En uyuz olduğum tipler dinlemesini bilmeyen, söz bölen hatta siz konuşurken bir anda başka konuya geçen tiplerdir. Karşımdaki insanı dinler, onun sözü bitince ben de konuşurum. İyi bir dinleyici olduğumu düşünüyorum.
Peki siz iyi bir dinleyici misiniz? Yoksa konuşmak için sıra mı beklersiniz? Hatta daha da ileri gidip konuşmak için sıranızı bile beklemeden konuşan insanın sözünü sürekli bölenlerden misiniz?
İyi bir dinleyici misiniz? Yoksa konuşmak için sıra mı beklersiniz?
Öncelikle dinlemek muhatabı olduğumuz kimseye karşın verebileceğimiz en önemli değerlerden biridir. Dolayısıyla dinlemek fiilini küçümsememek gerek. Binaenaleyh, ben iyi bir dinleyici olduğumu söyleyebilirim. Ufak tefek hatalarım olsa da bu konuda, zamanla gelişme kat ettiğimi düşünüyorum. Yalnız dinlemek kavramının içini ne ile doldurduğumuz ve yöntemler geliştirmemiz de önemli. İşbu salt kulaktan giren kelime ve cümleler bir yandan gerçekleşirken, bir yandan da analiz etmek, düşünmek, çözümlemek, anlamak vs. Gibi girişimleri de aynı anda yapmak asıl meseledir. Çünkü salt dinlemek tutarlı, argümanlı, sağlam, sağlıklı cevaplar ve iletişiminde sakatlıklar meydana getirebilir. Cevap hakkı bizlere geldiğinde dolu dolu konuşmak yerine, salt gürültüye de dönebilir. Nihayetinde, iyi bir konuşmacı, iyi bir dinleyiciliği gerektirir...
İyi bir dinleyicimdir. Önce karşımdakinin sözlerini ölçer tartarım sonra ona göre bir karşılık veririm. Allah boşuna insana iki kulak bir ağız vermemiş. Önce dinlemeyi bilmek gerek.
İyi bir dinleyici olduğumu düşünüyorum, zaten dinlemeyi de çok seven bir yapım var. Hatta öyle ki bazen söze katılmam gereken yerde bile karşındakinin sözü bitsin diye beklerim.
Ama benim konuşmama izin vermeyen, fikirlerimi söylememe müsaade etmeyen birisinin de sözlerini kesebiliyorum. Bunun da doğal bir hakkım olduğunu düşünüyorum.