Hayatta beyaz bir sayfa açmak zor mudur?

Ömrümüz tıpkı gökyüzüne ulaşan, sayısız basamağı olan merdivenlere benzer. Daha küçücük bir çocukken başlarız sağlam adımlar atmaya. Masumiyetimizi bırakırız ilk basamaklara, gülüşlerimizi, kahkalarımızı, umudumuzu ve hayallerimizi. Artık her aşama için bir şeylerden zaruri şekilde feragat etmekten belki de bitkin düşeceğiz ama düştüğümüz zaman kalkmasını da bileceğiz. Çocukluğun eğlenceli dünyasından çıkıp büyüdükçe, hayat henüz tatmadığımız alışık olmadığımız birçok farklı duyguyu önümüze serer. İlk üşümelerimizi, beraberliklerimizi, ayrılıklarımızı, özlemlerimizi iliklerimize kadar yaşarız. Yaşamımız bir yol gibi ya güya ortasında, upuzun merdivenin basamaklarına daha sert ve emin adımlarla basmaya başlarız. Hayal kırıklıkları gırla giderken biz onlarla dolup taşarken, ruhumuzu esareti altına alan kalınca bir sis perdesi vardır artık. Korkularımız, çaresizliklerimiz, kayboluşlarımız, hoşçakallarımız ile bezenmiştir son merdivenler. Uçurumun kıyısında dolanıp dururuz, acı gerçekle yüzleşirken adım atabileceğimiz tek bir basamak dahi kalmamıştır. İki ihtimalli bir denklem düşünün; her halükarda bembeyaz sayfalara simsiyah bir nokta olacağız. Uçurumun kenarında dolanırken dengemizin kasıtlı kaybolması sonucu birkaç adım daha atıp özgürlüğe kavuşabilecekken; zümrüdüanka misali küllerimizden yeniden de doğabiliriz. Seçimi kendimiz yapacağız, büyük irade gerektiren durumların içerisine yerleşke kurmak zorlayıcı olsa dahi; sonucu her ne olursa olsun insan kişisi kendine bembeyaz sayfalar açmaktan çekinmemelidir.
Hayatta beyaz bir sayfa açmak zor mudur?
Yaşamdan korkmalı mıyız, yoksa meydan mı okumalıyız?
Hayatta beyaz bir sayfa açmak zor mudur?
Cevapla