Başlık ne kadar dikkat çekici bilmiyorum, zaten aklımdan dökülenleri yazıp sonra da paylaşıcam.
Son zamanlarda o kadar çok değişti ki fikirlerim, artık ne olmak istediğimi bilmiyorum. Bir yandan deli gibi sevişmek, içmek, istediğim her şeyi giymek istiyorum. Sonra bunları düşündüğümde beni suçlayan başka yanımın sesini duyuyorum.
Yolda giderken elimde, mikrofon yaptığım bir su sişesiyle bağıra bağıra şarkı söylememe engel olan şey, erkeklerin içinde dans etmememe engel olan şeyle aynı.
Kendimden başkaları için vazgeçtiğimde kazancım ne olacak?
İnsanlar ve onların belirlediği kalıplar, kendilerine ait olduğu halde sanki bana da aitmiş gibi değerlerini dayatırlar, aslında kendilerinin de içten içe sevmedikleri değerlerine gönülden bağlanmamı isterler, bağlanmazsan aşağılık olursun. Değerli olmak; sevdiğin erkeği öpmemekten niye geçiyor? Ya da niye, edep; vücudumuza koyduğumuz sınırlar?
Neye inanacağımı o kadar çok şaşırdım ki, birbirinden tezat bir çok fikri aynı saniyelerde istiyorum..
Bilmem lazım, napcağımı anlamak için her şeyi bilmem lazım. Sonsuz bilgiye sahip olmalıyım.
Sonsuz bilgiye sahip olamayacak kadar kötü hissediyorum.
Bilgili insanları gördükçe peşlerine kedi gibi takılıyorum, sırf onlardan birkaç bir şey öğrenmek için..
Sonra onlara aşık oluyorum, her birine tek tek aşık oluyorum.
O yakışıklı erkeklerin, seyrek sakalla çevreli ağızlarından dökülen enfes kelimelerin beynimi uyuşturmasına izin versem ne kaybedebilirim?
Varlığım kendim olmak için değilse kendim olmaktan vazgeçebilirim ama ya tüm doğrularım yanlışsa, kaybettiğim hazlar bana neleri kazandırabilecek?
Bayıldım görüşüne. Görünmez ama her hücremize kadar hissedebildiğimiz baskıcı sınırlar özgür ve mutlu olmamıza sınır getiriyor. Sokakta pet şişeyle şarkı söyleyip dans etmeye de bayılırım, kimse de umurumda olmaz. Kaldı ki ne sesim güzel ne de dansım 😊 Ama maalesef her konuda her zaman yıkamıyorum o tabuları. Baskı içimize işlemiş. Yine de olabildiğim kadar özgür olmaya çalışıyorum; istediğimi yapamadıktan, mutlu olamadıktan sonra yaşam bir anlam ifade etmiyor. Fotosentez yap daha iyi.
Son olarak; kaybedilen hazlar yaşadığımız matrikste sınır insanlarının gözünde yapay bir değer kazandırır. O da en iyi ihtimal. Yoksa kişiye ve ruhuna bişey katmaz. Hiç bir sınır insana değer katmaz.
0
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Herşey hazcılık değil. acıya dayanamayanın Hayat'la ilişkisi yoktur. Herkes mutluluk Peşinde ama hiç kimse kendini yaşatanın çektiği Acılar oldugunu Bilmiyor
En İyi Cevaplar