Akıllı ve zeki insanların yapmaması gerekenler
Bu benim ilk bencem, umarım beğenir ve bir yorum bırakmaktan çekinmezsiniz.
Hepimiz kendimize göre zeki ve akıllı insanlarızdır, ancak buna rağmen bizim bile yaptığımız ufak ama önemli hatalar vardır. Bunları aşağıda sıraladım umarım beğenirsiniz.
1. Akıl ve zekayı karıştırmayın.

Hepimizin yaptığı büyük hatalardan bir tanesi bu aslında. Zeka ve akıl aynı şey değildir. Zeka IQ seviyenize bağlıdır, akıl ise bu IQ'nun ne kadarını kullandığınıza.
Örneğin IQ seviyesi 130 olan bir insan zeki olabilir ancak sadece 110 IQ kullanabiliyorsa, IQ seviyesi 110 olan ve 110 IQ seviyesi kullanabilen bir insana göre akıllı değildir.
Zira o insan tam kapasite çalışmaktadır. Ancak zeki olan şahıs IQ'sunun tamamını kullanamadığı için verdiği kararlar her zaman sağlıklı olmaz.
2. Kendinizi olduğunuzdan daha akıllı sanmayın.

Yine yaptığımız en büyük hatalardan birisidir. Bilmediğiniz konular hakkında yorum yapmayın. Bir konu hakkında araştırma yaparsınız ve konunun bir kısmını anlayamaz veya algılayamazsınız.
Bunun sonucunda bildiğiniz ve öğrendiğiniz kısım size konunun tamamı buymuş gibi gelmeye başlar ve yanlış kararlar vermenize sebep olur. Boş konuşursunuz. Kapasitemizi olduğundan daha yüksek görmemiz egomuzu etkiler, ve yapacağınız ufak bir hata ile bu ego yerle bir olur.
Bu da sizin kendinizi küçük görmenize, ''eskiden böyle değildim ben'' diyerek depresyona girmenize sebep olabilir. Ama aslında değişen bir şey yoktur, sadece egonuzdan kurtulmuşsunuzdur.
3. Ve en önemlisi, mantık ve duyguların savaşında savaş değiştirmeyin. Bir taraf tutun.

Bu güne kadar aklıyla hareket etmiş birisiyseniz en yakın dostunuz beyninizdir demektir. Ama aşık olunca işler değişir. Beyniniz size ''bırak gitsin, onsuzda yolumuza devam ederiz. Sevmiyordur o seni zaten, şu aşağıda ki avanağa uyma dostuna güven'' der.
Kalbiniz ise ''bir kez olsun beni dinle, her şey çok daha iyi olacak.'' der. Kalbiniz, kendisini düşünür. Beyniniz ise dostluğunuzu. Bu güne kadar beynine güvenmiş birisi yine dostundan tarafa olur. Ancak ölüm döşeğinde yatan sevimli kalbinin acı çığlıklarını geceleri duymaya başladığında artık bu acıya dayanamaz ve taraf değiştirir.
Kalbiniz umutla gülmeye başlar, beyniniz ise sizi hala uyarmaktadır. Ancak siz herşeyin dahada iyi olacağını söyleyerek dostunuzla iddiaya girersiniz. İnsan çok önceden beyinde karar verdiği için karşısındakinin sevgisi biteli çok olmuştur ve ret edilir. Beyniniz ona yaptığınız ihaneti unutamaz ve haklı olduğunu ''kanıtlamış'' bir şekilde sizi terk eder.
Artık kararlarınız mantıklı değildir. Umutla gülen kalbiniz ise parçalanmıştır, ve sizi çok geç kalmakla, onu dinlememekle suçlar. O da sizi terk eder.

Ortada ne sevgisi, ne vicdanı, nede aklı olan bomboş, depresyonda bir insan kalmıştır. Aylar sonra kalbiniz ve beyniniz bir olup geri dönerler. Ancak insanlığından eser kalmamış, yalnız ve hissiz, sadece acıyı ve hüznü hisseden vicdanı olmayan birisi kalır. Artık insan olduğunu hissedemeyen birisi.
Bu yüzden yüyıllardır beyin ve kalp arasında yapılan savaşta bir taraf seçin. Çünkü bu ikisini birleştirebilmek için arada duran insanın çekilmesi gerekmektedir.
Ama şunu unutmayın eğer mantıklı ve sizi koruyan bir dostluk istiyorsanız aklınızı, rüyalar içinde mutlu ama sürekli kırılacağınız bir aşk içinse kalbinizi seçin

Bu benim ilk bencemdi umarım beğenmişsinizdir görüşlerinizi belirtmeyi unutmayın lütfen.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar