Çok kesin bir başlık değil mi? Evet, ben de yazarken acaba çok kesin mi konuşuyorum diye sordum kendime ve ardından "Evet" diye cevapladım, çünkü ne anlattığımdan eminim.

Herkes mutluluğu bir yerlerde veya bir şeylerde bulmaya çalışır ve hepsinin sonu kesin bir hazin son ile biter, mutluluk arayışı yine olumsuz bir şekilde sonuçlanmıştır.
Belki de bazı şeylere bilimsel olarak bakmanızın zamanı çoktan gelmiştir, değil mi? Genelde mutluluğu hep "soyut" bir kavram olarak etiketleriz ve kutsal bir mesele olarak görürüz, oysa ki gerçek bundan çok daha farklı bir şekilde işler, öncelikle bunun farkında olmalısınız.

Şu an bu yazıyı okumanızı sağlayan organınızda yani beyninizde dopamin reseptörleri denen reseptörler bulunur.
Dopaminin ne olduğunu açıklayalım, dopamin vücudunuzda bulunan bir hormondur ve vücutta salgılanması durumunda kişide enerjiklik ve bolca mutluluk durumlarını yaratır, bu yüzden ona bir nevi mutluluk hormonu da diyebiliriz.
Bu hormonun aktif olduğu zamanlar genelde sizin sevdiğiniz bir işi yaptığınız zamanlardır. Mesela sigara içerken, çikolata yerken, yemek yerken vb. durumlarda bu hormon aktivite halinde olur. Bu yüzden çikolata yiyince mutlu oluruz, stresteki insanlar yine bu yüzden sürekli yemek yerler çünkü bu sayede stres durumlarını az da olsa dopamin hormonuyla yok edebilirler.

Ve beynimizde bulunan reseptörleri ise dopamin ve bizim aramızdaki köprüler gibi düşünebilirsiniz. Mesela, siz sigara içerek mutlu oluyorsanız yani dopamin salgılıyorsanız bu beyninizdeki "Sigara" reseptörleri aracılığıyla gerçekleşir.
Siz sigarayı sevdiğiniz için beyninizde sigaraya dair dopamin reseptörleri oluşur ve siz ne zaman sigara içseniz bu reseptör köprüleri aracılığıyla vücudunuzda dopamin salgılanmaya başlar.

Şimdi, eğer hayatınızdan mutlu değilseniz kesin bir reseptör yokluğu çekiyorsunuz ya da reseptörlerinizi gerçekten boş şeylere harcıyorsunuz demektir. Bu yüzden, ilk göreviniz, hayatınızda size boşluk yaratan şeyleri bırakmaktır. İşte! Bu iş aslında bu kadar basit.
Öyle 100-200 sayfalık saçma sapan kişisel gelişim kitaplarına ihtiyacınız yok çünkü emin olun o yazarlar da ne anlattıklarını zerre bilmiyorlar. Mesela pornografiyi ele alalım, eğer pornografiyi seviyorsanız beyninizde buna dair bir reseptör bulunuyor demektir. Bu yüzden kesin bir karar alıp pornografiden vazgeçmelisiniz, neden mi? Şöyle ki, eğer pornografiyi bırakırsanız beyniniz artık pornografi izleyemediği için önceden pornografiden aldığı dopamini de artık salgılayamıyor fakat beynin dopamine ihtiyacı var, bu yüzden beyniniz de mutluluğu başka şeylerde aramaya başlıyor.
İşte, sizin burada yapmanız gereken şey hayatınızda isteyip de yapamadığınız şeylere odaklanmaktır. Eğer bunları yapmaya başlarsanız beyniniz pornografinin yokluğundan oluşan bu boşluğu hobiyle dolduracaktır ve hayatınızdan, yaptıklarınızdan daha fazla zevk almaya başlayacaksınız.

Reseptörleri sevdiğiniz bir hobiye yönlendirmeseniz bile yalnızca gerçekten boş olan aktiviteleri (sigara, alkol, çok yemek yemek, pornografi vb.) bırakarak bile beyninize yeni mutluluk yolları açmış olabilirsiniz ve hayatı çok ama çok farklı bir şekilde algılamaya başlayabilirsiniz ve işte bunun ismi MUTLULUK'tur.
O halde, haydi! Mutlu olmak sizin de hakkınız :)

-ÖlüFilozof
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Çok güzel bir yazı olmuş emeğine verdiğin değerli bilgilere sağlık :)
Teşekkürler :)
Rica ederim :)
Faydalı olmuş teşekkürler.
keyifle okudum :)