İnsanlar; dil, din, milliyet, zihniyet ve ten rengi bakımından sınıflara ayrılıp ötekileştirilmemeli. Pablo Casals, Francois Fenelon, Pierre Berton, Malcom X ve Albert Einstein gibi sanatçı, düşünür ve bilim adamlarının bu ötekileştirmelere olan tepkisi; insanların doğuştan getirdikleri vasıfların bir ayrıcalık olarak değerlendirilmemesi gerektiği yönündedir.
İnsanoğlunu insan yapan temel bir mekanizma var.

Bizi diğer canlılardan ayıran özelliğimiz şüphesiz ki düşünebilme yetisine sahip olmamızdır. Akılla düşünerek doğruyu bulma yönünde ilerler ve vicdani kısmını ise çevresel kitlelerin tepkisine bağlı olarak ahlak terazisinde tartar ve ona göre hareket ederiz. Çevreden etkilenen insan zamanla daha doğru kararlar almaya başlar. Bu durum, yaşa bağlı olarak aklın ve gözlem yeteneğinin gelişmesiyle açıklanır.
Bizler doğduğumuzda ''1'' rakamından ibaretiz. Bu ''1'' rakamı bizim karakterimizi oluşturur. İnsanoğlunu insan yapan erdemler bu rakamın içinde gizlidir. Derken okul hayatına atılırız ve başarılar elde ederiz. Eğitim yönündeki bu başarımız bizi oluşturan ''1'' rakamının yanına bir ''0'' atmamıza olanak sağlar ve biz sadece ''1'' iken ''10'' olmuş oluruz. Kişi kendi alanında yükselir, yaptığı konuşmalarla itibar kazanır ve ''1''in yanına bir ''0'' daha atar ve kendisi ''10''dan ''100''e yükselir. Yaptığı yardımlarla bir grup insanın saygısını kazanır ve bir ''0'' daha atar, ''1000'' olur. Kişinin gelişimine bağlı olarak toplumsal yönde kazandığı her başarı karakterinin yanına ''0'' atmasına neden olur ve o ''1'' rakamı bir zaman sonra milyonlara kadar çıkabilir.
Eğer bu mekanizma çalışmazsa insanoğlunu insan yapan değerler yok olur.
İnsan hastalığa yakalanır ve eski sağlığından parça kopar. Bu, karakteri oluşturan ''1''in yanına attığı bir ''0''ı götürür. Kişi eşinden ayrılır ve bir ''0'' daha gider. Kişi işindeki başarıyı eskisi gibi yakalayamaz ve atmış olduğu sıfırlardan birisi daha gider. Hayata karşı edinmiş olduğu sıfırlar onu yükseltti ve ona bir değer kattı. İnsan, bütün sıfırlar silinene kadar ızdırap çekse bile kendisi oradadır ve onu sürekli temsil eder. Oradaki ''1'' onun insani yönden var olduğunu gösterir. İnsan, şan ve şöhret kazanıp erdemlik yolunda topallamaya başlarsa ''1''i yavaş yavaş silmeye başlar. Yanına attığı sıfırlar dursa bile o ''1''in oradan silinmesi hiçbir etki göstermez. Eğer attığı o sıfırların yanında kendisini insan yapan vasıfları kaybetmiş ise o sıfırlar bir işe yaramaz. Binlerce, milyonlarca sıfır olsun, başına sıfırdan başka bir rakam konulmadığı sürece hiçbir anlam ifade etmez.
Pas tutmuş bir mekanizmanın çarkları yeniden hareket ettirilebilir mi?

İnsanı insan yapan değerler ortadan kalktığı zaman gelinen statünün hiçbir önemi kalmaz. Tarihte birçok lider kötü ve acımasız olduğundan birçok kişi tarafından sevilmez. Oysaki birçoğu statü kazanmış, karakterinin yanına çok sayıda sıfır atmış kişilerdir. Ama en baştaki olmayınca diğerlerinin de bir önemi kalmıyor. Her insan doğduğunda ''1'' ile doğar fakat bazıları ondan kurtulur. Bundaki en büyük etmen şüphesiz ki kişinin çektiği sıkıntılardır. Bir insan çok tahrik edici bir amaca yönelmek istemediği sürece kolay kolay o ''1''den kurtulamaz. Bunu yapmayı başaranlar statü kazanmaya meraklı insanlardır. Yaşadığı bazı musibet kayıp giden ''1''e tekrar sarılmasını sağlayabilir. Az da olsa her insanın içinde bir merhamet duygusu vardır. Bunun tetiklenmesi en kötü insanın bile kendine ''Ben kimim ve nereye doğru gidiyorum?'' demesine neden olur. İyi kararlar, düşünen zihnin birer ürünüdür. Karakterin yanına eklenen her statü insanlık vasfını getirmez. Kişinin çok para kazanması veya kariyerde zirveyi yaşaması iyi bir insan olduğunu göstermez. İyi bir insan, o lekelemediği ''1''e sadık kalanlardır. İnsan bunu geliştirdikçe yeni bir unvan kazanır. Kazanılan her unvan onu daha iyi bir insan yapar.
İyi insan mutluluk, kötü insan tecrübe, yanlış insan ders, mükemmel insan iz bırakır.
Siz kaç unvana sahipsiniz?

Sizi başkalarının gözünde değerli kılacak hangi özelliklere sahipsiniz? Mesela zor durumda kaldığınızda, muhtaç olduğunuzda başka bir insana yardım edebilecek kadar cömert misiniz? Topallayan bir köpek gördüğünüzde üzülüp sanki kendi bacağınız topallıyormuş gibi hissedebiliyor musunuz? Geldiğiniz statünün kibrine düşmeyip mütevazi davranabiliyor musunuz? Sizinle hangi konuda olursa olsun, fikirleri bir noktadan sonra ayrılan insanlara saygı gösterebiliyor musunuz? En önemlisi, sevginizi yeterince gösterebiliyor musunuz?
Aslında yazılacak daha o kadar çok şey var ki. Her biri size bir unvan kazandırır. Sizin için ''O çok cömert, alçak gönüllü, sabırlı, merhametli ve anlayışlı bir insandı.'' derler. Sadece bunların bir kısmına yeteri kadar sahip olmayışım bile başlıktaki soruya kayıtsız kalmama neden oluyor. Sadece vicdanı olanlar cevap versin. Siz kaç unvana sahipsiniz?
Vicdan yoksa başkalarının zorlaması altında karar verilir. Bu karar iyi ya da kötü hiç fark etmez. Ki bir insanın karakter yönünden unvan kazanmasının altında yatan en büyük vasıf vicdandır. O olmadan üzerine koyulmaya çalışılan her vasıf noksan kalır. Çünkü o kararlar iyi de olsa kötü de olsa kişinin kendisine ait değildir.
Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır. Onu başkalarının kullanmasına fırsat vermeyip öldürmedikçe.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar