Korkunun bizi bastırması değil, motive etmesi lazım. Noam Chomsky makalelerinden birinde şunu söylüyor: "Korkularınızla yüzleşin, üstüne gidin, korkularınızı fark ederseniz sizi korkutmaya çalışanlar o kadar başarılı olmayabilirler."
İnsanı esaret altına alan en güçlü duygudur korku. İnsanın yegane dürtüsü kendini korumaktır ve korku buna engel olan en önemli unsurdur. Yazıda da söylendiği gibi korkuların üzerine gidilmesi ve bu korkularla yüzleşmek insanın cesaretini artıran ve bazen de bu korkuları yıkan durumlara neden olabilir.
Korkunun temelinde ne yattığıyla alakalı olarak tamamen kurtulmak mümkün olabilir bence. Örneğin; yüksekten korkan biri ya da karanlıktan korkan biri bunu kendi iradesiyle aşabilir fakat bilinmezliğe duyulan korku, insanın kendi başına cesaret edemeyeceği ve çözümüne kavuşamayacağı bir durumdur.
Her birimizin muhakkak korkuları olduğuna inanıyorum. Kimi sadece bunu biraz daha yüzeysel yaşıyor ve tepkimesi biraz daha basit oluyordur. Kokmak eylemi, duygusu ya da adı neyse bize bazı tedbirleri beraberinde getiriyor. En azından benim için öyle.. Onlara karşı zihnin bu karmaşası bizi tedbir alarak kendimizi savunmamızı sağlıyor. Yüzleşmek anlamış değilim ama buna örmek verirsek pekte yaşadığım bir hadisedir. Karanlıkta ya da kimsenin olmadığı mekanlarda sanki ensemde birinin olduğu hissi, sanki birinin beni izlediği hissi beni oldum olası rahatsız eder ve bilinmeyen, tanımı olmayanla ne şekilde yüzleşirim bilinmez. Bildiğim tek şey vücudun bu zamanlarda kan basıncının yükselmesi, nefes almada hızlanma gibi duyulan kaygıya bir kurtarıcı rolü üstlenen anksiyetenin kaygı bozukluğuna dönüşmemesi gerektiğidir. Ya da bir örnek verecek olursam duyduğum yükseklik korkusundan ( bunu yeni deneyimledim) dünyanın en iyi uzmanı gelsin beni bu korkumdan sıyıramaz olacağıdır. Diğer hususlar belki tartışılabilir.
Genelde korkularımız dan pek kurtulamayız. İş kaygıları, geçinme kaygıları, yarın için ahiret kaygıları, birini seviyoruz seviliyormuyum kaygıları, borçların var borçları ödeyebilecek miyim kaygıları, hastalandık ölecek miyim kaygıları... Bu kaygıların arkasında hep korkularımız vardır. Kurtulmanın çaresi, var aslında yapabilsek. Nedir derseniz, halis bir imana sahip olmakla korkularımızdan kurtulabiliriz. Böyle inançlı teslim olmuş bir kulu hiç bir korku korkutmaz. Ne geçim, ne hastalık, ne kavuşmama, ne ümitsizlik, ne de ölüm...
Korku kendini koruma içgüdüsünü harekete geçirir. O halde insan kendini nasıl koruduğuna bakmalı. Yanlış tavırlar ortaya koymayı terketmeli. O anda doğru davranışı gösterebilmeli. Bu da aklını iyi kullanıp kaybetmemekle mümkün. İşte o zaman korkusunu yenmiş olur..
Katılıyorum ben bir yerde benzer bir fikir okumuştum eğer bir şeyi kafanıza çok takıyorsanız onun üzerine gidin sürekli takıldığınız şeyi düşünün ve ondan bir anda kurtulun ama asla bir daha o şeyi düşünmeyin ve gerçekten motive olduğunuz sürece işe yarıyor :))
Korkuların üstüne gidilmesi gerekiyor. Yoksa her korktuğumuz başımıza geliyor. O yüzden savaşmaktan vazgeçmeyin. Korkularımız değil biz korkularımızı yenmeliyiz.