi başımda kavuştururdum, kot pantolon giymeye bile utanıyordum o zamanlar. Derslerim ise iyiydi, sınıfın en başarılı öğrencisiydim. Evdeki çoğu zamanımı kendi icat ettiğim oyunlar oynamakla ve ansiklopedi falan okumakla geçiriyordum. En çok da ülkelerle ilgili bilgileri okumayı seviyordum. 11 yaşımdan itibaren vücut gelişimi bakımından geri kalmaya başladım. Dershanede okulda hocaların beni soruyu çözmem için tahtaya çağırmalarından korkuyordum. Soruyu yapamam diye değil, soruları tahtanın çok yukarısına yazıyorlardı, yetişemem de komik duruma düşerim diye.
Güncellemeler
+1 yıl
Son sınıfa doğru düşüşe geçtim. Ortalamanın biraz üstü bir lisede okudum. Lisede benim fiziken geri kalmışlığım artık çok barizdi. Okulda tamamen içime kapanıktım. Anca yurtta birlikte kaldığım arkadaşlarla yakınlık kurabilmiştim. Lisede son sınıflara doğru derslere bayağı yoğunlaştım. Çalışmalarımın karşılığını görmek beni daha çok motive ediyordu.
Güncellemeler
+1 yıl
Kendimi göstermek, başarılı olmak istiyordum. Öteki problemleri erteliyordum, ileride her şeyin bir şekilde yoluna gireceğine inaniyordum. Ailem akrabalarım tanıdıklarım el üstünde tutuyordu beni. Üniversite sınavında ilk bine girip liseden de en parlak öğrenci olarak mezun oldum. Çok iyi bir üniversiteye gidecektim. Tam liseden mezun olacakken çok sevimli iyi niyetli ve asil bulduğum bir kızı çok sevdim ama yazık utangaçlığım yüzünden yüzüne karşı hiç onu sevdiğimi söyleyemedim.
Hiç içinizi dökmek istediniz mi?
Cevapla