İnsanlardan Dolayı Yaşadıklarım

Biraz uzun ama okumanızı isterim.



Çocukluğumdan beri hep bir mücadele ve uğraş içerisindeyim. Kendim olabilme, nerwdeyse tüm hayatım boyunca bunun için uğraştım. Çocukluğumu bunu öğrenmeye çalışarak geçirdim. Çünkü yaşıtlarımdan bazıları hep baş olurdu. Onun sözü dinlenirdi, onun peşinden gidilir, olayları o başlatırdı. Ben öyle biri değildim.


O kişiler gibi lider ruhlu değildim, ya da onların peşinden giden diğer kişiler gibi ise hiç değilim.


Herkes onların arkalarından ben gitmiyordum, çünkü kendimi kötü hissediyordum kendime saygısızlık. Daha bunu 6 yaşındayken hissediyordum, evet bazen ben de gittim o kisileri takip ettim, ama ne oldu herzaman o kişilerin lider diye bilinenlerin gölgesinde kaldım. Kendimi ilk kez mantığımı kullanmam gerektiğini o yaştayken öğrendim bunun bana hep zarar getireceğini ve hiçbir zaman değişmeyeceğini biliyordum. Bu hayatımın ilk en büyük sorusuydu.


Zaman ilerlemeye başlamıştı ki ve ben okula başlamıştım, okulu çok seviyordum. Ve ilk gün hiç ağlamamıştım dersleri çok seviyordum. Ama ben hâlâ liderlik sorusunu çözememiştim, ve bunun üzerine üstünlük sorusu eklenmişti.


Hayatım boyunca hiç kavga edememiştim, fiziksel güç kullanmayı sevmiyordum, istemiyordum ama zaten kullanamıyordum.


Okulda birçok kez bu sorunla karşılaştım ama hiçbir zaman kendimi koruyamadım. Sürekli kaybetmekten diğer kişilerin gözünde de dipteydim. Sonraları artık fiziksel güç dışında benimle uğraşmalar başlamıştı. Bu sefer ben de fiziksel kullanacaktım ama önüme çıkan aile ve okul engeli bunu yapmama izin vermemisti. Çünkü eger ben yapsaydım disipline gidecektim ama bana hep yapıldı ve hakkım savunulmadı bile.


İlerleyen zamanlarda ise bu her alana taşındı artık sadece okul sorunum yoktu. Sosyal alanım hiç yoktu, sadece akraba olarak bilinen kişiler ile iletişimim vardı. Ama benden uysal başlı biri olmam isteniyordu ancak bunu yaptığımda ise istediklerini aldıktan sonra ben bir hiç yerine koyuluyordum. Okulda ise 6. Sınıfta sadece sosyal olabilmek için sınıfın diğer erkeklerine uyup derslerimi en son plana atmıştım ve en kötü ve daha da zarara uğradığı yıllarımdan biri olmuştu.


7. Sınıfa geldiğimde ise bu sefer tam tersini yapmaya başladım derslerime önem vermeye başladım öğretmenlerin gözünde olan kızlardan yardım aldım ve evet öğretmenlerimin yarısından çoğu beni seviyordu. Derslerim de sonunda düzelmeye başlamıştı, öğretmenler tarafından iyi ve çalışkan olarak bilinmek beni mutlu ediyordu ve gerçekten de öyle oluyordum. 8. Sınıf ise umutla geçirdiğim bir yıldı, sadece önümde TEOG engeli vardı ve sonra buradan kurtulacaktım.


