Vicdanen rahatsız oldunuz uyarayım dediniz. Aksi halde kendisine zarar dokunacak. Fakat karşı taraf bunu"Özel hayata müdahale" olarak görürse... Sizin tavrınız nasıl olurdu?
"Benim hayatıma karışma" diyen birisinin, hata yaptığını görseniz uyarır mısınız?
Zaten ilk konuya girdiğimde söylenmesi gereken herseyi söylemeye çalışırım onun bana cevabı hayatıma Karışma olursa.. Peki zaten karışmıyordum sen bilirsin ben sadece bir kardeşin olarak uyardim derim. Ben kendi vicdanimi rahatlatiktan sonra onun yapacağı hatanın ona tecrübe olmasıni ummaktan başka elimden birsey gelmez birşeyde yapmam zaten.
'Benim hayatıma karışma' diyen insanların çoğu aslında bizim hayatlarımıza gayet müdahale eden insanlardır. Daha doğrusu fikirlerimize saygısı olmayan kişilerdir. Öyle insanlara istediğin kadar laf anlatmaya çalış anlamazlar.
Ama ben kendi onurumu çiğnetmeden insan olarak belki de bir arkadaş olarak bir ya da iki defa yine hatasını dile getiririm. Bütün bunları yapmam iyi sonuç veriyorsa ne âlâ. Ama olumlu sonuç vermiyorsa hatta daha da kötü gidiyorsa durum o zaman böyle bir girişimde bulunmam bir daha. Ama yine sabit bir şey diyemiyorum. O zamanki duruma, o insanla oluşan muhabbetimize ve karakterlere de bağlı değişkenlik gösterebilir.
Aslında bu soruyu, bir dizi filimin sahnesinde genç kadını, annesi yaşında ki kadın onun iyiliği için uyarıyor, ikna etmeye çalışıyor. Fakat mukabilinde "Hayatıma karışma" diyerek susturuluyor ve dinlenmiyor... Genç arkadaşları görüyorum diyorlar; "hayatıma müdahale ettirmem" görmüyor, sezemiyor tehlikeyi... Hayatın binbir tuzaklarla dolu olduğunu... şimdilik kısa kesiyorum...
Artık yaşama müdahale ile bir kişiyi uyarma dahi birbirine karıştırılmış durumda. Herkes için demiyorum ama böyle diyen kişiler yaptıkları şeylere kılıf bulabilme adına böyle diyor çoğu zaman. Maalesef...
Şayet dost dediğim bir sıfatta ve kendime bu denli yakın hissediyorsam istediği kadar desin, dolaylı ya da doğruca müdahale eder, dinlemese bile bunu kendisine eleştirimi yaparım.
Yok zaten sıradan biri ise hayatıma dahi olmayan ama bariz yanlış bulduğum bir durum ise telkinde bulunur çekilirim. Bir diğeri gibi ısrarcı olamam.
Kendine müdahale olarak görüp bunu da dillendiriyorsa zaten ortada bir gergin tavır vardır. O halde elbette ılımlı olur, fikrimi söyler çekilirim. Ama ki inatlaşma söz konusu olursa durum daha da kötüye gidebilir çünkü.
Değer verdiğim bir insansa bir dahaki sefere daha yapıcı bir dille konuşmayı denerim ya da yanlış yaptığı şeyden O'nu uzaklaştırmak için birlikte yapabileceğimiz farklı aktiviteler sunarım. Hemen pes etmem.
Uyarmam. Çünkü karşı taraf da “benim hayatıma karışma” diyerek beni uyarmış. Buna rağmen müdahale etmem doğru olmaz. Hem bazen bir musibet bin nasihatten evlâdır, yaşayıp tecrübe etmesine müsaade ederim.