Çıkışa dakikalar kalaaaa yuppiii en sevdiğim anlar iş bitiyooor🥳 Az önce iş yerindeki arkadaşım biriyle tartıştı da bu soru ordan aklıma geldi. Konu çok basit aslında kendince doğru olan bişeyi savunuyor sadece. Ama doğru söyleyeni neden kimse pek sevmez? Açım ben aççç canım yemek yemek istiyor 🤦🏻♀️
Çıkarlarını düşünen insanların söylediği bir cümle bu. iki yüzlü olurlar. Kesinlikle doğru sözlü olan, sözünü esirgemeyen ve sakınmadan herkesi eleştiren kişiyi kimse sevmez. Dolayısıyla çıkarları zedelenen, kusurları yüzüne söylenen, ikiyüzlülükleri yüzlerine çarpılan insanlar tarafından hor görülüp kovulurlar.
İnsanlar gerçeklerden daima kaçarlar, çünkü gerçekler can acıtıcıdır yüzleşmesi aşırı derecede zordur. Kendilerine sanrılar oluşturup dogmatik biçimde yıllar yılı onlara inanırlar asla başka düşüncelere 'realistik' yaklaşımlara ihtiyaçları yoktur. Merak etmeyin gerçeği en az onlar da sizin kadar iyi biliyorlar yalnız kendilerini kandırmak hayatı daha yaşanılır hale getiriyor.
Doğruyu dile getiren kişi biraz daha rasyoneldir bundan dolayı 'bağnazlıkla kör düğüm olmuş' zihinlerin kendisiyle çelişmesini sağlar. Huzuru kaçan inanmışlıklar doğruyla karşılaşınca nereye kaçacaklarını şaşırır. Verecekleri hiçbir cevap mantıklı olmamakla beraber tahmin edip söyleyebilecekleri yeterli donanıma da sahip değillerdir. Gerçek tektir algıların ötesinde yorumlanabilir lakin sonuç hiçbir suretle değişmez. Genel kanıları göz ardı etmek bir süre tatminkarlık sağlar kendi evreninizi yaratırsınız.
Kişiler gerçeği duymak veya onlara inanmak istemiyor. Şüphesiz yalanın mutlu eden, öz güven katan cezbedici bir yapısı var. Buna istinaden biri çıkıp doğruları konuşursa linç edilme potansiyeline sebebiyet verebilir. Boşuna dememişler 'cehalet mutluluktur' diye, birey öğrenmemeyi veyahut bildiğinin karşısına çıkmamasını kendince geliştirdiği aforizmalarla yaşamayı amaç ediniyor.
Doğru söyleyen bu ahval içinde tutumunda diretince de 'şer odağı' haline geliyor. İnsanların hataları yüzlerine vurulunca, yaptıkları yanlışlarla hesaplaşma aşamasına düşüyorlar; hal böyle olunca da rahatları kaçıyor. Bu yüzden 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovma yoluna gidiyorlar' ama doğru söyleyen ne yapıyor 'gidip onuncu köye yerleşiyor.' Şimdi geriye kalanı da köylüler düşünsün skolastik felsefelerinin körlüğü içinde yaşamaya devam etsinler.
Doğru doğruda kime göre neye göre? Bir başkasının şiddetle savunduğu diğerinin yanlisi olabilir. Fakat genel doğrularda haksız olanın kaçış yolu yoktur yani savunma mekanizmasi çöker.. Ya karşısındakini kovar ya da kendi uzaklaşır.. Bu tip durumlarda eleştiriyi kabul eden kişiler olgun kişilerdir ki kendi eksiklerini görür haklısın der devam ederler. .
Sebep cok basit aslinda insanlar özellikle is yerinde dogrulari yapmak yerine en basidini yaparlar ve dolayisiyla dogrusunu soyleyen savunan insan dislanir bu hep böyledir
Doğru yüzüne tokat gibi çarpar. İnsan kabullenemez, yediremez kendine. Gerçekleri değil de duymak istediklerini duymak isterler. Yalanlarla kendilerini avuturlar, he bir de bu yalanlara kendilerini inandırırlar. 😄 Doğru can acıtır kısacası o yüzden "doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar."
Doğrular her zaman güzel değildir insanlar kandırılmayı ve kendilerini kandırmayı severler doğrusunu onlarda bilir ama işlerine gelmez. O yüzden sen ısrarla doğrucuysan sevilmezsin. Politik ol deyimi bu gibi durumlarda işliyor maalesef
İnsanlar kendi yanlışlarını biliyor ve önemseniyor. Günümüzde yanlışları doğru gibi görüp geçiştirmek sıkça yapılan bir hata. Aslında her iki taraf yanlışın farkındadır.
Yalan tatlı doğru acıdır. Yalan kolay yol doğru zor yoldur. Yalan haysiyetsizlik karaktersizliktir Doğru bütün iyilikleri içinde barındırır. Yalan genellikle çoğu zaman insanların işine gelir. Doğru da görmezden gelinir
Sözü bile var "Gerçekler Acıdır". İnsanlar yalan dinlemeyi daha çok tercih eder olmuş. Kendilerini kandırmak bir nevi ağrı kesicidir. Sakın haaa gerçekleri söylemeyin yoksa sizden nefret ederler😬