Bu yılda ise tüm öğretmenlerim ile aram iyiydi, yeni gelen öğretmenlerim olmuştu ve bir kaç öğretmenim dışında tüm öğretmenlerim kadındı bir öğretmenimle çok iyi anlaşıyordum. En önde oturduğum için derse fen öğretmeni nereden kaldığımızı bana soruyordu ve bu beni daha da derslere yaklastirdi hayatımda hiç sevmediğim türkçe dersini bir diğer yeni gelen öğretmenim sayesinde sevmeye başlamıştım. Fen öğretmenimi gerçekten çok seviyordum, onun da beni sevdiğini biliyordum çünkü bunu dile getiriyordu. En sevdiğim ders olmuştu artık ve diğer derslerim de iyiydi öğretmenlerim benim için çok iyi şeyler söylüyordu ve bu beni gerçekten çok mutlu ediyordu. Resim öğretmenim ise benim diğerlerinden farklı olduğumu söylüyordu, sınıfta herkes gruplaştığında ben tek kalıyordum bu herkes tarafından fark ediliyordu. Ama resim öğretmenim bana onların arasından sıyrıldığımı dile getiriyordu. Kasım ayında başlayan sorunlarım yüzünden sürekli rehberliğe gidiyordum, bu mayısa kadar sürdü. İki ders dışında tüm derslerim iyiydi.


2. Döneme geçtiğimde ise Şubat ayında herşeyim kötü gitmeye başlamıştı, en sevdiğim iki dersten hiç hoşlanmaz oldum o öğretmenlerim de düşüş yaşadığımı biliyordu. Ama hiçbiri nedenlerini bilmiyordu belki ben o öğretmenimi yakın ve samimi hissetmiştim ama o ise bana o zaman görmezden gelerek cevap vermişti. Ben ise o yıl içindeki en kötü günümü hissetmişti. Sonra ise kötü bir hastalık geçirmiştim ve birçok kişi düşüşlerimi buna bağlamıştı ama nedeni bu değildi bu bana psikolojinin hayattaki herşeyi ne denli etkilediğini göstermişti.



Evet hâlâ yaşıtlarımdan hiç arkadaşım yoktu ama bir kaç öğretmenimden ve sevdiğim derslerden dolayı okula gidiyordum yoksa okula gitmek bile istemiyordum. Zaten bu zamana kadar beni sevdiğim şeylerden soğutan herşeyden uzaklaşmamı sağlayan tek şey insanlar. Ve bu süre zarfında rehberliğe gitmeye devam ediyordum. Hâlâ bir süre problemim vardı. Okulun sonuna 2. Dönemin ortalarındaydık ve ben o sıralar her zaman her yerde kötü haldeydim.


Bir öğretmenim ile iyi anlaşmaya başlamıştım, ve o öğretmenim beni tekrar canlandıran kişi olmuştu. Beni sevdiğine emin olduğum tek öğretmenimdi ama aynı sorunu onunla da yaşamaktan korkuyordum. Ortaokulun sonuna yaklaşıyordum ki beklediğim gibi sonuçlar daha olumsuzdu ama yine de 8. Sınıfı iyi bitirmiştim tüm derslerim iyiydi.


Liseye geçtiğimde ise artık burada eski tanıdığım kimse yoktu, sorun yaşayacağım kimse yoktu. Ve ilk haftalar iyi geçmişti ama sonrasında çekilmez hale gelmeye başladı. O 6 yaşındayken çözmeye çalıştığım soru burda da karşıma çıkmıştı ve benim bu sorunu çözebilecek hiçbir şeyim yoktu. biraz daha sosyalleşmek için dersleri fazlasıyla aksattım ve sonrasında ne oldu benim için geri de kalan bozuk dersler oldu onlar ise beni ortada kırık birşekilde bıraktıklar ve hayatlarına devam ettiler.


Bense insanlara daha uzak kaldım her duyguyu yaşıyordum onlara öfke duyuyor, nefret ediyordum, onlar yüzünden mutsuz oluyordum. Ama sonunda mutysuzluk tarafında kalıyordum bu yüzden bir çok şey inceledim bir çok kez kişisel gelişim kitapları okudum. Birçok şey öğrendim ama ne yazık ki hiçbirini uygulayamadım ya da uyguladıysamda engel oldular. Sadece çabalamakla, dibe batıp tekrar yüzeye çıkmak ile uğraştım. Hayatım boyunca hayatımı bu denli olumsuz etkileyen insanlardan kurtulmak için elimden gelen herşeyi yaptım.


Ne kadar uzun olsa da yaşadıklarımı en kısa şekilde yazmaya çalıştım okuyup değer veren herkese teşekkür ederim...

İnsanlardan Dolayı Yaşadıklarım
Cevapla