Sanırım çağımızın sorunu da bu, anlamış gibi yapmak. Dinlemeden en ağır şekilde yargılamak. Sorup soruşturmadan en sahte cümlelere bile inanmak. Gerçeği görmek yerine tatmin edici bir yalanı seçmek.
İnsanları bilmeden tanımadan yargılamak birçok insanın içine düştüğü yanlışlardan biridir. Aslında herkesi tanımak gerekir. Ama ön yargılar çoğu zaman buna izin vermez. Ön yargılarımız bizi karşımızdaki insanı tanımadan dinlemeden yargılama konusunda tetikler. Herkes ne kadar da ben ön yargısız bir insanım dese de aslında herkeste biraz vardır bu durum. İnsan doğasında vardır ön yargı. Ama asıl mesele bundan sıyrılıp, karşımızdakini iyice dinleyip, anlamak ve ondan sonra değerlendirmek ve belki de yargılamaktır.
Komik, saçma bir eylem. İnsan karmaşık bir yapı zira; içinde milyonlarda duygu, düşünce, deneyim taşıyor. Dahası bunları farklı şekillerde birleştiriyor, örneğin kırılgan biri kendini korumak için öfke ve düşmanlık sergileyebiliyor. Koşullara, deneyimlerine, bakış açısına bağlı olarak herkes son derece acımasız, kötü, bencil olabiliyor.
Üstelik, neye göre yargılıyorsunuz? İyi ve kötü kavramları, doğrunun ve yanlışın tanımı, ahlak anlayışı her insanda farklılık gösteriyor. Sizin yanlış olduğunu düşündüğünüz şey bir başkası için doğru olabiliyor. Sonra içinde bulunulan durumlar, deneyimler de etkili.
Maalesef bu olay başıma çok geldi. Artık bir de engelleme diye bir mevzu çıkmış, engelleyen engelleyene. Takir takır önyargilarini soyleyip karsi tarafi dinlemeden anlamak bile istemeden uff diyip engelliyor insanlar.
En İyi Cevaplar