Hayatta bir çok insan öz güvene olan inancını yitirmiş durumdadır. Bunun için insanlar araştırmalar yapıp kendilerine olan güvenlerini geliştirmek için çeşitli yollar denemişler. Ancak çoğu insan ne yaparsa yapsın bu konuda kayda değer bir başarı elde edememiştir.
Bir sorunu çözmek için öncelikle sorunun kaynağını bulmalıyız.
1) Yanlış yetiştirilme tarzı
Öz güven insanın karakterinde yer alan bir özelliktir. Güçlü karakterli kişiler yüksek öz güvene sahip olurlar. Karakterin gelişim aşamasının en maksimum olduğu zamanlar çocukluk zamanlarıdır. Bu dönemde ebeveynler çocuklarına kaliteli bir öz güven kazandıramazlarsa bu çocuk için olumsuz etkilere sebebiyet verecektir.
Peki bunu nasıl yapacaklar?
Ailelerin çoğu çocuklarına hep şunları der: ''Dikkat et çocuğum eşyaları kıracaksın'' ''Yemeğini düzgün ye, yere dökeceksin'' ''İn oradan bir yerini kıracaksın'' Bu tarz öz güven kırıcı cümleler çocuğun kafasında başarısız bir insan olduğu düşüncesini oluşturur. Çocuk yeni şeyler yapmaktan bir şeyler başarmaktan korkar hale gelir. Bu hususta ailelerin biraz daha dikkatli davranmasını öneriyorum.
2) Sosyal şartlanma
Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye bir söz duymuş muydunuz? İnsanlar çevresindeki insanlardan izler taşır. Mesela, çok sevdiğiniz bir arkadaşınız size kanka, kardeşim, kanki gibi ifadeler kullandığında bir müddetten sonra siz de bu kelimeleri hitap şekli olarak kullanmaya başlarsınız.
Aynı şekilde çevrenizdekilerin karakter yapısı da öz güveninizde büyük etki yaratır.
Pekala öz güveni güçlendirmek mi istiyorsanız? O halde yeni arkadaşlıklar edinin.
Tabi ki eski arkadaşlarınızı hayatınızdan çıkarın demiyorum. Ancak potansiyeli yüksek yeni arkadaşlıklar edinmek sizin öz güven boyutunuzu bir nebze de olsa arttıracaktır.
3) Yaşanan öz güven kırıcı başarısızlıklar
Doğduğumuz günden itibaren hayatın içinde başarısızlıklar yaşamaya başlarız. Daha ilk yürüme çabamızda dahi düşer kalırız, ilk aşık olduğumuz zamanlarda bazen her şey yolunda gitmez, ilk sınavınız da belki iyi sonuçlar almamış olabilirsiniz. Kısacası hayatın her anında karşımıza birçok başarısızlıklar gelir.
Peki başarılı insanı başarısız insandan ayıran temel faktör nedir?
Başarılı insan tüm başarısızlıklara rağmen direnen insandır. Sabreden, çabalayan, kaderine mahkum olmamak için omzuna ağır yükler alan insandır. Korkmadan, cesaretini ön planda tutarak kendine yollar arayandır. Başarısız insan ise zorluklardan kaçmayı seçer, her şeyi zamana bırakan insan tipidir. Oysa zamanın değerini hiç bir zaman anlayamazlar. Eğer öz güven sahibi olmak istiyorsanız kaybettiklerinizi kazanç saymayı öğrenmelisiniz.
Özgüvenin temel bileşeni aslında güven duygusudur. Bu da belirttiğin gibi ailede başlar. Hatta anne karnında başlar, bebek doğduğu zaman kendini savunmasız hisseder, tabi birazcık da şaşkın. Fakat annesinin kucağına gelip, kalp atışlarını hissettiğinde güven kazanır. Artık onun için en güvenilir varlık annesi olur. Aslında özgüvenin iki tipi vardır: İç ve dış özgüven. İç özgüven; kendini tanıyabilme, başarısızlıkları kabullenip ders çıkarabilme... Dış özgüven ise, iç dünyamızın dışarıya yansıttıklarıdır. Yani iletişim gibi. Kendi başına kararlar alamamak, eleştirilmekten korkmak, sürekli oluşan endişe ve çekinme duygusu, hata yapma korkusu, iletişim eksikliği özgüven eksikliğinin en büyük belirtileridir aslında. Kişi kendi iç dünyasına yönelip onu tanıyabilmeli, böylece başarısız olduğu alanlar kadar, başarılı olduğu yerleri de görecektir. Haklarına sahip çıkıp, fikirlerini savunabilecek ve hatta cesaret kazanacaktır. Özgüven ailede başlayıp kendi iç dünyamızda biten bir kavramdır...