Acıyı unutmak daha zor benim için. Ama sadece ölüm acısını. Aşk Sevgi bunların acısını önemsemem ben. Çünkü en gerçek acı ölüm acısı. Ve zaman onuda alıp götürüyor ama tamamı ile değil. Her aklına gelişinde, her mezarına gittiğinde, gerçeği her an tokat gibi yediğinde filizleniyor. Kısır döngü gibi. Hayat şartları biraz unutturuyor yenlikleştiriyor. Sonra bir bakıyorsun gümm.
Bu soruyu herkese sormalısınız. Alacağınız cevaplarda hatırlanan şeyin mutluk olduğunu söyleyenler çok çok az olacaktır. İnsanın doğası bundan ibarettir. Hatta kendimize soralım. “Hayatta iyi-kötü hatırladığınız hatıralarınızda mutluluk mu, acı mı daha hakim? Hangisi daha uzun sürmüştür?” Bu soruya çok büyük çoğunluk acı diye cevap verir. Acı her zaman insana çok fazla şey öğretir. Bu yüzden izleri çok belirgindir. Mutluluksa unutulabilir daima. Bu yüzden tarihte en büyük, en etkili ve toplumu değiştiren tiyatro oyunlarında saf trajedi vardır. Bildiklerinize bakın mesela, Shakespeare, Hamlet gibi klasik yazarların oyunları genel de trajedidir ve yüzyıllardır silinmemiştir. Bunun sebebi onların ünlü olmalarından değil. Yazdıklarındaki saf trajedinin toplumu siyasi, politik veya öznel açıdan değiştirmesiyle ilgilidir.
İkisi de aynı anlamda hemen hemen mutluluk çabuk unutulur niye mi güzel şeyleri 1 küçük hareket bile bitirebilir ama ben pek bitirmem, bitiren insanlarda olayın olumsuz tarafını gören insanlardır, yani bence acıyı unutmak zordur ama ne tür bir acı olduğuna bağlı 😃
Güzel soru ama ifadelerin ikisi de bana pek uymuyor. Geçmişte yaşadığım acıları her ne kadar unutmasam da alıştığım için ve acıyı lehime çevirebildiğim için şimdi geriye dönüp baktığımda yaşadıklarım bana acıyı hissettirmiyor. Evet yaşadıklarımı unutmamış olsam da onlara acı olarak bakmıyor yaşanmışlık olarak bakıyorum. Mutluluğa gelecek olursam da mutluluk bana her gün kendini huzurla birlikte hatırlatıyor. Acılara kolay alışabilen ve kolay toparlanabilen biriyim ben ve bana mutluluğu getiren en büyük şey de bu zaten. Mutluluğu unutmuyor, hatırladığım kötü deneyimlerimden de acı duymuyorum..
acılar üzüntü ve hayal kırıklıkları geçmişindeki kötü anılardır, bunun üstesinden gelmek çok kolay bir iş değildir, mutluluklar anlık heyecanlardir hayatında bir çok kez bunu sığdirabilme imkanın vardır ama acının bir tanesi küçük dâhi olsa çok can acıtabilir, acılarla mücadele etmekle mutluluğu hatırlamak arasında çok çok büyük fark vardır çünkü acında hem kalbine hemde aklına hükmetmek gerek
Benim için acılar, sadece ders çıkarmaktan ibarettir. Dersimi aldıktan sonra acılarımı bir kalemde sildim/silerim. Mutluluk ise, beni yaşama bağladığı için çok geçmişte onu yaşamış olsam bile hemen hatırlarım. Hatırlarım ki geleceğe umut dolu gözlerle bakabileyim
Bende şöyle soriyim o zaman. Mutluluk kafanda nasıl bir algıdır. Sence dış etkenlere göre mi artar ya da azalır? Bilimsel olarakta elden bir şey gelmiyosa kabulleniş ve zamana bırakış acının hissini bizde azaltır. Ama mutluluğu içimize bakmadan sadece dış etkenlerle ararsak hiçbri zaman tam mutluluğu yakalayamıyız bence. Çünkü mutluluk=güzel bir oluşun beklentisi haline gelir ve zamanla daha fazla mutluluk istemeye meyilli bir hale de gelebiliriz.
Buna birisinin sözüyle cevap vermek isterim. “Acıyı unutmak çok zordur, ama güzelliği hatırlamak daha da zordur. Mutluluğu gösterecek bir yara izine sahip değiliz. Bizler huzurdan çok az şey öğreniyoruz.” Chuck Palahniuk
Nedense bizi mutlu eden onlarca kişiye rağmen üzen bir kişiyi aklımızdan çıkaramıyoruz Sanırım acıyı unutmak daha zor, çünkü acı insanı güçlendiriyor, olgunlaştırıyor; acı çektikten sonra insan, mutluluğun kıymetini daha iyi anlıyor